Bunları da Okuyun

    Piyanolu Ases Şiiri – Salah Birsel

    29 Aralık 2021

    Bir Talip De Kalkıp Pîre Varmazsa Şiiri – Kul Himmet

    29 Aralık 2021

    Yar Şiiri – Aşık Sefai

    29 Aralık 2021

    Acaba? Şiiri – Yılmaz Erdoğan

    28 Aralık 2021

    İnat Şiiri – Nevzat Çelik

    29 Aralık 2021

    Usta İşi Şiiri – Ece Ayhan

    29 Aralık 2021

    Pazarı Aşk İçre Huri Güzeller Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Gençliğe Hitabe Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Küçüksün Güzel Etme Bu Nazı Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Sanat Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Can Dündar»40 Yaş Erkeği Şiiri – Can Dündar

    40 Yaş Erkeği Şiiri – Can Dündar

    Can Dündar- Can Dündar
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kendimi ayırt etmeden söyleyeceğim; Bazen erkek soyu midemi bulandırıyor. “Kadın kokusu”, taze ete susamış bir sırtlana dönüştürüyor bizi… Gözümüzü kör ediyor; başımızı döndürüyor. Amerikan başkanından hocasına, kör cahilinden okumuşuna, kılıbığından “Taşfırın”ına kadar böyle bu…

    Hele 40’ımızı geçmişsek… Hele cüzdanımızı şişirmişsek… Ve hele 40 yılı “boşa” geçirmişsek…

    * * *

    Sokağın çağrısını 40’larında işiten erkeğin “kaybolan yıllar” ağıtına, “televole” özentisi bir aşermenin ağız şapırtısı eşlik ediyor. Evet, “alem gezip eğleniyor”. Sokakta onun karizmasına teslim olmaya hazır “çıtırlar” fink atıyor. O ise pijaması içinde “evi bekliyor”. Oysa -40’lıkların yaman teşhisiyle- “Hayat hızla geçiyor” ve “Böyle mi öleceğiz? ” sorusu beyni deşiyor. Bu panik, yaşanmamış yılların hıncıyla sokağa döküyor 40 yaş erkeğini…

    Altta kırmızı arabalar, belde zar zor giyilmiş kotlar, dilde demode iltifatlar, cepte karaborsa Viagra’larla… Hâlâ beğeniliyor olmanın vehmi, hala yapabiliyor olmanın hazzına karışıyor. Tatmin edilen ego şiştikçe şişiyor. Nefis uyanınca göz, ne iş ne ev görüyor. Bitap evliliklerin tozunu, sevgisiz ilişkiler alıyor. Her dişlenen “taze et”, yenileri davet ediyor. Ev zulaları, günahların çetelesini tutuyor. İhanet kol geziyor.

    * * *

    Kim bilir kaç erkek, gömlekteki bir ruj izi, cepte unutulmuş bir mektup ya da ansızın gelen bir telefon mesajı yüzünden kan ter içinde hesap verdi, çocukça boyun eğdi, beceriksizce yalan söyledi, öfkeyle terk etti, terk edildi bugünlerde…

    Kaçı, pişman gözler, yalvaran sözlerle geri döndü eşine, döndürdü eşini…
    Kaçı, ertesi gün unuttu, “ebediyen” verdiği sözleri…
    Kaçı, haber verenleri suçladı, yakalandığında…
    Kaçı, yakalanana “enayi” dedi, haberi duyduğunda…
    Ve kaç “kutsal kadın”, aile denilen kumdan kalenin sınırboylarını bekledi, kızarak, ağlayarak, utanarak, yine de diş bilediği kale reisini savunarak; …ve göz yumarak… bazen sevgiden, çoğu kez çaresizlikten…
    …aynı saatlerde erkek, bir kahvede, becerdiklerini anlatırken…

    * * *

    Yanlış anlaşılmasın. Garipsediğim, 40 yaş erkeğinin kadını sevmesi değil; sevmemesi… Ve şaşırtıcı olan, ihanet etmesi değil; ihanet ettiği hayatı aynen sürdürmesi… Yaşadığının bedelini ödemeye cesaret edememesi… Harcına yalan kattığı kaleyi terk edememesi… “Ben de karımın kaçamağını, ondan beklediğim tevekkülle karşılayabilirim” diyememesi…

    Hep kendine yontarak diktiği ikiyüzlü bir ahlak totemine her daim secde etmesi… Ne ihanet ettiği, ne ihaneti paylaştığı kadına karşı dürüst olabilmesi… 40’ında hala para karşılığı çiftleşmeyi, geceden kalma pudra izini banyoda gizlice çitilemeyi, cep telefonunu her an patlayabilecek bir el bombası gibi gizlemeyi kendine
    yedirebilmesi…

    * * *

    Kabul edelim: Evlilik bitti!

    Çağ yorgunu aile, ancak başka kadınların (ya da erkeklerin) kolunda yürüyebiliyor. Yalan, bir mecburiyetler rejimi sayılan evliliğin temellerini oyuyor. Ve herkes her şeyi bilerek, gönülsüzce boyun eğerek bu oyunu oynuyor. Çare, eşlerin birbirinin hayatını yaşamaktan vazgeçip her hayatı, sahibinin nefsine, iradesine, vicdanına, insafına terk etmesidir. Sevgi varsa, aile ilelebet sürecektir. Yoksa, böyle sürdürmek rezilliktir.

    Yalansız yaşamayı özlemediniz mi?

    40 Yaş Erkeği Şiiri - Can Dündar 40 Yaş Erkeği Şiiri - Can Dündar şiiri Can Dündar şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Biz Ne Yapıyoruz? Şiiri – Can Dündar

    Bir Yazı Nedir Ki Aslında.. Şiiri – Can Dündar

    Bir Bilebilsek… Şiiri – Can Dündar

    Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın… Şiiri – Can Dündar

    Bahar Ve Ayrılık… Şiiri – Can Dündar

    Bahar Getirdim Sana… Şiiri – Can Dündar

    Bunları da Okuyun

    Birdenbire Sabah Şiiri – Adnan Azar

    29 Aralık 2021

    Bekle Beni Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021

    Karanlıkta Erimek Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Dert Saltanatı Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Can Yücel

    Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim Şiiri – Can Yücel

    Can Yücel

    Hayatta ben en çok babamı sevdim Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk Çarpık bacaklarıyla -ha…

    Aşk Ve Gurur Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    İki Koçak Bir Meydana Koşanda Şiiri – Köroğlu

    29 Aralık 2021

    Cerid’in Göçü Üğründü Geldi Şiiri – Dadaloğlu

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Kime Kim İrer-ise Fazl-ı Hazret-i Ceberût Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021

    Benim Ömrüm Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    29 Aralık 2021

    Meziyetim Var Benim Şiiri – Cemal Safi

    19 Ağustos 2025
    Etiketler
    Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Karacaoğlan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Agah şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.