Bunları da Okuyun

    Ego Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Rüzgârı Acıtan Doğu Şiiri – Bejan Matur

    29 Aralık 2021

    Sone 107 Şiiri – William Shakespeare

    29 Aralık 2021

    Fosforlu Cevriye Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    Naci Derler Bir Güruha Uğradım Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Çoban Çeşmesi Şiiri – Faruk Nafiz Çamlıbel

    29 Aralık 2021

    Felsefe Taşı Şiiri – Hulki Aktunç

    29 Aralık 2021

    Kötü Zamanlar Şiiri – Fikret Demirağ

    29 Aralık 2021

    Adına Kızan Şiiri – Fazıl Hüsnü Dağlarca

    29 Aralık 2021

    Vişne Bahçesi Şiiri – Cezmi Ersöz

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Milli Edebiyat Dönemi»Hüseyin Nihal Atsız»Topal Asker Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Topal Asker Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Hüseyin Nihal Atsız- Hüseyin Nihal Atsız
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ey saçları “alagorsan” kesik hanım kız!
    Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

    Bacağımla alay etme pek topal diye.
    Bir sorsana o topallık bana nereden hediye ?

    Sen Şişli’de dans ederken her gece gündüz,
    Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz

    Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
    Siz salonda dans ederken bizler savaştık .

    Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,
    Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

    Olan işler dimağını azıcık yorsun!
    Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;

    Biliyorum baldırını o kadar nazla
    Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla

    Benim bütün elbisemden… Hatta kendimden…
    Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben

    Neyim? Bir hiç… İşe güce yaramaz topal…
    Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al:

    Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
    Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!

    Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
    Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!

    Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
    Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.

    Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
    Dolaşırken… Biz de tipi, fırtına, yağmur,

    Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
    Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık.

    Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
    Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık…

    Gülme öyle bana bakıp pek arsız arsız
    Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

    Sana karşı haykıranı, mecbursun dinle;
    Bugün hesap göreceğiz artık seninle:

    Ben cephede geberirken, geride vatan
    Aşkı ile bin belalı işe can atan

    Anam, babam, karım, kızım, eziliyorken
    Dağlar kadar yük altında… gel, cevap ver, sen

    Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?
    Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!

    Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
    Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda…

    Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:
    Sizin için harp ederken yedim kurşunu.

    Onun için topal kaldı böyle bacağım,
    Onun için tütmez oldu artık ocağım.

    Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
    Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.

    Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
    Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,

    Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız
    Size şarap oldu sanki… Şehit canımız

    Güya sizin mezenizdi! Yiyip içtiniz;
    Zıpladınız, kudurdunuz arsız, edepsiz!..

    Gerçi salonlarda senin “yıldız”dı adın,
    Hakikatte fahişesin ey alçak kadın!

    Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:
    Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.

    Omuzun da neden seni fuzuli çeksin?
    …………………………………..
    Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..

    1926

    Hüseyin Nihal Atsız şiirleri Topal Asker Şiiri - Hüseyin Nihal Atsız Topal Asker Şiiri - Hüseyin Nihal Atsız şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Sarı Zeybek 1 (devamı) Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Sarı Zeybek 1 Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Sesleniş-2 Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Unutma Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Sesleniş Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Türk Gençliğine Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Bunları da Okuyun

    Orda Şiiri – Ali Püsküllüoğlu

    29 Aralık 2021

    Bayramlık Giysi Şiiri – Sedat Umran

    29 Aralık 2021

    İnsanlar Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021

    Ressam Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Neşet Ertaş

    Gör Ki Felek Bize Neler Eyledi Şiiri – Neşet Ertaş

    Neşet Ertaş

    Gör ki felek bize neler eyledi Attı gurbet ele parelerimi aman aman Kimse bulamadım derdim…

    Başlamalar Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Geçer Akça Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Bir Formül Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Bir Portre İçin Taslak Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Dinle Sana Bir Sözüm Var Şiiri – Neşet Ertaş

    29 Aralık 2021

    Leylâ Vü Mecnûn 1401-1500 Şiiri – Fuzuli

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Agah şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.