Bunları da Okuyun

    Sensiz Şiiri – Ahmet Haşim

    10 Eylül 2025

    Ozan Şiiri – Sunay Akın

    20 Mart 2022

    İlham Perisi Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    Ala Gözlü Benli Dilber 2 Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Mürşidlikten Size Budur Erenler Şiiri – Şah Hatayi

    29 Aralık 2021

    Yumurtasın Kokutmağa Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Hiçliğin Tadı Şiiri – Charles Baudelaire

    29 Aralık 2021

    Arz-ı Hal 2 Şiiri – Turgut Uyar

    29 Aralık 2021

    Tereddüt Ve Şüphe Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021

    Sone 1 Şiiri – William Shakespeare

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Mehmet Akif Ersoy»Şark Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Şark Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Mehmet Akif Ersoy- Mehmet Akif Ersoy
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Musallat, hiç göz açtırmaz da Garb’ın kanlı kâbûsu,
    Asırlar var ki, İslâm’ın muattal, beyni, bâzûsu.
    «Ne gördün, Şark’ı çok gezdin? » diyorlar. Gördüğüm: Yer yer,
    Harâb iller; serilmiş hânümanlar; başsız ümmetler;
    Yıkılmış köprüler; çökmüş kanallar; yolcusuz yollar;
    Buruşmuş çehreler; tersiz alınlar; işlemez kollar;
    Bükülmüş beller; incelmiş boyunlar; kaynamaz kanlar;
    Düşünmez başlar; aldırmaz yürekler; paslı vicdanlar;
    Tegallübler, esâretler; tehakkümler, mezelletler;
    Riyâlar; türlü iğrenç ibtilâlar; türlü illetler;
    Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar; yanmış ormanlar;
    Ekinsiz tarlalar; ot basmış evler; küflü harmanlar;
    Cemâ’atsiz imamlar; kirli yüzler; secdesiz başlar;
    «Gazâ» nâmıyle dindaş öldüren bîçâre dindaşlar;
    Ipıssız âşiyanlar; kimsesiz köyler; çökük damlar;
    Emek mahrûmu günler; fikr-i ferdâ bilmez akşamlar! …..
    Geçerken, ağladım geçtim; dururken, ağladım durdum;
    Duyan yok, ses veren yok, bin perîşan yurda başvurdum.
    Mezarlar, âhiretler, yükselen karşında dûrâdûr;
    Ne topraktan güler bir yüz, ne göklerden güler bir nûr!
    Derinlerden gelir feryâdı yüz binlerce âlâmın;
    Ufuklar bir kızıl çenber, bükük boynunda İslâm’ın!
    Göğüsler hırlayıp durmakta, zincirler daralmakta;
    Bunalmış kalmış üç yüz elli milyon cansa gırtlakta!

    * * *

    İlâhî! Gördüğüm âlem mi insâniyyetin mehdi?
    Bütün umrânı târîhin bu çöllerden mi yükseldi?
    Şu zâirsiz bucaklar mıydı vahdâniyyetin yurdu?
    Bu kumlardan mı, Allâh’ım, nebîler fışkırıp durdu?
    Henüz tek berk-ı îman çakmadan cevvinde dünyânın,
    Bu göklerden mi, yâ Rab, coştu, sağnak sağnak, edyânın?
    Serendib’ler şu sâhiller mi? Cûdî’ler bu dağlar mı?
    Bu iklîmin mi İbrâhîm’e yol gösterdi ecrâmı?
    Harem’ler, Beyt-i Makdis’ler bu topraktan mı yoğruldu?
    Bu vâdîler mi dem tuttukça bîhûş etti Dâvûd’u?
    Hirâ’lar, Tûr-i Sînâ’lar, bu âfâkın mı şehkârı?
    Bu taşlardan mı, yer yer, taştı Rûhullâh’ın esrârı?

    * * *

    Cihânın Garb’ı vahşet-zâr iken, Şark’ında, Karnak’lar,
    Herem’ler, Sedd-i Çin’ler, Tâk-ı Kisrâ’lar, Havernak’lar,
    İrem’ler, Sûr-i Bâbil’ler semâ-peymâ değil miydi?
    O mâzîler, İlâhî, bir yıkık rü’yâ mıdır şimdi?
    Ne yapsın, nâ-ümîd olsun mu Şark’ın intibâhından,
    Perîşan rûhumuz, hâib, dönerken bâr-gâhından?
    Bu haybetten usandık biz, bu hüsrân artık elversin!
    İlâhî! Nerde bir nefhan ki, donmuş hisler ürpersin,
    Serilmiş sîneler kâbûsu artık silkip üstünden,
    «Hayat elbette hakkımdır! » desin, dünyâ «değil! » derken?

    İstanbul, 19 Eylül 1334 (1918)

    Mehmet Akif Ersoy şiirleri Şark Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Şark Şiiri - Mehmet Akif Ersoy şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Geçinme Belası Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Küfe Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Tevhid Yâhud Feryâd Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Merhum İbrahim Bey Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Selmâ Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Bunları da Okuyun

    Yeşil Şiir Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Yemin Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Yüreğinin Vuruşuyla Şiiri – Akif Kurtuluş

    29 Aralık 2021

    Eylül Bakışlım Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Necip Fazıl Kısakürek

    O Kanun Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Necip Fazıl Kısakürek

    O kanun ölümsüzlük nizamının hevengi, O kanun doğru, güzel, iyinin tek mihengi…

    Ezber Şiiri – Ali Ayçil

    29 Aralık 2021

    Çocuktum Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Nafile Şiiri – Cahit Irgat

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Ölümden Sonra Neşelenmek İçin Lied Şiiri – Orhan Veli Kanık

    29 Aralık 2021

    Türkân İçin Şiiri – Oktay Rifat

    29 Aralık 2021

    Müfredât 50 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Agah şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ruhsati şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.