Bunları da Okuyun
Dönemler
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç! Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,………………..
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı… Şevk akşamında Endülüs üç def’ kırmızı…Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir. İspanya…
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar, Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar, Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı, Görmezler ufuklarda şafak söktüğü…
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendikAk tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! Bir…
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yorgun ve kırılmı………………..
Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, Senin u………………..
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;…
Dışarıda bir yağmur serin ve ince Üşür sokaklarda evsiz kediler Bir ölüm yalnızlığı bende her gece Siyaha bürünür mechul sevgilerDışarıda…
…Beni, gözlerin götürür Gözlerin Aşkla, acıyla… Kuşatmışlar Sesimi, soluğumu Kesilmiş Tuz-ekmek payım Vurgunum Ve darda, Gözaltındayım. Dal, kor keser Penceremde…
Bir mavi gül bahçesi yorganım uyku saçlarımın meçhul şarkısı sonra yastığımda ilk gölgen kızlık ve ilk unutuluş ………………..
Ve güneş yasak Duvarlar vardır Ve korkunçtur yalnızlığı ranzaların Sen yatağında yanüstü dü………………..
Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, k………………..
Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğrunda ölümlere gidip geldiğim Zulamdaki mahzun resim. Görüşmecim…
Gözlerim maviliğin ruhudur. Fecirle………………..
Birine kızıyordu delikanlı: –Ah! dedi, bi bilsem onun kim olduğunu! Usluluklar içindeydi kızın gözleri: –Ya yoksa, dedi, öyle biri………………..
Canımda damıttım seni ey zulüm, Sancısını inceden kum gibi taşıdığım… Kasığımda amerikan kemendi bağıra bağıra
Palmiro, Palmiro şanlı işçi Sıcak yaralarındaki barut kokusu kesik, anaların sütü Ve kaçmıştır bebelerin uykusu Koku katedralleri………………..
Modan yaylasına eşkin almadan Maktela üzerinde sağımız Karbeyaz Çermik Dağları Solumuz kan kırmızısı Fırat’tır Dört mevsim yeşildir orman Ve toprak…
Engereğin dişlerine işledim, Ağu dişlerine Oluklu, çentik… Ve vurgun, Gözleri bir çift cehennem Burnuna kan tütmüş Pars bıyığına… Dağın pulat…
Ve güneş yasak Duvarlar vardır Ve korkunçtur yalnızlığı ranzaların Sen yatağında yanüstü d………………..