Bunları da Okuyun

    Döngü Şiiri – Adnan Azar

    29 Aralık 2021

    Yaz Gelip De Beş Ayları Doğunca 2 Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Bir Serv-i Nazenin Ey Gül-i Handan Şiiri – Sıdkı Baba

    29 Aralık 2021

    Aşklar Şiirle Kanar Şiiri – Ahmet Necdet Sözer

    29 Aralık 2021

    Evvel Bize Dost Diyenler Şiiri – Teslim Abdal

    29 Aralık 2021

    Gizli Şeyler Şiiri – Konstantinos Kavafis

    29 Aralık 2021

    Sorular Şiiri – Bertolt Brecht

    29 Aralık 2021

    Müfredât 78 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    İşaret Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Balta Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Cahit Koytak»Harranlı Müneccim Şiiri – Cahit Koytak

    Harranlı Müneccim Şiiri – Cahit Koytak

    Cahit Koytak- Cahit Koytak
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    sonunda yağmur yağacak,
    hem öyle bir yağmur ki
    yapılmayan işlerin,
    ödenmeyen borçların,
    tutulmayan sözlerin
    mazereti olacak .
    ve kefareti, uğruna bir tazenin
    kalkıp yollara düşmeyi
    ve kaderle güreşmeyi bu yaşta
    göze alamamanın…
    öyle bir yağmur ki, aylarca
    belki yıllarca yağacak;
    senatoyu su basacak,
    sarayı, kiliseyi …
    ve patriğin külahını
    snodun çamurlu tortuları üstünde
    yüzdürecek kadar
    yükselecek sular;
    yağlı takkelerini yüzdürecek kadar
    çerçöple birlikte,
    kavgayı kızıştıran ruhanilerin;
    ve takma başı üstündeki
    takma perçemini
    biçare imparatorun.
    elmas sertliğinde yağacak,
    sabır inceliğinde…
    ve yasaları eritecek yağmur,
    töreleri – o yıkılmaz sanılan
    kaleleri, kurumları falan…
    yer gibi sağlam, gök gibi her yerde
    diyerek şanını yücelttikleri
    ama kanını emdikleri,
    kökünü kemirdikleri
    köhne devleti…
    öyle bir yağmur ki…
    allakbullak edecek piyasaları,
    dinleri, sanatları, ülküleri;
    maskaraların suratlarına sürdükleri
    boyalı pudra gibi eritip akıtacak,
    pudra şekeri gibi…
    dilleri, üslupları, retorikleri.
    ve siz ey, süslü seremonilerin,
    sadakat gösterilerinin,
    ödüllerin, nişanların altında
    yamalı ciğerlerini,
    tahta cambaz bacaklarını
    gizlemeye çalışan
    yeteneksiz saray şairleri!
    o yağmur yağınca,
    o büyük yağmur,
    teranelerinize can katmak için
    cıvıltılarına kulak kabarttığınız,
    tahsisat-ı mestureden ödenekli
    ilham perileriniz,
    ilham fareleriniz
    yuvalarından dışarı vuracak,
    halkın yatağının, yastığının altından,
    gardıroplarından fahişelerin,
    akla gelen her kuburdan,
    hatta ayak yollarından muhaliflerin;
    hem de leşlerinin kuyrukları
    sizin burunlarınıza
    dolanmış olarak!
    o yağmur yağınca,
    o büyük yağmur,
    kemerli, revnaklı hayalhanelerinde
    arp çalan, neşide söyleyen,
    iskambil falı açan
    ve tatlı ürpermeleri içinde
    ölümlü ihsasların
    aşk oyunlarıyla oyalanan
    zarif ruhlarını çürütecek rutubet
    ve rakik vicdanlarını
    suskun entelektüellerin.
    ve yıkayacak o büyük yağmur,
    silip temizleyecek
    noktasına, virgülüne kadar,
    halkın belleğine balçıkla sıvadıkları
    bulanık satırlarını,
    görece lekelerini şöhretimin;
    o göçebe serazen güzeliyle yaşanan
    küçük, masum macerayla ilgili…
    bunları ben söylüyorum;
    en uzak yıldızlara,
    ziclere, atlaslara bakarak…
    ben, El Harizmi’nin gözde tilmizi,
    -öyle olduğu için de
    Bağdat’ta tutunamayan,
    Roma’da anlaşılmayan,
    ve Bizans’ta, elli yaşında
    tam yıldızı parlayacakken
    adı ikon kırıcıya
    ve kart hovardaya çıkartılan-
    ben, yıldızbilimci, şair,
    Harranlı Leon:
    ben, matematikçi, mimar, ressam;
    rum ateşinin mucidi;
    hendesede hace-i hacegân;
    yedi dilde konuşan,
    üçünde yazan-bozan;
    gizli ilimlerde,
    bahusus maraz-ı kalpte
    ve inkisar-ı aşk ve muhabbette uzman;
    diline hâzık hekim,
    eline mahir cerrah;
    tarid-i cin ve sihir,
    ilahiri ilahiri ilahir…

    Cahit Koytak şiirleri Harranlı Müneccim Şiiri - Cahit Koytak Harranlı Müneccim Şiiri - Cahit Koytak şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yüreğim Parmağımın Ucunda Şiiri – Cahit Koytak

    Yüreğe Yapılan Dövme Şiiri – Cahit Koytak

    Yol Arkadaşı Şiiri – Cahit Koytak

    Yalnızlık Kayzer’den Daha Güçlüdür Şiiri – Cahit Koytak

    Viyanalı Ermiş’in İtirafları Şiiri – Cahit Koytak

    Virtüöz Ölüm Şiiri – Cahit Koytak

    Bunları da Okuyun

    Şehir Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021

    Ölüm Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    İstersen Al Götür Beni Şiiri – Afşar Timuçin

    29 Aralık 2021

    Ferhat Şiiri – Arkadaş Zekai Özger

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Ümit Yaşar Oğuzcan

    İstanbul Dedim de Seni Hatırladım Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    İşte İstanbul yorgun şehir işte canından bezmiş boğaz vapurları kederli tramvaylar ve Galata Köprüsü’nden telaşlı…

    Erzincan (Sam Değmiş) Şiiri – Aşık Veysel Şatıroğlu

    29 Aralık 2021

    Biz Muhammet Ali Diyenlerdeniz Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Tadı Şiiri – Ali Rıza Ertan

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Kal Sağlıcakla Şiiri – Cemal Safi

    19 Ağustos 2025

    Vardım Kırklar Yaylasına Şiiri – Şah Hatayi

    29 Aralık 2021

    Kına Mı Yaktın Eline (Emine) Şiiri – Neşet Ertaş

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Agah şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Ruhsati şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.