Bunları da Okuyun

    Söyle Yüzüm Tanığımsın Şiiri – Ahmet Özer

    29 Aralık 2021

    Biraz Gelir Misiniz Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Kurtulamam Üç Nesnenin Elinden Şiiri – Gevheri

    29 Aralık 2021

    39 Harbi Şiiri – Enver Gökçe

    29 Aralık 2021

    Ey Allah’ım Şiiri – Eşrefoğlu Rumi

    29 Aralık 2021

    Hak Bana Bir Ömür Vermiş Şiiri – Mahzuni Şerif

    29 Aralık 2021

    Seni Çağırdığım Boşuna Değil Şiiri – Nurullah Genç

    29 Aralık 2021

    Bu Sehirin Meyhaneleri Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Acı Utanmak Şiiri – Behçet Necatigil

    29 Aralık 2021

    Çağrı Şiiri – Yılmaz Gruda

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Yabancı Şairler»Pablo Neruda»Uyansın Oduncu Şiiri – Pablo Neruda

    Uyansın Oduncu Şiiri – Pablo Neruda

    Pablo Neruda- Pablo Neruda
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    (V)
    Başka şey değil, bu olsun;
    Uyansın Oduncu.
    Tahta tası, baltasıyla
    Abraham,
    Yemek yemeğe gelsin,
    Köylülerle.
    Kabuklu başı,
    Sahnede:
    Meşe kırışıklığı içinde,
    Görünen gözleri;
    Dünyayı yeniden,
    Seyre gelsinler:
    Sekoya’lardan yüce durur
    Yapraklardan tırmanarak.
    Aksata’ya girsin, eczanelere,
    Bir otobüse binsin, Tampa’da.
    Dişlesin, bir sarı elmadan,
    Girsin sinemaya;
    Söz-sohbet etsin hep,
    Basit soylarla.
    Uyansın Oduncu.

    Gelsin Abraham,
    Şişirsin eski mayası:
    Yaldızlı,
    Yemyeşil toprağını,
    İllinois’in.
    Kaldırsın baltasını,
    Halkının ortasında:
    Yeni kölecilere karşı,
    Köle kırbacına karşı,
    Basımevinin ağusuna.
    Karşı;
    Yapmak istedikleri,
    Kanlı pazarlığa karşı.
    Siyah delikanlıya,
    Beyaz delikanlı;
    Yürüsünler,
    Türküler söyleyerek, gülerek:
    Altın duvarlarına karşı,
    Kin fabrikatörüne karşı,
    Kanlarının tüccarına karşı:
    Türküler söyleyerek, gülerek,
    Yenerek.
    Uyansın Oduncu.

    (V)
    (Seçme)

    Hadi, burda bana eyvallah,
    Evime dönüyorum, düşlerime.
    Patagonya’ya dönüyorum:
    Rüzgarın, serekçeleri döğdüğü,
    Buzun, okyanusu tuzladığı
    Patagonya’ya.
    Sadece bir ozanım ben,
    Topunuzu seviyorum yani;
    Ve gezer dururum,
    Canım dünyayı.
    Madenciler, hapsediliyorlar
    Yurdumda.
    Mahkemelerimizde
    Asker buyruğudur.
    Köklerine kadar seviyorum ama,
    Küçümencik, soğuk memleketimi.
    Ölebilseydim bin defa,
    Bin defa, kurban olurdum ona.
    Bin defa doğabilseydim,
    Bin defa doğardım onun için:
    Vahşi bir arokaryanın,
    Güney yeli kasırgalarının;
    Ve dün ele geçirilmiş çanların,
    Yanından.
    Boşverin, bakmayın bana,
    Masaya aşkla vurarak
    Düşünelim hepten, dünyayı.
    Ekmeği emmeye gelmesin, kan.
    Ezgileri ve kırmızı fasulyaları
    Emmeye gelmesin, bir daha.
    Benimle gelsinler:
    Kız çocuk madenci, avukat ve tayfa,
    Benimle gelsin:
    Taş bebek fabrikatörü.
    Gidelim sinemaya,
    Sonra, içmeye çıkalım:
    Şarabın en kırmızısından.

    Bir şeyler çözmeye değil,
    Türkü çağırmaya geldim
    Buraya.
    Sen de çağırasın, diye.

    (Seçme)

    Söken şafaklar için barış olsun,
    Köprü için, şarap için barış!
    Toprak ve sevgilerle
    Eski türküyü yoğurarak,
    Kanımda dolaşan,
    Ve beni coşturan,
    Alfabeye barış olsun!
    Karnımızın acıktığı
    Sabahta,
    Kent için barış olsun!
    Ve kökler ırmağı
    Missisipi için barış!
    Kardaşımın gömleği için barış,
    Rüzgarın damgasını vurduğu;
    Kitap için barış olsun!
    Ve Broklayn’ın kara demiriyle
    Ölenlerin küllerine barış olsun!
    Ve ev ev ışık gibi dolaşan
    Postacıya selam,
    Sadece Rozar’i yazabilen
    Sağ elim için barış olsun!
    Taş gibi duran,
    Savaşçı Bolivya’lıya barış!
    Ve de evlenesin diye barış.
    Biyo-Biyo’nun bütün bıçkıevlerine
    Barış olsun!
    Ve en tatlı eşyası üzerinde
    İşlenmiş bir yüreğin bulunduğu
    Viyoming’in küçük müzesi için
    Barış olsun!
    Fırıncı ve sevdaları için barış;
    Un için
    Ve doğacak tüm buğdaylar için barış olsun!
    Çayır çimen arayan bütün aşklar için,
    Ve bütün yaşayanlar için;
    Bütün sular, bütün topraklar için
    Barış olsun!

    UYANSIN ODUNCU

    (Seçme)

    Fakat sen,
    Bu temizcepheyi yok etmek için
    Ayak takımını silahlandırırsan
    Ve Şikago kasabını öne sürerek;
    Sevdiğimiz müziği ve düzeni
    Yönetmeye kalkarsan!
    Saklandığımız taşlardan,
    Ve havadan fırlayarak;
    Seni ısıracağız!
    Sana ateş kusmak için
    Son pencereden atılacağız
    En derin dalgalardan çıkacağız
    Seni avlamak için,
    Sapan izlerinden fırlayacağız.
    Ekinler bir Kolombiya yağmuru gibi
    Sana vursun diye!
    Seni cehenneme yollamak
    Sana ekmeği ve suyu haram etmek için
    Çıkacağız yerimizden!

    UYANSIN ODUNCU

    (Seçme)

    İşte bunun için,
    Hey Arkansas’lı kız
    Ve sen West-Point’in yaldızlı gençliği
    Ya da sen Detroit’li mekanisyen
    Hele sizler eski Orlean hamalları
    Sizlere hitap ediyorum
    Kulağınızı dört açın ve dinleyin
    Bu yüce insanlık dünyasını:
    Sizinle konuşan,
    Ne bir Stat-Deportman’lı kibar bir kişi
    Ne de korkunç bir çelik senyörüdür
    Güney Amerika’nın en ucunda
    Bir Patagonya demiryolcusunun oğlu,
    Bir ozandır konuşan!
    Ant dağlarının havası gibi Amerikalı
    Ve bugün işkencenin ve tasanın hüküm sürdüğü
    Bakır ve petrolün usul usul
    Yabancı krallar için altına dönüştüğü
    Vatanından uzak ve kaçak
    Sen bir elinde altın,
    Diğerinde bomba tutan bir put değilsin!
    Ne isem, ne olmuşsam osun
    Yani en temiz Amerikalı
    Yeraltı kardeşliğinin
    Yolların ve sokakların basit insanı
    Kardeşin Juan,
    Kardeşin John gibi satar pabuçlarını
    Kız kardeşin Juana,
    Yeğenin Jane gibi patates soyar
    Kanım madenci ve denizcidir,
    Sizin Peter gibi. Ve Broklayn’ın kara demiriyle
    Ölenlerin küllerine barış olsun!
    Ve ev ev ışık gibi dolaşan
    Postacıya selam,
    Sadece Rozar’i yazabilen
    Sağ elim için barış olsun!
    Taş gibi duran,
    Savaşçı Bolivya’lıya barış!
    Ve de evlenesin diye barış.
    Biyo-Biyo’nun bütün bıçkıevlerine
    Barış olsun!
    Ve en tatlı eşyası üzerinde
    İşlenmiş bir yüreğin bulunduğu
    Viyoming’in küçük müzesi için
    Barış olsun!
    Fırıncı ve sevdaları için barış;
    Un için
    Ve doğacak tüm buğdaylar için barış olsun!
    Çayır çimen arayan bütün aşklar için,
    Ve bütün yaşayanlar için;
    Bütün sular, bütün topraklar için
    Barış olsun!

    UYANSIN ODUNCU

    (Seçme)

    Fakat sen,
    Bu temizcepheyi yok etmek için
    Ayak takımını silahlandırırsan
    Ve Şikago kasabını öne sürerek;
    Sevdiğimiz müziği ve düzeni
    Yönetmeye kalkarsan!
    Saklandığımız taşlardan,
    Ve havadan fırlayarak;
    Seni ısıracağız!
    Sana ateş kusmak için
    Son pencereden atılacağız
    En derin dalgalardan çıkacağız
    Seni avlamak için,
    Sapan izlerinden fırlayacağız.
    Ekinler bir Kolombiya yağmuru gibi
    Sana vursun diye!
    Seni cehenneme yollamak
    Sana ekmeği ve suyu haram etmek için
    Çıkacağız yerimizden!

    UYANSIN ODUNCU

    (Seçme)

    İşte bunun için,
    Hey Arkansas’lı kız
    Ve sen West-Point’in yaldızlı gençliği
    Ya da sen Detroit’li mekanisyen
    Hele sizler eski Orlean hamalları
    Sizlere hitap ediyorum
    Kulağınızı dört açın ve dinleyin
    Bu yüce insanlık dünyasını:
    Sizinle konuşan,
    Ne bir Stat-Deportman’lı kibar bir kişi
    Ne de korkunç bir çelik senyörüdür
    Güney Amerika’nın en ucunda
    Bir Patagonya demiryolcusunun oğlu,
    Bir ozandır konuşan!
    Ant dağlarının havası gibi Amerikalı
    Ve bugün işkencenin ve tasanın hüküm sürdüğü
    Bakır ve petrolün usul usul
    Yabancı krallar için altına dönüştüğü
    Vatanından uzak ve kaçak
    Sen bir elinde altın,
    Diğerinde bomba tutan bir put değilsin!
    Ne isem, ne olmuşsam osun
    Yani en temiz Amerikalı
    Yeraltı kardeşliğinin
    Yolların ve sokakların basit insanı
    Kardeşin Juan,
    Kardeşin John gibi satar pabuçlarını
    Kız kardeşin Juana,
    Yeğenin Jane gibi patates soyar
    Kanım madenci ve denizcidir,
    Sizin Peter gibi.

    Pablo Neruda şiirleri Uyansın Oduncu Şiiri - Pablo Neruda Uyansın Oduncu Şiiri - Pablo Neruda şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yargıçlar Şiiri – Pablo Neruda

    Tembel Şiiri – Pablo Neruda

    Toqui Kaupolikan Şiiri – Pablo Neruda

    Pedro Valdivia’nın Kalbi Şiiri – Pablo Neruda

    Savaşan Toprak Şiiri – Pablo Neruda

    Nitrat Adamları Şiiri – Pablo Neruda

    Bunları da Okuyun

    Sen Bu Şiiri Okurken Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Kainat-ı Evren Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021

    Bir Günü Yaşamak Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Geç Gelen Duygular Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Abdurrahim Karakoç

    Hiç Şüpheniz Olmasın Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    Abdurrahim Karakoç

    Bizim laikçilere terk edilse şu dünya, Ne toprakta ot biter ne gökten yağmur yağar. Zincirlenir…

    Sevgili! Bir Başka Güzelsin Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    İşçi Marşı Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Behçet’e Ağıt Şiiri – Ali Püsküllüoğlu

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Karnındaki Bıçak İzi Şiiri – Cezmi Ersöz

    28 Aralık 2021

    Benden Selam Olsun Bolu Beyi’ne 1 Şiiri – Köroğlu

    29 Aralık 2021

    Aşk Onarır Şiiri – Ayten Mutlu

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Karacaoğlan şiirleri Agah şiirleri Ruhsati şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.