Bunları da Okuyun

    Yetim Bahçe Şiiri – Bedri Rahmi Eyüboğlu

    29 Aralık 2021

    Mihmanlar Hoş Geldiniz Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Hayat Bir Emrin Var Mı? / Titrek bir mum ışığında yaşayan annelerimiz Şiiri – Cezmi Ersöz

    28 Aralık 2021

    İnce Şiiri – Sefil Selimi

    29 Aralık 2021

    Dostun Muhabbeti Cana Gelince Şiiri – Aşık İsmail Daimi

    29 Aralık 2021

    Âsâyiş Olur Sanma Cihân-ı Fânî Şiiri – Baki

    29 Aralık 2021

    Heyelan 1 Şiiri – Mustafa İslamoğlu

    29 Aralık 2021

    Değiliz (Aşığız Lafz İle Mana İle) Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Yaşantı Ve Ölüm Şiiri – Necdet Evliyagil

    29 Aralık 2021

    Yön Arıyom Şiiri – Sefil Selimi

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Cahit Koytak»Ölümün Estirdiği Düşünceler Şiiri – Cahit Koytak

    Ölümün Estirdiği Düşünceler Şiiri – Cahit Koytak

    Cahit Koytak- Cahit Koytak
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    I

    İyi şairler vaktinde ölmesini bilirler;
    Büyük şairlerse, hemen her zaman
    Şiirlerinden önce ölürler.

    Aslına bakarsanız, şairler iki kere ölürler,
    Bir kendi ölümleriyle,
    Bir de şiirlerinin ölümüyle.

    Ama bir kere de dirildiler mi,
    Şiirlerinin sayısı kadar dirilirler,
    Okurlarının sayısı kadar dirilirler.

    Bir kuşun, tüylerinin, teleklerinin
    Sayısı kadar çoğalıp, çoğalıp
    Kuş katarına dönüşmesi gibi bir şey, bu.

    12 Haziran 2008

    II

    Bir şeyler öğrenmek için
    Bir ömür harcarsın,
    Tam, öğrendiklerimle, hakikatin
    Boyunu posunu öveyim, derken,
    Bakarsın, senin ‘hakikat’ dediğin haspa
    Huyunu husunu değiştirmiş,
    Koynunda sabahlıyor
    Akçeyi bastıranın.

    12 Haziran 2008

    III

    sanatçı kendine sorar
    kim olmalıyım ki,
    herkesi olmam gerekmesin?

    bilge kendine sorar:
    neyi bilmeliyim ki,
    her şeyi bilmem gerekmesin?

    insan kendine sorar
    neyi düşünmeliyim ki,
    ölümü düşünmem gerekmesin?

    13 Haziran 2008

    IV

    Sevdiklerimiz hakkında bilgi toplarız.
    Ve böyle yaparak nesneleştiririz onları.
    Bilgi, sevdiğini ölü ister.

    Mezardaki karanlık bilgiyle,
    Bilginin kireciyle ağartamazsınız;
    Yanınızda fener götürmeniz gerekir;

    Ama fenerin de orada göstereceği
    Kendi içinizdekilerden farklı değildir:
    Kurtlar, güveler, dişler, tırnaklar, kemikler…

    12 Haziran 2008

    V

    bir gün, göğsümde kitap,
    öyle, okurken öleceğim;

    burnumda bayıltıcı kâğıt kokusu,
    mürekkep kokusu,
    hurufatın içine gömüleceğim.

    kendi küçük hikâyemden süzülüp
    büyük hikâyeye emileceğim.

    13 Haziran 2008

    VI

    bir de şöyle bir sızlanması olabiliyor
    ileri yaşlarda ruhun:

    “ah, zaman yok, zaman yok
    içimdeki kapıları kırmaya,
    sandıkları döküp saçmaya,
    kanıtları yok etmeye,
    kötü anıları yakmaya! “

    13 Haziran 2008

    VII

    bir yağmur yağsa bugün,
    bir yağmur yağsa, bir yağmur!
    ince esmer kadınlar sofalarda
    yüzlerini avuçlayıp, sebepsiz
    ağlasa, ağlasa, ağlasa!

    ölüm de mahviyetten
    kaf dağının arkasına saklansa
    ve unutturmaya baksa
    yapıp ettiklerini!

    13 Haziran 2008

    VIII

    insanlar gider, taşlar kalır,
    taşlar kalır ve konuşur
    insanın insana konuşmadığı kadar.

    13 Haziran 2008

    IX

    – seni tanıdım, kader,
    bak, senin gibi oldum!

    – bunu iltifat mı bileyim, efendimiz?
    gülü sayıklayıp da, dikeni
    kucaklamış olmayasınız, sakın?

    bağrınızdaki kanın rengine kanıp,
    gül size ram oldu
    sanmayasınız sakın?

    14 Haziran 2008

    X

    ölümü düşünmekten yoruldum,
    şimdi ölümü düşünerek dinleniyorum:

    ölümü düşünerek kaybettim;
    ölümü düşünerek kazanmak istiyorum.

    kendini ölümle yüz göz olmanın,
    ölümle kadeh üstüne kadeh tokuşturmanın
    verdiği sarhoşluğa kaptıranın vay haline!

    14 Haziran 2008

    XI

    Matematikçi Kurt Gödel, az konuşan,
    insanlardan kaçan biriymiş.
    öldüğü zaman, ağırlığı yalnızca
    yirmi yedi kilogram gelmişmiş;

    ruhun, sırtına vurup bedeni,
    matematiğin göğünde,
    rakamlar, simgeler arasında
    rahatça kanat çırpabileceği
    ağırlık bu, demek ki.

    ölüm yatağında, merhumun
    küçücük cesedini
    cenin gibi kıvrılmış durumda
    bulmuş yakınları.

    tıpkı, sözcüklere
    ve esritici sorulara gömülüyken
    kendi annesinin karnında
    hissettiği gibi, şairin.

    14 Haziran 2008

    XII

    bir odada tek başına günlerce
    yahut kıyamete kadar mezarda
    sükûn içinde oturmayı öğreten
    ve bunu katlanabilir kılan bilgi…

    işte bir ömür boyu
    aranmaya değer olan!

    14 Haziran 2003

    Cahit Koytak şiirleri Ölümün Estirdiği Düşünceler Şiiri - Cahit Koytak Ölümün Estirdiği Düşünceler Şiiri - Cahit Koytak şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yüreğim Parmağımın Ucunda Şiiri – Cahit Koytak

    Yüreğe Yapılan Dövme Şiiri – Cahit Koytak

    Yol Arkadaşı Şiiri – Cahit Koytak

    Yalnızlık Kayzer’den Daha Güçlüdür Şiiri – Cahit Koytak

    Viyanalı Ermiş’in İtirafları Şiiri – Cahit Koytak

    Virtüöz Ölüm Şiiri – Cahit Koytak

    Bunları da Okuyun

    Mavi Gece Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Öldürmeyeceksin Şiiri – Necati Cumalı

    29 Aralık 2021

    Şikayet Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Aşka Dönüş Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Necip Fazıl Kısakürek

    Meydan Şiiri Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Necip Fazıl Kısakürek

    Tek istikamet kabe; Ve tek örnek sahabe… Böyle yükseldi sütun, Böyle kuruldu kubbe. Derken nuru…

    Feza Pilotu Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Zindandan Mehmed’e Mektup Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Hasan’a mektup – 13 Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Bak Sitanbûl’un Şu Sadâbad-nev Bünyanına Şiiri – Nedim

    29 Aralık 2021

    Gün Işığı İmecesi Şiiri – Bedrettin Aykın

    29 Aralık 2021

    Muska Şiiri – Metin Altıok

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Ruhsati şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Karacaoğlan şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.