Bunları da Okuyun
Dönemler
Acı Bir Rüzgardır Eser Dağlardan Ovalardan Kapkara Kanını Kurutur Yoksulların Sonra Kıtlık Pahalıl………………..
Ben Böyle Taşların Çukurların İçinde Kalmışsam Yalnızsam
Bugün görüş günümüz Dost kardeş bir arada Telden tele M………………..
Ne, bizden geri, deniz aşırı şarkılar, Ne tadılır ne bölünür nimetler bizsiz. İnan kardeşim inan Ne yalan bu dünya, Ne…
Düştüm bir öylesi çekilmez derde, Ne ölümü düşünürdüm, ne yaşamak korkusu, Ne sır aradım herşeyde, ne gariplik var serde, Ne…
Ben berceste mısraı buldum Hey ömrümce söylerim Gözden, gezden, arpacıktan olsun Hey ömrümce söylerim! Bizsiz Ilgaz’ın çam ormanları güzel değildir.…
Ha üç gün önce, ha beş gün sonra. Geldiğin gibi gidişin. Nereye gittiyse anan, baban, Peşinden kardeşin.Bir yaprak dökümüdür dört…
Biz o kadar ağladık ki beraber, Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik. Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik Yavaşça alçalarak, yavaşça bizi…
Nişanlılık Hangi birini anayım, Buluştuğumuz kumluk, uzak iskele. Her yerde bir başkalık. İlk defa gelişimiz el ele.Sonra bir gün, kalabalık…
Bütün saadetler mümkündür.. Şu kapının açılması, İçeri girivermen, Bahar, kuşlar, gündüz. Ve bütün dünya
Ah işte duyuyorum mesut günler içinden, Sana “sevimli yüzün asla solmasın” diyen, Bütün adınla dolu o coşkun şarkıları… – Sen…
Sizleri görüyorum, bahçemizdeki çamlar, Bütün gün gölgesinde oynadığım dost badem. Derken dallardan, ılık………………..
Tanrım, sonsuz dünyada ben âcım ve ufağım, Kulların arasinda Tanrım ben bir koyunum. İki tuğla halinde kenetlenmiş dudağım, Sonra geçtiğim…
Cahit Sıtkı Tarancı’ya-Susamis, analara, ogullara, kizlara kardesim, Su, Susamis vakte.Şimdi çıkıverecek karşıma arkad………………..
Daha çok anlıyorum kıymetini Her akşam bu odada buluşmamızın. Farkında olmaksızın o kadar mesut, Dereden tepeden………………..
Ölüler, ölüler nerelerdesiniz? Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz. Artık gündüzleriniz gece, Bütün günleriniz: dün. Artık her sözünüz sükût, Her işaretiniz gizli.…
Ne çok anlatacaklarınız var Birbirimize nişanlılar! Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum, Ben de şu parkın sıralarında oturdum, Ümid…
-Yaşar Nabi’ye-Sabah… Ah şükrederek çıkmak geceden. Ayak bastığım kıyı, yeniden doğuş. Sabah, beliren evim, bahçeler ve sen, Henüz uyuyan dallar,…
Odamız kararırken indirdiğin perdeler, -Çarşının gittikçe artan gürültüsü- Gelip kenarına oturduğun minder, Genç kızken işlediğin masa ört………………..
İlk Yağmur Damlası Düştü Kuru Yapraklarına Güzün. Ardınd………………..