Bunları da Okuyun
Dönemler
O korku vardı hep çıkılan yolda O korkusuzluk vardı Suyun su olduğu günden beri akardı Biri can verip aydınlatır
Sel taşkını bir akşamüstü Bulutları bağrına basan Ağaçlara sordum seni Yaprak rüzgarı tutmaz dediler Uzun uzun baktılar yalnızlığı………………..
Sabrın çalkalanıp taştığı sulardadır Çığlıklarla parçalanmış uykularda Buruşturulup atılmış aşklarda Ve çalınmış mutluluklardadır Ses ile yürek Büyük rüzgârların o yanık…
Özlenen ateş yakılmıştı sonunda Elden ele bütün dünyaya taşınmıştı………………..
..ey acılara tat veren güzellik Yüreğimize hoşgeldin Geldin de
Hangi şiire başlasam suskunum sana Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun Güneşte kavrulan bir kum tanesi Çatlayan dudaklarım oluyor her…
Çıksam şimdi güzelliğin gökyüzüne Dolaşsam Görsem bütün tanrısal sevgileri Ölümsüzlüğün sofrasına bağdaş kursam Ve anlatsam Anlatsam o ağlatan mutluluğu Bilmem…
Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek…
Hanginiz aklınıza getirdiniz. Benim bir gün insanlığımı Bitkilere hayvanlara kadar Bir gün tutup genişleteceğimi Bütün bu dünyaya saracağımı sonra daŞu…
Ne sigaralarda tat kaldı Ne gönlümü avutur tazeler, Önümde açık duran tek umut Kapısı daraldıkça daraldı.Her gece gökte bir küçük…
Hangi şehre gidilir yalnız başına, Hangi şarkı dinlenir senle olmayınca. Kimle çay içilir? En güzel sözlerin altı kim için çizilir…
‘Bu oğlan, dedi, daha ne kadar kaçacak? On ikisinde kaçtı, on altısında kaçıyor.’ Böyle deyip sustu. Ağzının sol yak………………..
IBenim yüzüm bir bayram telâşıdır Küller ve biraz da deniz artıklarıylaBen ki çocuklarla büyüdüm ve (Bu yüzden uzundur ya biraz…
Ölüm daha kolaydır sevmekten, der ya Aragon Anla ki ölüme benzer sevmek. Sözcükler ki alevdir Ve karadır şair………………..
Uyandırdım Hudson’u, tıfıl bir su gibi Mırıldanıp duran olduğu yerdeBen ki okudum suları okumadıklarıma geçtim hızla Okyanus’ta sallandım durdum ölümle…
Güneş cebimde bir bulut peydahladı. Taş, kördür diye yazdım. Ölüm, geleceksiz. Şeylerin yalnız adı var. Ve: ‘Ad evdir.’ (Kim söyledi…
Düşünürken buldum kayayı. Otlarla konuşmaktan geliyordum. Ölü bir yaprak, adını unutmuş bir sokak, sav dolu bir tümce, suçlu bir ırmak,…
Size baktım. Sesin eski ve yalnız Sizi soyuyorum. Büyük ağzınız.Gözlerinizi alıyorum. Gözle- riniz Ortaçağ. Kocaman ve ıssız.Alıp ell………………..
Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasından bir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçen geçtiği yeri yavaş yavaş çıktım içimden.Dokundum yavaş………………..
Nigâri, bir kâğıdı bir kalemi sevdi. Padişahları gördü Gala- ta’dan. II. Selim’le ava çıktı. I.François’yı, V.Charles’ı çizdi. Büyük dedesi gibi…