Bunları da Okuyun

    Ağaçlar Şiiri – Cahit Zarifoğlu

    29 Aralık 2021

    Divan-kebir’den Seçme Rubailer 5 Şiiri – Mevlana Celaleddin Rumi

    28 Aralık 2021

    Anahtar Şiiri – Yusuf Ziya Ortaç

    29 Aralık 2021

    Neler Yaptık Nasıl Geldik Bugüne Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Açık Açık Çağırır Aşkını Şiiri – Cahit Zarifoğlu

    29 Aralık 2021

    Kıt’alar-rubâiler 47 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Günün İçindeki Şiiri – Müştak Erenus

    29 Aralık 2021

    İyimserlik… Şiiri – Nazım Hikmet Ran

    20 Mart 2022

    Yerde İnsan Gökte Melek Yoğuken Şiiri – Kul Himmet

    29 Aralık 2021

    Kainatın Ulu İmparatoru Şiiri – Cemal Safi

    19 Ağustos 2025
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Cumhuriyet Dönemi»Cemil Meriç»Mağaradakiler Şiiri – Cemil Meriç

    Mağaradakiler Şiiri – Cemil Meriç

    Cemil Meriç- Cemil Meriç
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına açık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil. Yalnız karşılarının görüyorlar, ışık arkalarından geliyor. Uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Göz bağıcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin, üzerlerinde kuklalarını sergilerler, öyle bir duvar işte… Ve insanlar düşün, ellerinde eşyalar: Tahtadan, taştan insan veya hayvan heykelcikleri, boy boy, biçim biçim. İnsanlar duvar boyunca yürümektedirler, kimi konuşarak, kimi susarak. Garib bir tablo diyeceksin, hele esirler daha da garib, doğru. Ömür boyu başlarını çeviremeyecek; kendilerini de, arkadaşlarını da, arkalarından geçen nesneleri de duvara vuran gölgelerinden izleyecekler. Şimdi de mağaranın yankılandığını düşün. Dışarıdan biri konuştu mu, esirler gölgelerin konuştuğunu sanır, öyle değil mi? Kısaca, onlar için tek gerçek var: Gölgeler.

    Tutalım ki zincirlerini çözdük esirlerin, onları vehimlerinden kurtardık. Ne olurdu dersin, anlatayım. Ayağa kalkmağa, başını çevirmeğe, yürümeğe ve ışığa bakmağa zorlanan esir, bunları yaparken acı duyardı. Gözleri kamaşır, gölgelerini görmeğe alıştığı cisimleri tanıyamazdı. Biri, ona: «Ömür boyu gördüklerin hayâldi. Şimdi gerçekle karşı karşıyasın» diyecek olsa, sonra da eşyaları bir bir gösterse, «bunlar nedir» diye sorsa, şaşırıp kalır; mağarada gördüklerini, şimdi gösterilenlerden çok daha gerçek sanırdı.

    Bir de düşün ki tutsağı mağaradan çıkarıp dik bir patikadan güneşin aydınlattığı bölgelere sürükledik. Bağırdı, yanıp yakıldı, öfkelendi… Kulak asmadık. Gün ışığına yaklaştıkça gözleri daha çok kamaştı. Hiç birini seçemez oldu gerçek nesnelerin. Sonra, yavaş yavaş alıştı aydınlığa. Önce gölgeleri fark etti, arkasından insanların ve cisimlerin suya vuran akislerini. Akşam olunca göğe çevirdi bakışlarını, ayı gördü, yıldızları gördü. Zamanla güneşin sulardaki aksine bakabildi. Nihâyet gökteki güneşe çevirdi gözlerini. Ve düşünmeğe başladı. Ona öyle geldi ki mevsimleri de, yılları da güneş yaratıyor, görünen dünyanın yöneticisi o. Esirlerin mağarada gördükleri ne varsa onun eseri. Ve eski günlerini hatırladı. Ne kadar yanlış anlamışlardı bilgeliği. Mutluydu şimdi, mağarada kalan arkadaşlarına acıyordu. Eski hayâtına, eski vehimlerine dönmemek için her çileye katlanabilirdi.

    Adamın mağaraya döndüğünü tasavvur et. Karanlığa kolay kolay alışabilir mi? Dostlarına hakikati söylese dinlerler mi onu? Ağzını açar açmaz alay ederler: «Sert dışarıda gözlerini kaybetmişsin, arkadaş. Saçmalıyorsun. Biz yerimizden çok memnunuz. Bizi dışarı çıkmağa zorlayacakların vay hâline.»

    İşte böyle aziz dostum. Sana anlattığım hikâye kendi hâlimizin tasviridir. Yer altındaki mağara: Görünürler dünyası. Yücelere çıkan tutsak, meseller (idea’lar) âlemine yükselen ruh.

    Eflâtun, Devlet

    Cemil Meriç şiirleri Mağaradakiler Şiiri - Cemil Meriç Mağaradakiler Şiiri - Cemil Meriç şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yağmurdan Sonra Aşk Şiiri – Cemil Meriç

    Şiiri Uçan Çocuk Şiiri – Cemil Meriç

    Şiir Gönlün Dili Şiiri – Cemil Meriç

    İnsanlar Sana Fetva Verse De Sen Yine Kendi Kalbine Bir Danış. Şiiri – Cemil Meriç

    Hüzünlü Gurbet Şiiri – Cemil Meriç

    Çocuk Olamadım Hayatımda İhtiyar Doğdum Şiiri – Cemil Meriç

    Bunları da Okuyun

    İlhami Çiçek Şiiri – Arif Ay

    29 Aralık 2021

    Müsveddeler Şiiri – Didem Madak

    29 Aralık 2021

    Sen Pişmanlığı Bilmezsin Şiiri – Yavuz Bülent Bakiler

    29 Aralık 2021

    Akşam Kuşatması Şiiri – Afşar Timuçin

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Turgut Uyar

    Acının Tarihi Şiiri – Turgut Uyar

    Turgut Uyar

    kalın ve karanlık bir çatı merdiveni gibi giderilmez eksikliğini tanırım onun suyun bardakta duruşu gibi…

    Görürüm Seni Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Sabahtan Uğradım Turnaya Kaza Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    İmam Hüseyin 1 Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Acılar İnsanlar İçin Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Cenup Şiiri – Baki Süha Ediboğlu

    29 Aralık 2021

    İkinci Dünya Harbinden Portreler 4 Şiiri – Arif Damar

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Agah şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.