Bunları da Okuyun

    Eylül Şiiri – Bedirhan Gökçe

    29 Aralık 2021

    Ankaralı Şiiri – Nevzat Çelik

    29 Aralık 2021

    Bab-ı Adi Tipine Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Beste-nigar Şiiri – Vecihi Timuroğlu

    29 Aralık 2021

    Bir Ölüm Haberi Şiiri – Rainer Maria Rilke

    29 Aralık 2021

    Yeni Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Aşk Mektubu Şiiri – Metin Eloğlu

    29 Aralık 2021

    Hacı Bektaş Veli Şiiri – Mahzuni Şerif

    29 Aralık 2021

    Ortam Şiiri – Behçet Necatigil

    29 Aralık 2021

    Yoktur Gölgesi Türkiye’de Şiiri – Sezai Karakoç

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Bülent Ecevit»Çanakkale Şiiri – Bülent Ecevit

    Çanakkale Şiiri – Bülent Ecevit

    Bülent Ecevit- Bülent Ecevit
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Söyle Arkadaşım’ dedi Anadolulu Mehmet
    yanı başındaki Anzak erine
    ‘nereden kopup gelmişsin,
    neden çökmüş bu mahzunluk üzerine? ‘

    ‘DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN’ dedi gencecik Anzak
    ‘Öyle yazmışlar mezar taşıma.
    doğduğum yerler öylesine uzak,
    örtündüğüm topraksa gurbet bana.’
    ‘Dert edinme arkadaşım’ dedi Mehmet
    ‘değil mi ki bizlerle birleşti kaderin,
    değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet,
    sen de artık bizdensin,
    sen de bencileyin bir Mehmet’

    Çanakkale’de toprağının
    üstü cennet altı mezar
    kavga bitmiş mezarlarda
    kaynaş olmuş yiten canlar.

    ‘ya sen dedi Mehmet
    oyun çağındaki İngiliz erine,
    ‘yaşın ne senin kardeş
    böylesine erken buralarda işin ne? ‘
    ‘yaşım sonsuza dek on beş’
    dedi ufak tefek İngiliz eri.
    ‘köyümde askercilik oynar
    coştururdum trampetimle bizimkileri
    derken kendimi cephede buldum
    oyun muydu, gerçek miydi anlamadan,
    bir sahici kurşunla vuruldum.
    Sustu boynumdaki trampet,
    son verildi böylece oyundan bozma işime
    Gelibolu’da bana da bir mezar kazıldı
    mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ’ yazıldı.
    Öyküm de künyem de bundan ibaret.’

    Yağmur yağıyordu usul usul toprağa
    göz yaşları düşerek üstüne sanki
    damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa
    sahibini yitiren bir trampet.

    ‘ya sizler’ dedi Mehmet
    dünyanın dört kıtasından
    mezarlar dolusu erlere,
    ‘hangi rüzgar savurdu sizleri
    bu bilmediğiniz yerlere’

    kimi İngilizdi, kimi İskoç
    kimi Fransızdı, kimi Senegalli
    kimi Hintli kimi Nepalli
    kimi Avustralya’dan kimi yeni Zelanda’dan Anzak
    gemiler dolusu asker
    her biri niye geldiğinden habersiz
    Gelibolu’nun oya gibi koylarından sızarak
    tırmanmışlardı dağa bayıra
    siper siper yara gibi yarılan toprak
    mezar olmuştu savaş ardından onlara.
    Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR
    Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ
    kiminin de mezar taşında
    on altı on yedi on sekiz yaşında
    EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı.
    Çanakkale topraklarında,
    her birinin erken biten yaşam öyküsü
    eski yazıtlar gibi taşlara böyle kazılı.
    ‘Anlamaz mıyım’ dedi ‘halinizden kardeşler’
    adına yazılı taşı bile olmayan asker
    Anadolulu Mehmet
    ‘ben de yüz yıllarca yaban ellerde
    neyin uğruna bilmeden can vermişim
    kendi yurdum uğruna can vermenin tadına
    ilk kez Çanakkale’de ermişim.
    Uğrunda can verdikçe vatandı ancak
    ekip biçtiğim padişah mülkü toprak
    değil mi ki sizler alamasanız bile
    bu topraklar almış sizi sizleri basmış bağrına
    sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale.

    Çanakkale’de toprağının
    üstü cennet altı mezar
    kavga bitmiş mezarlarda
    kaynaş olmuş yiten canlar.

    Bir garip savaştı Çanakkale savaşı
    kızıştıkça kızgınlığı dindiren
    ara verildikçe ateşe
    düşmanı kardeşe
    döndüren bir savaştı.
    Kıyasıya bir savaştı
    ama saygı üreten bir savaş
    yaklaştıkça birbirine
    karşılıklı siperler
    gönüller de yakınlaştı
    düştükçe vuruşanlar toprağa
    dostlar gibi kaynaştı.

    Savaş bitti.
    Ölenler kaldı sağlar gitti
    köylü köyüne döndü evli evine
    kır çiçekleri geldiler akın akın
    çekilen askerlerin yerine
    yaban gülleri, dağ laleleri, papatyalar,
    kilim kilim yayıldılar toprağa.
    Siper siper
    toprağın savaş yaralarını örttüler
    koyunlar koruganları yuva yaptı kendine
    kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine.
    Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle
    silah yerine saban tutan elleriyle
    geri aldı savaş alanlarını doğa
    can geldi toprağa silindikçe kan izleri.
    Yeryüzünde cennet oldu öylece
    o cehennem savaş yeri
    şimdi Çanakkale Gelibolu
    bahçe bahçe, ülke ülke
    mezar dolu.

    Üstü cennet altı mezar
    Çanakkale toprağının
    kavga bitmiş mezarlarda
    kaynaş olmuş yiten canlar.

    Huzur içinde uyusun
    vuruştukları toprakta
    kavgadan kinden uzakta
    yan yana dostça yatanlar.

    Bülent Ecevit şiirleri Çanakkale Şiiri - Bülent Ecevit Çanakkale Şiiri - Bülent Ecevit şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Promete Kentte Şiiri – Bülent Ecevit

    Türk – Yunan Şiiri Şiiri – Bülent Ecevit

    Jeolog Şiiri – Bülent Ecevit

    Çağ Başında Şiiri – Bülent Ecevit

    Uçan Daireler Şiiri – Bülent Ecevit

    Turkish – Greek Poem Şiiri – Bülent Ecevit

    Bunları da Okuyun

    Kanto VIII Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Aşkın Borsası Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Çoban Meryem Şiiri – Ali Yüce

    29 Aralık 2021

    Seng-i Derya Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Yahya Kemal Beyatlı

    Rindlerin Akşamı Şiiri – Yahya Kemal Beyatlı

    Yahya Kemal Beyatlı

    Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç! Cihana bir…

    Doldu Cismim Nemden Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Destgirlik Ummam Senden Bir Zaman Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Kanto VIII Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Capçino Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    Paysız Şiiri – Nail Abbas Sayar

    29 Aralık 2021

    Köprülü/ Veles Şarkıları-ı- Şiiri – Adnan Özer

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Karacaoğlan şiirleri Ruhsati şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.