Bunları da Okuyun
Dönemler
Gel sevelim sevileni seveni Sevgisiz suratlar gülmüyor canım Nice gördüm dizlerini döveni Giden ömür geri gelmiyor canımÖzü gülmeyenin yüzü güler…
Sevda gitmiyor serde de (amanın leyla…) Düşürdün beni derde de (söyle yarim söyle) Zülüflerin dökülmüş de (amanın leyla…) Al yanağına…
Niye çattın kaşlarını Bilmiyom yar suçlarımı Ben ölürsem saçlarını Yolma gayrı yolma leyli leyli yarBen yandım aşkın narına Meyletmem dünya…
Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın Bende hiç gülmedim yalan dünyada Sen beni gönlünce mutlumu sandın Ömrümü boş…
Ahu gözlerini sevdiğim dilber Sana bir sözüm var diyemiyorum Sırrımı ellere veremiyorum Derdimi ellere diyemiyorum Helal olsun al yanaktan aldığım…
Bir anadan dünyaya gelen yolcu Görünce dünyayı gönül verdin mi? Kimi büyük kimi böcek kimi kul Merak edip hiçbirini sordun…
Cahildim dünyanın rengine kandım Hayale aldandım boşuna yandım Seni ilelebet benimsin sandımÖlürüm sevdiğim zehirim sensin Evvelim sen oldun ahirim sensinSözüm…
Şu garip halimden bilen işveli nazlı Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Datlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm Gönlüm…
hazırlandın diyelim bir yolculuğa “bu,yalnızlığıda olabilir”diyor birisi dayanıklımısın bakalım silahın nedir ilkin asfalt ve beton bir bakarsın önün ardın su…
Şimdi Palandöken’de çoban Ahmet’in Tabanlarının üç metre altında, Sessiz bir bahar başlamaktadır. Yol bulmuş da, kar suları toprağa İnce bir…
İşte suyumuzu kestiler ama masamda yine bir çiçek bir çiçeğin akşamı elbet bir çiçeğe benzeyeceknasıl güzel nasıl diri bir çiçek…
Söylenir ve yarım kalır bütün aşklar yeryüzünde bir kaktüs bol sudan nasıl nasıl çürürse, öyleEn sevdiğim temmuzdu aylardan hazirana benzediği…
birden hatırladık seninle buluşamadığımız günleri gel ey büyük bakış yüce suskunluk gel artık berikentleri ve kasabaları ve köyleri çevirdik senin…
kalın ve karanlık bir çatı merdiveni gibi giderilmez eksikliğini tanırım onun suyun bardakta duruşu gibi bir öfke usul usul büyürken…
söyle ben saçlarımı kestirirsem ne olur bir başkaldırma ancak saçlarından tutulurherkes annesi sanır bir kısır yalnızlığı oysa herkesin annesi aslında…
1ben ne güzel işerim güneşe karşı arkamda medrese duvarı önümde çarşıbir sürekli kaşınmadır yaşadığım törelere ve alışkanlığa karşıgeldim gittim geldim…
yorgunsun hoşgelmişsin kara gece nöbetinden hoşgelmişsin yat uyu yerin hazır hak etmişsin uykuyu helal olsun uykun bahtiyar sağlığın ama bir…
Kapalıçarşıda, bir kuyumcu dükkânında Sol eline bir yüzük takmıştım. Senin entarin basmaydı. Benim elbisem pamuklu Yüzüklerimiz sekiz ayardı…Çocuklar gibi gülmüştük,…
işte herkes yüz yüze şimdi geceyle karşılıksız suçlamalarla avutuyor kendini ‘senin aşkındır’ diyor uzun iç-çekişlerle birisi birisi ‘her şey uzakta…
Beş kere yedi mi dediniz, dursun Yıldız, poyraz, gündoğusu, dursun fasulya mı dediniz, dursun Ben varım sen varın o var…