Bunları da Okuyun

    Kurusa Fidanım Güllerim Solsa Şiiri – Neşet Ertaş

    29 Aralık 2021

    Kış Yorumu Şiiri – Cahit Külebi

    29 Aralık 2021

    Ne Zaman (Kışı Bitmez) Şiiri – Muhlis Akarsu

    29 Aralık 2021

    Ferhat’ın Kazması Düşmez Elinden Şiiri – Arif Damar

    29 Aralık 2021

    Biten Yaza Şarkı Şiiri – Sait Maden

    29 Aralık 2021

    İnanmıyorlar Bana Şiiri – Louis Aragon

    29 Aralık 2021

    Doğum İlanı Şiiri – Hans Magnus Enzensberger

    29 Aralık 2021

    Halk Oğul, Sanat Oğul Şiiri – Ali Yüce

    29 Aralık 2021

    Elinden Dad İle Feryat Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Taşlama 2 Şiiri – Aşık Veysel Şatıroğlu

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Necdet Evliyagil»İç Erenköy Şiiri – Necdet Evliyagil

    İç Erenköy Şiiri – Necdet Evliyagil

    Necdet Evliyagil- Necdet Evliyagil
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yaprak dökümü,
    İçerenköy’de
    Seninle güzel,
    Eylül’lerde – Ekim’lerde
    Yaprağın ölümü,
    Ve yaşantımızdaki düğümü,
    Gezinir tüm anılarımda
    El – el..

    Yaprak
    Dalında yeşilken,
    Ve üstelik
    Bir de İçerenköy’deyken,
    Sihirlidir – bizimdir;
    Yeşil gözlerin içinde
    Ve derinliğinde
    Rengini tazelerken,
    Mutlulukların,
    Bir ömre adanmanın
    En derinini
    En bitmeyenini verir;
    Verir de
    Sonbaharları sevindirir..

    Yaprak
    Dalında sararırken güzün,
    Etrafa yayılırken
    Tatlı bir hüzün,
    Çınar’ın dev gölgesinde,
    Toprağa karışır
    Hışır – hışır..
    Üşümesin diye rüzgârı
    Kucaklar kollariyle,
    Sarar sımsıkı,
    Ve beraberine alarak,
    Uzaklara
    Çok uzaklara götürür,
    Ağlıyarak – yalınayak..

    O artık
    Tabanlarımızın altında
    Ezilerek – büzülerek;
    Yalnızlığa uzanan
    Rüzgârlı yollarda
    İnleyen bir ses,
    Hışırtılı – hıçkırıklı
    Bir nefes gibi;
    Sekerek koşmaktadır.
    Bir sihirli tablonun arkasında,
    Derinliğine kaybolmaktadır..

    İçerenköy’de,
    Kuru çınar yapraklarına,
    Değmediyse ayaklarınız
    Doyasıya – kıyasıya
    Bir def’a ömrünüzde,
    Aşkın ne olduğunu
    Anlamazsınız – anlatamazsınız;
    Günahkârsanız bile
    Cennet’ten kovulmazsınız,
    Cehennem’e atılmazsınız..

    İstanbul’da
    Sonbahar’da,
    İçerenköy’e çıkan
    Çakıllı, kumlu bütün yollarda,
    Eski anılar dolaşırlar,
    El – ele,
    Kol – kola..
    Tıpkı yapraklar gibi
    Yaşayan – solan,
    Zamanı gelince de
    Dalında kopan.
    Ve sonunda kaybolan anılar
    Rüzgârın uğultusuyle
    Yeniden canlanırlar,
    Ayaklanırlar;
    Yaprakların hışırtısiyle,
    Rüzgârın
    Nefesi kesen musikisiyle
    Sarmaş – dolaş olurlar,
    Arkalarına bile bakmadan
    Alabildiğine koşarlar,
    Sonbahar sevgisiyle
    Yol boyu fısıltiyle,
    Yalnız ve yalnız
    Aşkı konuşurlar..

    Bu uğultulu ses,
    Ürkek adımlarla da
    Uzaklaştığında;
    Ve tamamen kaybolduğunda,
    İçerenköy
    Yitirir artık eski sihrini,
    Şirinliğini..
    Yerler yapraktan arındığında,
    Toprak özgürlüğüne kavuştuğunda,
    Yeni bir mevsim başlar
    Dalların doruğunda..

    Kuruyan yapraklar,
    Ve bu yaprakların
    Üzerindeki çiğnenmiş anılar,
    Sevinç gözyaşlarının tutamıyarak,
    Unutulmuş
    Burkulmuş adımlara doğru koşarlar,
    Beraberce karışırlar, rüzgâra
    Yağmur olup
    İçerenköy’e boşalırlar,
    Artık ikisi de
    Mes’utturlar…

    Gerilerde
    Çok gerilerde,
    Gözleri nemli
    Kalbi kederli,
    Bir doyumsuz
    Sonbahar bırakırlar.

    İç Erenköy Şiiri - Necdet Evliyagil İç Erenköy Şiiri - Necdet Evliyagil şiiri Necdet Evliyagil şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    2000 Yılı’nın Şiiri Ve İstanbul Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yanılgı Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yalnız Ve Yalnız Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yalnızlık Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yalnızlığa Övgü Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yağmurun Düşündürdüğü Şiiri – Necdet Evliyagil

    Bunları da Okuyun

    Söz Yokken Buralar Mandalina Mezarlıktı Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Anısı Biz Olalım Bu Sokakların Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021

    Akşamın Kurgusu Şiiri – Afşar Timuçin

    29 Aralık 2021

    Kanat Terzisi Şiiri – Akgün Akova

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Attila İlhan

    Waldorf Astoria Şiiri – Attila İlhan

    Attila İlhan

    kadınsa kadın doktor spiedell dudakları kalın buğulu üstüne yoktur linda’nın doktor spiedell benim linda’nın (bir…

    Ölmek Gibi Sevmek! Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Uy Kirpi Kız Kirpi Şiiri – Enver Gökçe

    29 Aralık 2021

    Tevekkül Babına Eyle İntisab Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Ey Çok Kitap Okuyan Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Genç Kızın Yakınışı Şiiri – Friedrich Schiller

    29 Aralık 2021

    Darwin Üzre Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Etiketler
    Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ruhsati şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Agah şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.