Bunları da Okuyun

    Âgâz-ı Gazeliyyât 228 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021

    Naz Şiiri – Faruk Nafiz Çamlıbel

    29 Aralık 2021

    Gözlerin Gök-Yüzünde Bir Dolunay Şiiri – Yılmaz Odabaşı

    28 Aralık 2021

    Adı Kayıp Şiiri – Adnan Yücel

    29 Aralık 2021

    Bugün Benim Gamım Vardır Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Şaşırdık Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Haz Şiiri – Halil Cibran

    29 Aralık 2021

    Budur Benim Çabam Şiiri – Rainer Maria Rilke

    29 Aralık 2021

    Arzulayıp Yaylayı Etme Acele Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Âgâz-ı Gazeliyyât 163 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Ülkü Tamer»İstanbul Şiiri – Ülkü Tamer

    İstanbul Şiiri – Ülkü Tamer

    Ülkü Tamer- Ülkü Tamer
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kadın ölür hiç bırakılmadığı kalabalıklardan. Saçlarına gelip gelip kumrular konar ve sevinir ayrıldığına.

    Belki evlenmişti ve yaşamıştı çocukların öldüğü kuytularda, her gece adlarını unuttuğu şehirlerde. Hiç bilmediği dağları aramıştı o zaman, çocukluğunda dinlediği hazineleri.

    Kadın ölür, yeniden saçlarına üşüşür kalabalık; uykusundan iki kişinin başlattığı eski bir karanlığa azalır, ölmekten hiç bıkılmayan çağlar geçer gölgesinden.

    Gölgesinden haydutlar geçer, dönüp onu kuyulardan çıkarır bir tanesi, atların en iyisini ona verir; özlediği sulardan çıkar kadın, ama öteki haydutların çadırlarını görür birden, yorgun atına bakar ve ağlar belki.

    Ve büyür uykusunda İstanbul
    İstanbul

    İstanbul bir denizdir lale gemileriyle taşınan,
    Savaşlara, üzüntüye ve çocuklara taşınan,
    Silahların sandıklara saklandığı evlere,
    Ve insanlara, açıkça yaralanan;
    İstanbul bir sudur akşamların aradığı.

    Kalabalık durmadan büyür, kumlar büyür,
    Uzanır altın aşklar kulesinden kanlara,
    Sevgilerin eridiği kanlara her yapıyla biraz,
    Biraz ağladığı bazı kadınların;
    Her kelime artar nice kelimelere.
    Fenerlerin gerisinde sabahlar ışır
    Bir parça sevişmenin anılarına,
    Uyanır Osman’lardan bir Kara Osman,
    Her yatağı o evlerin, memleketinden
    Birer kıl aba olmuş sırtına karşı,
    Ağarır saçları sırtına karşı, bulanır,
    Oklar bulanır durur içindeki kişiye,
    Biner tramvaya önce ayakları,
    Bilet ister dudakları, elleri alır,
    Kerpiç gölgesinden tanıdığı kadına,
    Parasında Taşlıçay, her sayışta eksilen
    Ama kutlu bir yalnızlıkta anılan.

    Bırakırsa kazmasını, İstanbul bir kova kan.

    İstanbul bir kuyudur geceleri büyüyen;
    Yıllara bırakıp erkeğinin sesini
    İner kadın karanlığa, nerde eski erkeği?
    Yankılanır sular veçığlıkları kadının,
    İner bulamaz, iner ağlar, iner inilder:
    Çelik bıçak kalk!
    İliklerime kan doldu, uyan!
    Azalır fısıltım yalnızlığa…

    Kuzca’daki evi gider, gelmez artık,
    Kuyuya indikçe taşlarda yosun;
    Görünür surları yeniden İstanbul’un,
    Gelir kocası her akşam mezarından,
    Yeni taşlar dikerler çocuklarına.
    Kadın her uykusunda biraz kin bulur.

    Ve şehrin sokakları hep İstanbul’dur.

    İstanbul bir çocuktur minarelerde ölen,
    Herşeye karşı ve hiç durmadan ölen;
    Kalsaydı ninesinin masallarına Çine’de,
    Ne güzel saçlarına o perinin, hazinesine;
    Hiç bilmeseydi annesini, yeni evleri,
    Denizi ve balıkları, ara sıra boğulan,
    Anardı bir kere yalnız, Allah babsını.

    Şimdi yalnız balıklar boğulmuyor İstanbul’da,
    Şimdi çocuklar sıra olmuş giderler denize,
    Ağır ağır boğulurlar, çünkü dalgalar İstanbul’a yakındır,
    Görünür kayboldukları kulelerden, ağlanır anıldıkça,
    Yüreklerden gemiler, kamyonlar, insanlar geçer,
    Çiçek yüklü ölümler taşınır İstanbul’a.

    Ülkü Tamer şiirleri İstanbul Şiiri - Ülkü Tamer İstanbul Şiiri - Ülkü Tamer şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Hançer Şiiri – Ülkü Tamer

    Düello Şiiri – Ülkü Tamer

    Ben Var Ölmek Şiiri – Ülkü Tamer

    Nefes Şiiri – Ülkü Tamer

    Güneş Topla Benim İçin Şiiri – Ülkü Tamer

    Bakış Şiiri – Ülkü Tamer

    Bunları da Okuyun

    Muharrem Babam Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Bebeğe Çağrı Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Vah İkilik! Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Anadolu Beşiğimiz Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Karacaoğlan

    Yazın Evvel Baharında Şiiri – Karacaoğlan

    Karacaoğlan

    Yazın evvel baharında Teferrüçte gör almayı Yel esip yere düşmeden Budağında kır almayıAlmanın budağı ağlar…

    Şair Leyla Sokağı Şiiri – Rüştü Onur

    29 Aralık 2021

    Kimi? Şiiri – Attila İlhan

    28 Aralık 2021

    Zavallılar Arkada Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Giderayak Şiiri – Orhan Veli Kanık

    29 Aralık 2021

    Gözünü Sevdiğim Şiiri – Oğuz Tansel

    29 Aralık 2021

    İçtim Şiiri – Cemal Safi

    19 Ağustos 2025
    Etiketler
    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Ruhsati şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Karacaoğlan şiirleri Agah şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.