Bunları da Okuyun
Dönemler
Biz,kısık sesleriz…minareleri, Sen,ezansız bırakma Allahım! Ya çağır şurda bal yapanlarını, Ya kovansız bırakma Allahım! Mahyasızdır minareler…göğü de, Kehkeşansız bırakma Allahım!…
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek; Kerpetenlerle sûrun dişleri sökülecek! Yürü; hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın? Fâtih’in İstanbul’u…
Şehitler tepesi boş değil, Biri var bekliyor. Ve bir göğüs, nefes almak için; Rüzgar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;…
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını…
sen kader ağacı değilsin – nedeni bu tutkularına bırak kendini bir soluk va………………..
Kim ne derse desin, tek bir gerçeği vardır aşkın; Karşındakinin adam olup olmadığını, aşıkken değil ayrılırken anlarsın.Öyle insanlarla birlikte olacaksın…
1.Fakir kuş hiç unutmaz, kitapların yakıldığı yıldıKırk kapıdan birden devletle girdiğini gördük Başsız bir at ve içindeki solgun süslü binicisininDervişlere…
Kaçtığı bilinmeyen bir ülkesinde cinler padişahının, bir yeniyetme. Değiştirmiştir adını, saçlarını kazıtmıştır. Soğuk bir tabanca yastığının altında, uyuyabilir ancak. Bir…
1.Gazetelerde ak kara bir resmi otuz yillik.Arkasinda mulki taksimatli bir harita.Komiserin odasinda agirlanirmis.
Düşmemiş Hezarfen Efendi’yle karşılaşır mı acaba? Bir bakmışım baloncusu uçmuş kan mavisi balonlar Kuşların vurulduğu mevsim Üsküdar isk………………..
Dördüncü konuşmamızda (ben neredeyim?) isa’dan önce bu kentte bir karınca taciriGünahkar bir hayalet için (biraz ölüm) uyluk kemiğiyle acı çekecek
1. Kapkaragümrüklü ölçüsüz ayaksız Ali çocuklar Asılmak bilirsiniz kesin tehlikeli ve yasaktır Edirnekapı – Bahçekapı sarı kamu tramvaylarınaHaramiler Durağı’ndan Beyoğlanları…
Sana korkunç gülümsemeler bitti sonra hiç kims………………..
Ey serseriligin denizleri! Ey ahtapolari atilmislar kiyiya mutsuzlugun! Bir kraliçedir oglum kanatlarini açmis. Örtünür canfes. Unutur gitg………………..
1. Bir sadrazam ölmüş; faytonu yokuş aşağı Sirkeci’ye götürülüyor eller üzerinde. Kara bir gemiyle Ey………………..
Çünkü kapıları Götürüyorlar (öyle yanlış ki) Cam kırıkları üzerinde Üzerinde mi üzerinde üzerinde Gülüyor ve Gülen artık çingen………………..
İşte ölüm şu derin taçlı şiirdir bak Duman adamları maskeli katanalarıyla geçiyor Çalan bir bandonun eşliğinde Şimdiye dek ölünm………………..
Sanskritçeye çekilmiş atlar gibi geceleri o geceleri soyutlanmış uykular ağıyor parmaklarından
Hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıran Tuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyaya Su kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresi…
Denize atılmış şiirdir bence Yurtsayan, yurdu bi………………..