Bunları da Okuyun

    Âşık Oldum Erene Ermek İle Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Umut Şiiri – Johann Wolfgang von Goethe

    29 Aralık 2021

    Anladım Anlamını Anlamın Şiiri – Cevat Çapan

    29 Aralık 2021

    Zehir Zakkum Zamanlar Şiiri – Nilay Özer

    29 Aralık 2021

    Ölümlü Ölümsüz Şiiri – Salvatore Quasimodo

    29 Aralık 2021

    Kim Kaldı Şiiri – Attila İlhan

    28 Aralık 2021

    Can Dostlarım Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    İsyan Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Gözlerinde Şiiri – Antonio Machado

    29 Aralık 2021

    Atama Ağıt Şiiri – Kemalettin Kamu

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Cumhuriyet Dönemi»Ahmet Telli»Su Çürüdü Şiiri – Ahmet Telli

    Su Çürüdü Şiiri – Ahmet Telli

    Ahmet Telli- Ahmet Telli
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1

    Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar
    deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık
    hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca geçmişle
    gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta.
    Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir
    leke yalnızlık denilen. Şimdi ne varsa, anahtar deliğinden sızan
    havayla ışıkta… (Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?)
    Bütün belleğimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygıtla yaktım,
    jiletle kazıdım. Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül
    edip savurdum.

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    2

    Zamanı yiyip bitirdi karanlık. Gece yoktu. Güneş çoktan
    kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü.
    Yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi
    yırtıyordu. Saklayan kırbaç gibi… Acı duvarını aşan bu
    sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu
    zorluyordu artık. Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim
    sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf’tum belki. Ama
    durmadan soruyorlardı. Tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri,
    peygamberler büsbütün hain çıkmıştı. Ama yine de soruyorlar,
    soruyorlar, soruyorlar…

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    3

    İki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek
    istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi?
    Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla,
    dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir
    duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı
    yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu.
    Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi…

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    4

    Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde. Anahtar
    deliğinden sızan ölü ışıkta ellerime bakıyorum. Ellerim… Sanki
    bir kadının memelerini hiç okşamamış, sicaklığını duymamış.
    Ellerim… Her dizesi çığlık olan şiirleri hiç yaratmamış sanki. Ne
    beyaz tenliyim artık, ne esmer, ne de kara… Cüzzamlının,
    vebalının bir rengi vardır. İrinin bir rengi… Ölünün bile bir
    rengi vardır ama derimin rengi yoktu. Belki çürüyen bir kentin
    rengiydi bu. Çürüyen bir dünyanın…

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    5

    Killi, ayakları üzerinde duramayan bir yaratıktım artık.
    Soyumun neye benzediğini unuttum. ‘İnsana benziyorlardı’
    diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun
    halkasında insanlık…

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    6

    Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek
    sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir
    yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki
    çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca.
    Çamur gibi bir yağmur damlası… Ama toprak, bu damlayla
    çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu
    damlayla yeşertecek… Genzim yanıyor. İnce bir kan şeridi
    sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah…

    Adımdan gayrısını bilmiyorum.

    7

    Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmiş iki gündür
    sakındığım ve hergün ancak bir kere dudaklarımı
    değdirdiğim… Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim. (Dilin suya
    dokunuşu… Bir süngerin denizi yutuşu yani. Bir çölün seraba
    kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere değdiriyorum
    dudaklarımı suya. Dilimi kaçırıyorum artık. Sünger, bütün
    vantuzlarını birden uzatmasın diye… Bataklıktaki suyun da bir
    su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir
    kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi
    artık. Küstü, öldürdü kendini su…
    Su çürüdü…

    Adımdan gayrısını bilmiyorum

    Ahmet Telli şiirleri Su Çürüdü Şiiri - Ahmet Telli Su Çürüdü Şiiri - Ahmet Telli şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    La Minör Şiiri – Ahmet Telli

    Barbar Ve Şehla Şiiri – Ahmet Telli

    Sessizliğin Yorgun Yüzü Şiiri – Ahmet Telli

    Çocuksun Sen / Iı Şiiri – Ahmet Telli

    Gittin Ya Şiiri – Ahmet Telli

    Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim Şiiri – Ahmet Telli

    Bunları da Okuyun

    Gérard De Nerval Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Günaydın Şiiri – Necati Cumalı

    29 Aralık 2021

    Hatırladıkça Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Bu Da Öyle Bir Aşk Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Özdemir Asaf

    Dalını Unutma Şiiri – Özdemir Asaf

    Özdemir Asaf

    Ben bu kapıyı araladımsa, Odayı anlatmak içindi. Bir sürü özlem girdi oysa. Erken koparılmış üzümler…

    Müfredât 43 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Sevda Çekmek Şanlarıdır Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Tahtadan Yaptığım Adam Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Subh-dem Bâd-ı Seher Eyler Demâgum Müşk-bâr Şiiri – Aşık Çelebi

    29 Aralık 2021

    Acının Omuzlanışı Şiiri – İsmet Özel

    21 Mart 2022

    Verecek Şiiri – Caner Kara

    20 Mart 2022
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Agah şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.