Bunları da Okuyun

    Tövbe Günahıma Estağfurullah Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Kokmuşlar Mezarlığı Şiiri – Hasan Hüseyin Korkmazgil

    29 Aralık 2021

    Ben Üzre Şiiri – Metin Altıok

    29 Aralık 2021

    Sabahtan Bizim Pınara (Gelir) Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Bir Bakışta Şiiri – Ahmet Özer

    29 Aralık 2021

    Şey Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Kör Bir Maraş Bıçağı Şiiri – Bejan Matur

    29 Aralık 2021

    Olursan Şiiri – Sefil Selimi

    29 Aralık 2021

    Susmak Şiiri – Erdem Bayazıt

    29 Aralık 2021

    Dirvâs Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Yabancı Şairler»Bertolt Brecht»Empedokles’ İn Pabucu Şiiri – Bertolt Brecht

    Empedokles’ İn Pabucu Şiiri – Bertolt Brecht

    Bertolt Brecht- Bertolt Brecht
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1.
    Agrigentum’lu Empedokles,
    ihtiyarlık hastalıkları yanı sıra
    yurttaşlarının saygısını kazanınca
    ölmeye karar verdi.
    Ama birkaç kişiyi sevdiği için
    ve o birkaç kişi de onu sevdiği için
    onların gözü önünde yok olmaktansa
    hiç olmayı yeğledi.

    Bir geziye davet etti onları, ama hepsini değil,
    bir ikisini çağırmadı ki, böylelikle
    seçimine ve bu gezi işinin tümüne
    biraz da rastlantı karışsın.
    Tırmandılar Etna dağına.
    Bu işin zorluğu
    sesleri kıstı.
    Bilgece sözler aramadı hiç kimse.
    Tepeye varınca, kendilerine gelmek için derin
    bir soluk aldılar
    ve amaçlarına varmanın mutluluğu içinde
    manzaraya daldılar.

    Hocaları usulca ayrıldı onlardan.
    Onlar yeniden konuşmaya başladıklarında
    hiçbir şeyin farkında değildiler.
    Ama az sonra,
    yer yer bilgece bir sözcük eksik olunca,
    başladılar çevrelerinde onu aramaya.
    Oysa o, pek de acele etmeden
    çoktan dolanmıştı tepeyi.
    Bir keresinde durup,
    ne kadar uzakta olduğunu anlamak için
    kulak kabarttı kanuşmalara.
    Artık pek seçilmiyordu sözcükler:Ölüm başlamıştı.

    Dururken kraterin ağzında
    arkası dönük,
    uzakta, bu konuşmalarla ilgili hiçbir şey bilmek istemeden,
    hafifçe eğildi yaşlı adam,
    dikkatle çıkardı pabucunu ayağından
    ve gülümseyerek az öteye fırlattı,
    öyle bir yere ki,
    çabuk bulunmasındı, ama zamanında da bulunsundu,
    yani çürümeden.
    İşte ondan sonra girdi kratere.

    Dostları onu arayıp da onsuz geri döndüklerinden
    sonraki haftalar ve aylarda yavaş yavaş
    ölümü başladı, tam istediği gibi.
    Bazıları artık umutlarını kesmişlerken hayatından
    bazıları hala bekliyorlardı onu.
    Bazıları onu bekleyip tutuyorlardı sorularını,
    bazılarıysa kendileri arıyorlardı çözümü.
    Hiç değişmeden usul usul gökte uzaklaşan,
    yalnız siz bakmazken uzaklaşan küçülen ve incelen,
    onları yeniden aradığınızda çok uzaklaşmış olan
    ya da belki de öbürlerine karışan bulutlar gibi usul usul
    öylece uzaklaştı onların alışkanlıklarından.

    bir söylenti çıktı sonra:
    Ölmüş olamazdı, ölümsüzdü çünkü.
    Hiç kimsenin aklı ermedi bu işe.
    İnsanlar için olayların gidişini değiştiren
    gözle görülür şeylerin ötesinde bir şeyin
    olabileceği düşünüldü.
    Bu tür boş laflar çıktı.
    İşte tam o sıra pabuç bulundu,
    elle tutulur, gözle görülür, yıpranmış, deriden pabuç!
    Gözle görmedikleri olaylar karşısında
    o saat boş bir inanca kapılanlar için
    geride bırakılan pabuç.
    Böylece yeniden doğallaştı
    ömrünün sonu Empodokles’in:
    Herkes gibi ölmüştü o da.

    2.
    Başkaları gene başka türlü anlatıyor bu olayı:
    Gerçekten bu Empedokles,
    kendisine tanrısal bir saygı duyulmasını
    istemişti güvence altına almak.
    Ve gizlice ortadan kaybolup,
    sinsice Etna’nın içine atlayarak
    kendisinin insan maddesinden yapılmadığını göstermek
    istemişti
    ve ölüm yasalarına uymadığını,
    ve bir sfsane yaratmak böylece.
    Ama burada pabucu insanların eline geçerek
    bir kazık atmıştı ona.
    (Üstelik bazıları da şöyle diyor:
    Krater sinirlenmiş bu olaya
    ve kusup atmış pabucunu bu herifin.)

    Ama biz şuna inanmak isterdik daha çok:
    Eğer Empedokles çıkarmadıysa pabucunu gerçekten,
    bizim aptallığımızı büsbütün unutmuştu demek,
    karanlığı nasıl daha karanlık yapma telaşı içinde
    olduğumuzu
    ve yeterli bir neden aramaktansa saçma olana ananmayı
    nasıl yeğlediğimizi düşünmemişti.
    Ne olursa olsun, dağ, böyle bir dikkatsizliğe sinirlenmemişti
    kuşkusuz,
    ve adamın, kendisine tanrısal bir saygınlık duymamız için
    bizi kandırmak istediğine inanıp öfkelenmemişti
    (çünkü dağ hiçbir şeye inanmaz ve ilgilenmez bizimle) .
    Ama belki de, her zamanki gibi ateş püskürtürken pabucu
    fırlatmıştır da,
    bizim bilgin efendiler, işin içinde bir anlaşılmazlık kokusu
    bulmaya uğraşırlarken
    o ünlü fizikötesi inançlarını geliştirmek için uğraşırlarken yani,
    birdenbire apışıp kalmışlardır
    hocalarının pabucuna sürdüklerinde ellerini,
    o gözle görülür, elle tutulur, yıpranmış, deriden pabuca.

    Çeviri: A. KADİR – Gülen AKTAŞ

    Bertolt Brecht şiirleri Empedokles' İn Pabucu Şiiri - Bertolt Brecht Empedokles' İn Pabucu Şiiri - Bertolt Brecht şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yalnızca Benden Kaçma Yeter Şiiri – Bertolt Brecht

    Veda Şiiri – Bertolt Brecht

    Ulm’lu Terzi Şiiri – Bertolt Brecht

    Zavallı B.b. Şiiri – Bertolt Brecht

    Konuk Şiiri – Bertolt Brecht

    Korsan Jenny Şiiri – Bertolt Brecht

    Bunları da Okuyun

    Kutsal Kitaplık Şiiri – Arif Dino

    29 Aralık 2021

    Bayramlar Bayram Ola – 4 Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Sürgünüm Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Yuvarlağın Köşeleri-Görel-Etika-Birinci Bölüm-207 Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Abdurrahim Karakoç

    Gide Gide Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    Abdurrahim Karakoç

    Gösterir gün gibi, düşüncelerin Derinden derine âşıksın gönül. Çıkla kadın desem yalan söylerim Sen başka…

    Kırlaştı Saçlarım Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Âdem Tabiatlı Melek Sıfatlı Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Güzellik Şiiri – Arif Nihat Asya

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Ey Can Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Çukurova Bayramlığın Geyerken Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Çün Sabâ Çözdi Saçunun Ukdesini Mûy Mûy Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Agah şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.