Bunları da Okuyun
Dönemler
Ben bir korsan gemisinde doğup büyüyen Denizciye benzerim, Kalbim kavgalara ve fırtınalara alışık; Tayfalar gibi canım sıkılır karada Bir hasta…
Martılar uçar… uçar… uçar… Sokak çocukları koşar. Ya sen nereye koşarsın böyle Ey denizi kirli insan? Kuşların havada uçuşu gibi,…
Vulcanus, yak ateşine, suları bile tutuştur kaynağı tanrıların kuyusu olan Nil de yansın. Yetişsin ve söndürsün onu, tutuşmadıysa Okyanus, şu…
Acılar, sıkıntılar geçti Karlar, fırtınalar geçti Ocağa attığımız odunlar Daha bir harlıÇatı aktarıldı, onarıldı Yuva yapıldı güvercine Çocuklara yer ayrıldı…
o zaman çarşilarimizi suladik atlari seyre gittik ikindilerde çok sicakti terden bunaliyorduk küçük tayin agzi süt kokuyordu çünkü sevdigimizi söylemiştikhiç…
Düşteyim işte. Çıkageldi bir güz yeli hafiften. Bir buğu gibiydi gök. Ey kendini saklayan geçmiş, ince bir tül ardında; Güz…
Koşarken aşağılara mavi dalgalanır su ki orman denizidir Bolu Dağı’nda çam kokulu: Bir ağaç dibinden bir dereden bir çaydan akar…
Durmuş bir adam saati sorar Saat kaç? Neden sorarsın be adam İşin ne saatle? Günü sorar biri Bugün ne günlerden?…
Gümüştür Ay, altındır başak Yaz geldi yine, ey çılgın! Her sabah, ardından şu dağın Güneş biraz daha güzel doğacak.Söyle, sesini…
Diyor ki bana, sevdayı ateşten bir gömlek gibi giydin mi Diyorum ona, Ferhat’ım dağlar gürzümden inledi ve yol verdi sularıma.…
Ağaç demişim ağaç olmuş Kuş demişim kuş olmuş Bir de tutup gök demişim Kocaman bir gök olmuşBulutlar kara kara bulutlar…
Benim ayaklarım bağlı gidemem Benim gözlerim bağlı göremem Benim kalbim bağlı sevemem Sen gel beni sevSen gel beni sev Bir…
Kafamın içindesin Güneş ışığında oynaşan atomda Kalbimdesin Yanı başımdaSelam sana gün yüzlü müjde Ne güzelsin
Şimdi Çemberlitaş’ta bir ev Miniminnacik öyle durur Penceresinde küçük bir kiz Saadeti yüzünden okunur. Ötede kalabalik cadde Durmuş insanlar bakinir…
Güneyden mi geldin böyle, nedir Portakal kokusu avuçlarındaBu limon çiçeği ne saçlarındaSöyle durur mu o sıcak sihir Turuncu renklerle dal…
Bir kar yağar, etraf aydınlanır, Soluk, kaygan bir dünya. Yalnızlığın. Sapanca’dan öteye Geyve’ye kadar, Raylar pırıl pırıl, tren yılgın.Ha bre…
Ben de yaşayıp öleceğim, Üstümde otlar bitecek; Ölüm gelip çatınca Söyleyecek bir sözüm olacak; –Yaşadım! İnsan ne yapar yaşarken Çiçek…
Orda sadece yalnızlık ve rüzgâr var var varsa da yok diye bellerdik kıraç toprak, başıboş sürüler… akşamları çılgınca bir kavgaya…
Çift kanatlı koca bir saray kapısı gibi Açılır zaman; Uçar güvercinler sevinçle Ve çiçekler Dikenler, doğanın yeşillikleri Yüz bin kokulu…
Yaşlılar vardır Biraz gülümserler solgunca Girerken ilkyaza Yağan yağmurlar gibiHadi biraz çık sokağa Deseniz de onlara Derler, sokaklar çamur ve…