Bunları da Okuyun
Yabancı Şairler
Ey sevda, taparlar senin gölgelerden dansına hayaller ve ışıktan harabelikler, özlemlerimle sürüklenen gölgelerden, şimşeklerde yeşermiştir bu can taşıyan ağaç, şu…
Taşlar zamandır Rüzgâr rüzgârın yüzyılları Ağaçlar zamandır insanlar taştır Rüzgâr döner kendisine ve batar taş günün içine Su yok burada…
(Vina ve Mridangam) Carmen Figueroa de Meyer için Yağmur yağdı. Saat olağanüstü bir gözdür. İçine girer çıkarız yansımalar olarak. Müziğin…
Gitmekle kalmak arasında kıpırdamayan gün, katı bir saydamlık kalıbı. Hepsi görünüyor ve hiçbiri anlaşılamıyor, ufuk dokunulamayacak bir yakınlık. Masada kağıtlar,…
Yürür ırmak kıyısında, çıplak, sağlıklı, yeni yıkanmış, yeni doğmuş geceden. Yazdan derlenmiş mücevherler yanar göğsünde. Yanardağın ağzında büyür mavi, neredeyse…
Okurum bir şiirde: Konuşmak kutsaldır. Ama konuşmaz tanrılar yaratır ve yıkarlar dünyaları insanlar konuşurken. Onlar, sözsüz oynar en tehlikeli oyunları.…
ellerim varlığının perdelerini açar seni daha derin bir çıplaklıkla giydirir gövdenin gövdelerini ortaya çıkarır ellerim gövden için başkabir gövde yaratır(Türkçesi:…
İki gövde yüzyüze bazan iki dalgadır ve gece bir okyanustur. İki gövde yüzyüze bazan iki taştır ve gece bir çöldür.…
1 Beyaz günün gölgeleri gözlerime karşı. Gördüğüm beyaz yalnızca: beyaz saat, ruh bağımsız arzudan, saatten. Usul suların sessizliği, beyaz saat,…
Günün kapıları açılır dilin kapıları gibi, bilinmeyene. Dün gece anlattın bana: Yarın imleri düşünmek zorunda olacağız, görünümü çizmek, planı tasarlamak…
At gözlü bir gece titrer geceleri, su gözlü bir gecen var senin uyuyan toprakta titreyen at gözlerinde, sır dolu sulardan…
Pierre Reverdy’nin anısına Geldiler: bir kaç kuş ve siyah bir düşünce. Ağaçların mırıltısı, trenlerin ve motorların mırıltısı, şu an geliyor…
Anımsama ile yiten yüz, dokunuşum ile parçalanan el, bin yıllık gülümseyişler üzerinde örümcek sürülerinin döndürdüğü saçlar, geçiyor önümdenyola çıkarak alnımdan,…
Her şey tehdit ediyor bizi: zaman canlı kırıntılarda ayırır gibi geleceğimle şu anda olduğum şeyi, palayla yılan gibi; bilinç, berrak,…
Avluda bağırıyor acı acı bir kuş, madeni bir para kasada. Tüyleri biraz hava, ve yok oluyor ani bir parıltıda. Belki…
Direnen öğleden sonralarıyla toplayıcı gece arasında genç bir kızın dik bakışı Bırakıp gidiyor defterini ve yazmayı, bütün varlığı tamamlanmış iki…
İnsan toz ise eğer düzlükten geçen ne varsa insandır Octavio Paz Türkçe’ye çeviren: İsmail Aksoy
Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta gözkapaklarının kırmızı yaprakları altında. Gömül vızıldayan sesin düşen sesin halkalarına ve uzaklarda yankılan dilsiz bir…
Beklenen saat bu masadan düşen sonsuzca lambanın dağınık saçı Gece döndürür pencereyi enginliğe Kimse yok burada isimsiz görüntü kuşatır beni.…
Yürüyordu kalabalığın arasında Sebastó bulvarında düşünerek bir şeyler. Kırmızı ışık durdurdu O’nu. Baktı yukarı: üzerinde boz damların, gümüş bir balık…