Bunları da Okuyun

    Bugün Yardan Haber Geldi Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Müfredât 24 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Bir Liseli Silüeti Şiiri – Yılmaz Odabaşı

    28 Aralık 2021

    Gizledikçe Aşk Şiiri – Adnan Özer

    29 Aralık 2021

    Hatırlar Mısın? Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Büyüteçle Kâğıt Yakan Çocuklar Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Contrepoint Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Sahne Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Bir Haber Sorayım Erenler Size Şiiri – Sıdkı Baba

    29 Aralık 2021

    Cemal-i Hüsni Yusuf Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Yabancı Şairler»Bertolt Brecht»Oyun Yazarının Türküsü Şiiri – Bertolt Brecht

    Oyun Yazarının Türküsü Şiiri – Bertolt Brecht

    Bertolt Brecht- Bertolt Brecht
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ben bir oyun yazarıyım.
    Gördüğümü gösteririm.
    Nasıl alınıp satıldığını gördüm insan pazarlarında
    insanların
    Bunu gösteririm, ben, oyun yazarı.

    Birbirlerinin odalarına ne düzenlerle girdiklerini,
    nasıl coplarla ya da parayla,
    sokakta nasıl durduklarını ve beklediklerin,
    nasıl tuzaklar kurduklarını birbirlerine,
    sözleştiklerini
    umutla nasıl,
    nasıl astıklarını birbirlerini,
    nasıl seviştiklerini,
    çapulculukla kazandıkları parayı
    nasıl savunduklarını
    ve nasıl yediklerini.
    Bütün bunları gösteririm ben.

    Birbirlerine söyledikleri sözcükleri dökerim kağıda.
    Ananın oğluna neler söylediğini,
    işçiye neler buyurduğunu işverenin,
    nasıl yanıt verdiğini karının kocaya,
    tüm yalvaran sözcükleri, tüm buyuran sözcükleri,
    yaltaklanan sözcükleri, aldatan sözcükleri,
    yalan söyleyen, bilmeyen,
    güzel ya da yaralayan…
    Bunları kağıda dökerim ben.

    Yaklaşan kar fırtınalarını görürüm
    ve yaklaşan depremleri,
    yolu tıkayan dağları görürüm
    ve yataklarından taşan nehirleri.
    Ama şapkaları var kar fırtınalarının,
    depremlerin cüzdanlarında paraları,
    dağlar gelirler arabalarından inerek,
    şahlanan nehirler denetler polisi.
    Ben ışığa çıkartırım bunların hepsini.

    Gösterebilmek için gördüklerimi
    başka halkların, başka çağların oyunlarını okurum.
    Bir iki oyun yazdım, inceleyerek
    iyice o zamanın tekniğini ve
    kaparak işime yarayacak olanı.
    İngilizlerce nasıl sunulduklarını inceledim
    büyük feodal kişilerin
    inceledim zengin kişileri,
    ki onlar için dünya sadece özgelişimleri içindi.
    Ahlakçı İspanyolları inceledim,
    o harika duyguların ustaları olan Hinlileri
    ve aile kurumunu gösteren Çinlileri
    ve kentlerdeki çok renkli kaderleri.

    Kentlerin ve evlerin görünümü, benim zamanımda
    öylesine çabuk değişiyor ki,
    iki yıl ayrılıp geri geldin mi
    olursun bir başka kente yolculuk gibi.
    İnsanlar kalabalıklar halinde değiştirivermişler
    görünümlerini
    şu birkaç yıl içinde.

    Fabrika kapılarından içeri giren işçiler gördüm ve kapı
    yüksekti,
    ama dışarı çıktıklarında bükülmüştü belleri.
    O zaman şöyle dedim kendi kendime:
    Her şey değişmede
    ve her şey sadece kendi zamanına göre.

    Ve böylece ben,
    her sahneye kodum bir tanıtma işareti
    ve her fabrika avlusuna ve her odaya yıl sayısını işaretledim
    sığırlarını damgalayan çobanlar gibi.

    Ve orada kullanılan tümcelere de
    bir tanıtma işareti kodum,
    unutulmasınlar diye yazılan
    geçici insanların deyişleri gibi
    olsunlar diye onlar da.

    İşçi tulumu içindeki kadının o yıllarda
    bir bildiri önünde eğilip söylediklerini,
    ve şapkaları enselerinde borsacıların
    katipleriyle dün nasıl konuştuklarını,
    bu olayların geçtiği yılların
    geçiciliği ile damgalandım.

    Ama bütün bunlara bir şaşırtıcılık verdim,
    bunların en bilinenlerine bile hatta.
    Bir kimsenin inanmayacağı bir şey gibi döktüm kağıda.
    Hiç kimsenin görmemiş olduğu bir şey gibi sundum
    bir kapıcının kapıyı çarpmasını donan bir insan yüzüne.

    Çeviri: A. KADİR – Gülen AKTAŞ

    Bertolt Brecht şiirleri Oyun Yazarının Türküsü Şiiri - Bertolt Brecht Oyun Yazarının Türküsü Şiiri - Bertolt Brecht şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yalnızca Benden Kaçma Yeter Şiiri – Bertolt Brecht

    Veda Şiiri – Bertolt Brecht

    Ulm’lu Terzi Şiiri – Bertolt Brecht

    Zavallı B.b. Şiiri – Bertolt Brecht

    Konuk Şiiri – Bertolt Brecht

    Korsan Jenny Şiiri – Bertolt Brecht

    Bunları da Okuyun

    Çopur Olga Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    Marmara’da Akşam Şiiri – Adnan Özer

    29 Aralık 2021

    Salihlim Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Hüsran Sokağı Şiiri – A. Hicri İzgören

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Aşık Ömer

    Beni Bana Komaz (Ağlarım) Şiiri – Aşık Ömer

    Aşık Ömer

    Beni bana komaz aşk-ı cünunum Serimi sevdaya saldım ağlarım Dembedem artmakta derd- i derunun Seng…

    Bir Kayığa Biner Geceleri Şiiri – Gülten Akın

    29 Aralık 2021

    Mihmanlar Hoş Geldiniz Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Geç Kalmışım Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Gönül Ne Dertlere Soktun Başını Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Kıt’alar-rubâiler 52 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Akılla Yürek Gibi Şiiri – Şükrü Erbaş

    20 Mart 2022
    Etiketler
    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Ruhsati şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Karacaoğlan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Agah şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.