Bunları da Okuyun
Dönemler
Aşkın beni elden ele gezdirdi Cok dolandım bulamadım eşini Beni candan usandırdı bezdirdi Tuzlu imiş yiyemedim aşını..Benim ile gezdin beni…
Arzusun çektiğim Beserek Dağı Elvan elvan çiçeklerin açtı mı? Çevre yanın güzellerin otağı, Bizim eller yaylasına göçtü mü? Güney tarafında…
Beni hor görme kardeşim Sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün ben saç mıyım?Ne var ise…
Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı Avlasam çöllerde saz ile seni.. Bulunmaz dermanı yoktur ilacı Vursam yaralasam söz…
Aldanma cahilin kuru lafına Kültürsüz insanın külü yalandır.. Hükmetse dunyanın her tarafına Arzusu hedefi yolu yalandır..Kar suyundan süzen çeşme göl…
Ben giderim adım kalır Dostlar beni hatırlasın.. Düğün olur bayram gelir Dostlar beni hatırlasın.. Can kafeste durmaz uçar Dünya bir…
Güzelliğin on par’etmez Bu bendeki aşk olmasa Eğlenecek yer bulaman Gönlümdeki köşk olmasa Tabirin sığmaz kaleme Derdin dermandır yareme İsmin…
Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sâdık yârim kara topraktır Beyhude dolandım boşa yoruldum Benim sâdık yârim kara topraktırNice güzellere…
Ağlayalım Atatürk’e Bütün dünya kan ağladı Başbuğ olmuştu mülke Geldi ecel can ağladıŞüphesiz bu dünya fani Tanrı’nın aslanı hani İnsi…
Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz geceDünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı…
keşke bir erinç yeri olacak olsa idi ya da şu çok uzak yola ulaşılsa idi keşke toprağın altından bin yıl…
Tek parça gibi kadeh, kim yapıştırdı? Sarhoş onu kırdıysa sanma ki sırdı. Bu kadar güzel başı, ayağı, eli; Bir sevgi…
Dünya derdiyle harap olmadan böyle, Bol bol içelim kızıl şaraptan şöyle. Dünya kanlımız; şarap, dünyanın kanı; Kanlısının kanını kim içmez;…
Bu gece bir litrelik kadehle içeceğim. İki kadeh şarapla, zengini geçeceğim. Önce, üç kez boşayıp, aklımı ve dinimi; Sonra, üzüm’…
Şarabı ışık, güneş gibi içmeli, İçmeli dolu dolu ve deli deli. Bir tanıdık sokakta beni görünce: Merhabalar Ey Şarap; deyip,…
Ey dostum; şarap doldur, hep tut isterim, Şu bembeyaz yüzümü, yakut isterim, Saf şarapla yıkayın ölünce beni; Bir de bağ…
41 Bu serviden uzundur dileği gülün, Elde olsun kadeh ve eteği gülün, Ölüm kurdu kapıda, yırtılmadan gel; Yaşam gömleğimiz ve…
Bu yıldızlı gökler Ne zaman başladı dönmeye Kimse bilmez Kimse bilmez
Bir gün düşüp benim de ömrümün zavallı dalı çürüyüp bedenim, toprağın olunca malı olsun yarin ayak bastığı bir yer ki…
Şu Feleğin çarkında, akıl şaşırır. Bir kavanoz içinden düşler aşırır. Güneş bir ateş olmuş, dünya kavanoz; Döndürür simge, şekil; bizi…