Bunları da Okuyun

    Uzun Atlar Denizi Şiiri – Ali Püsküllüoğlu

    29 Aralık 2021

    Bakü Şiiri – Sergey Yesenin

    29 Aralık 2021

    Dağlara Gel (Başına Bir Hal Gelirse) Şiiri – Gevheri

    29 Aralık 2021

    Elektronik Şiiri – Cahit Koytak

    29 Aralık 2021

    Elâ Gözlü Usul Boylu Sultanım Şiiri – Kul Himmet

    29 Aralık 2021

    Sone 149 Şiiri – William Shakespeare

    29 Aralık 2021

    Sana Yazdığım Bir Mektup Olsam Şiiri – Özlem Tezcan Dertsiz

    29 Aralık 2021

    Dosttan Bir Armağan Gül Geldi Bize Şiiri – Aşık İsmail Daimi

    29 Aralık 2021

    Dar Dünya Şiiri – Aziz Nesin

    28 Aralık 2021

    Öyle Gel (Bu Aşkın Sırrına) Şiiri – Aşık Hüdai

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Yabancı Şairler»Antonio Machado»İberyalı Tanrı Şiiri – Antonio Machado

    İberyalı Tanrı Şiiri – Antonio Machado

    Antonio Machado- Antonio Machado
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Sanki yay ustası
    şarkı kumarbazı,
    İberyalı’nın bir oku olsaydı
    yağmura tutmuş Tanrı için, tahılı,
    ve güz meyvelerini çıkaran boşa,
    ve bir “şükürler olsun sana”,
    buğday, çavdar veren Tanrı’ya
    kutsal ekmek olacak olan, sabaha.

    “Yıkıntıların Tanrısı,
    Tapıyorum sana çünkü, gözlüyorum yolunu
    eğiliyor duam ile, aşağı
    bir kafir kalp, toprağa doğru.

    Tanrım, kimin için, taştan çıkarıyorum acıyla, ekmeği,
    biliyorum gücünü, tanıyorum zincirlerimi!
    Ah, sahibi, yaz bulutlarının
    aydınlatan tarlayı,
    gecenin kırağısının, güzün kurağının,
    ve sıcakların, tutuşturan, ekili tarlaları!

    Yeşil kır üzerinde Gökkuşağının Tanrısı,
    otladığı yerde koyunun,
    kurtların kemirdiği Yemişlerin Tanrısı
    ve sağ’nakların yıktığı kulübenin,

    canlandırır nefesin, ocaktaki ateşi,
    lezzet verir sarı başağa, közünse
    katılaştırır yeşil zeytinin çekirdeğini,
    kutsal elin, yazdönümü gecesinde!

    Ah, servetin Tanrısı, sefaletin,
    bahtın, talihsizliğin
    zenginlere lütfedersin, tembellik verirsin
    fakirlere yorgunlukla umut verirsin

    Tanrım, Tanrım; uçarı devrinde
    yılın, ektiğim tohumumu izledim şöyle,
    girerek bir kumarbaz gibi aynı riske
    tarla ekmek işinde!

    Tanrım, baba gibi şimdi, dün kanlıca,
    ikiyüzlü, bir taraf aşk, öbür taraf intikam,
    sana, bir kumarbaz zarında, rüzgara
    sanadır hem övüşüm hem de bedduam! “

    Mihraplarda Tanrı’ya hakaret eden bu kişi,
    yazgı ona kaş çatmış, umurunda değil
    denizlerdeki yolları o da düşledi
    ve dedi ki: Tanrı’dır denizdeki yol.

    Bu adam değil mi ki, üzerinde tutuyor Tanrı’yı, tüm
    savaşların,
    daha üstünde şansın,
    daha üstünde toprağın,
    daha üstünde denizin ve de ölümün?

    Vermedi mi meşesi İberya’nın,
    Tanrı’nın ateşi için en güzel dalını,
    kutsal büyük ateşinde aşkın
    saf bir arzu içinde, Tanrı’yla bir olmadı mı?
    Ama şimdi… Umurunda mı gün öyle!
    yeni ocaklar için var
    ladenler gölgeliklerde,
    eski meşeliklerde yeşil odunlar.

    Şimdi bekliyor vatan
    açılsın diye saban izleri;
    tarla var, tanesi için Tanrı’nın,
    dikenler altında, dulavrat otları, devedikenleri.

    Umurunda mı gün! Dün ki
    uyanık yarına, yarın, sonsuza,
    İspanya insanı, geçmiş ölmedi,
    ne de yarın -ne de dün- yazılmadı daha.

    Kim gördü yüzünü İspanyol Tanrısı’nın?
    Bekliyor yüreğim, bakın,
    bir İberyalı’yı, eli kuvvetli olan,
    yontacak olan, Kastilya meşesinden,
    insafsız Tanrısı’nı bu esmer toprağın.

    Çeviri: Ulaş Başar Gezgin

    Antonio Machado şiirleri İberyalı Tanrı Şiiri - Antonio Machado İberyalı Tanrı Şiiri - Antonio Machado şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Hose Marya Palasyo’ya Şiiri – Antonio Machado

    Gözlerinde Şiiri – Antonio Machado

    Genç İspanya Şiiri – Antonio Machado

    Dağ Kelebeği Şiiri – Antonio Machado

    Cinayet Gırnata’da İşlendi Şiiri – Antonio Machado

    Ozan ve Ölüm Şiiri – Antonio Machado

    Bunları da Okuyun

    Besbelli Şiiri – Ahmet Kutsi Tecer

    29 Aralık 2021

    Türkiye; Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Aman Dikkat! Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Bozkır Vedası Şiiri – Adnan Özer

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Ahmet Telli

    Pülümür Zencisi Şiiri – Ahmet Telli

    Ahmet Telli

    Gizemli tamtamları bırakıp afrika’da şehvetle giriyor doğanın koynuna öpüşken dudaklarıyla topluyor yıldızları sokuyor pülümür gençlerinin…

    Dîvân-ı İlâhîyât 168 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Kanto XXV Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Akşam Ezgileri Şiiri – Afşar Timuçin

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    On Ayrılık Şiiri 1 Şiiri – Ataol Behramoğlu

    28 Aralık 2021

    On İki İmam, Ali Ali Şiiri – Teslim Abdal

    29 Aralık 2021

    Bir Ruhun Soğuması Şiiri – Bejan Matur

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Abdurrahim Karakoç şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Ruhsati şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.