Bunları da Okuyun
Dönemler
Bugün ben bir güzel gördüm Yeşiller giymiş ağ üzre Bir bakışta aklım aldı Dururken ben ayağ üzreMah yüzüne mi bakılır…
Gele dilber gel Allahı seversen Gel ağlatma beni eller içinde Ne acayip olur şu halk-ı alem Söyleşirler bizi diller içindeBunca…
Yücesi dumanlı boranlı dağlar İncitmen sunamı yol verin gitsin! Eyyamı şitada bahara erişsin Eline bir deste gül verin gitsin! Uğratman…
Kalktı yelken eyledi Murat Reis, Baş başa düşmana varırım demiş. Vaktinize hazır olun gaziler, Ya ser verir, ya ser alırım…
Sevdasını başımızda Görür nazlanı nazlanı Sülün gibi karşımızda Yürür nazlanı nazlanıGözümden akan kan gibi Güzellere sultan gibi Hublar üstünde han…
Sabâ selâm eyle gül yüzlü yâre O mübarek hatırcığı hoş mudur Ben bendesi ayrı olalı gözden Kadrin bilmezlerle hâli hoş…
Kuşlar içinde bir ak kuş Eşim yok deyi çağırır Bu çarh-ı gerdun elinden Sinem çâk deyi çağırırKumru eder canım hasta…
Eğer sorarsan halimden Bir cansız ölüyüm şimdi Aldanıp gönlüm alal’dan Divâne, deliyim şimdiGeceler girer düşüme Başım erişmez yaşıma Buyruk değilim…
Çünkü dilber bana meylin yoğ idi Ezelinden ikrar vermiye idin Muhabbettir güzelliğin nişanı Uğrun uğrun bakıp gülmiye idinHani benim ile…
-Genç Osman Destanı-İptida Bağdad’a sefer olanda Atladı hendeği geçti Genç Osman Vuruldu sancaktar kaptı sancağı İletti bedene dikti Genç OsmanEğerleyin…
Genç Osman dediğin bir küçük uşak, beline bağlamış ibrişim kuşak, Askerin içinde birinci uşak, Allah allah deyip geçer genç Osman…Genç…
kapı çaldı, aldırmadım. tek başıma bağdaş kurmuştum. tek başına bağdaş kuran erkeklere aşık olan kadınları düşündüm. çoğu doğulular’dı. taze akıtılan…
yusuf kuyusundan çıkılmaz! çünkü yusuf kuyuda sürekli allah’ladır varsın yakup kör olsun yakup’un kör olması kuyuya oğlunun ardından cumburlop atlamasıdır…
adamlar sabahtan beri önümde mezar kazıyorlar güneşli havanın içinde dolanan sert bir rüzgar var cennet aslında koca bir yalandan ibarettir…
yükün taşınmağı var canın yaşanmağı toprağı yüce dağlardan yuvalamışlar asfalt doğuyor güneş diriler savaşıyor ama öyle mağlup olmuşum sanma sen…
vuruldun seni bir karanlığa gömdüler adını sordular söylemedim münevver üstümü aradılar yok altımı aradılar yok boynu hayli bükülmüş bir tuzaktan…
Çabuk söylenen yalanlar, unutkanlığın dip derinlerine gömülüdür. Hakikat ise, bu yalanların çokluğu altında, daha da derinlerdedir. İkisi arasında bir yoğunluk…
bismilahirrahmanirrahim yağmur yağınca her şey iyiye gidiyor sevgilim çamuru çıkıyor dünyanın rahatlıyoruz eve yalın yalın dönüyoruz da kimsesiz yoktur yine…
vurma zahit başını cihanın karasına ne seda var ne ziya ne lezzet var ne doku ölümle yırtılacak perdenin arkasına karanlık…
düşündüğün farklı durumun farklı sen ne ayaksın allahınseversen ikilik? gözlerin güzel de acep nereye bakıyor? bizim tek bir gönlümüz vardır…