Bunları da Okuyun
Yabancı Şairler
Yeni hiçbir şey yoksa, yalnız eskiler varsa Demek ki beynimize oynanan bir oyun var, Yaşamış bir çocuğu doğurmağa kalkarsa Yaratma…
Tanrı beni ilk başta sana kul yaptı, sonra Keyfine el koymamı yasak etti Ya da özlem duymamı hesaplı zamanlara: Kölenim…
Tatlı sevgi, gücünü tazele de iştahın Körlendi demesinler bıçak çekmeden önce; Öyle ya, bugün doyup yatışsa bile yarın Bulur eski…
Ne yaldızlı hükümdar anıtları, ne mermer Ömür süremez benim güçlü şiirim kadar; Seni pasaklı Zaman pis bir mezara gömer. Ama…
Ah, güzellik nasıl da doğruluğun kattığı Cânım süslerle kat kat güzelliğe bürünür! Gül, alımlıdır ama, bağrında yaşattığı Tatlı kokuyla bize…
Sen neden yapılmışsın, varlığının özü ne? Sayısız garip gölge, el pençe divan sana. Herkes tek bir kez yansır, herkeste tek…
O günkü insafsızlığın şimdi yakınlaştırıyor beni sana; O zamanlar nasıl acı çektiğim aklıma geliyor da şimdi, Korkuyorum ezilmekten, kendi yaptığımın…
Sevgimin sultanı, ben kul oldum işte sana, Erdemin güçlendirdi benim görev duygumu; Gönderdiğim bu yazı, elçilik yapsın bana, Bir zekâ…
Yorgun argın, alırım yatağımda soluğu: Yatak, yol yorgununa en hoş dinlenme yeri, Ama bu sefer başlar aklımın yolculuğu, Kafam çırpınır…
Ah, nasıl efendice övgüler sunsam sana? Hep senin değerindir bende varsa bir değer, Kendimi övmek sanki ne kazanç sağlar bana?…
Çeker mi benim Esin Perim konu kıtlığı Sen şiirime sebil ettikçe soluğunu, Yanında kaba kâğıt kalemin kof kaldığı Hoş varlığın…
Seyredip haz duyar ya çökmüş bir baba hani Kabına sığamayan delifişek oğlandan, Ben de, kaderim yaman sakat edeli beni, Huzur…
Yakınmasan da olur artık kötülüğünden: Güllerde diken vardır, gümüş çeşmede çamur; Tutulur ay ve güneş, söner bulut yüzünden; En şirin…
İtiraf edeyim ki ikimiz apayrıyız Birleşik olsa bile bölünmeyen sevgimiz: Bu utanç lekeleri bende kalacak yalnız, Bana nasib olacak çile…
Öyle güzelim bir gün vaad edip sanki neden Pelerin giydirmeden yola çıkarttın beni İndi de kem bulutlar yarı yola gelmeden…
Ne görkemli şafaklar görmüşümdür, hükümdar Gözleriyle dağlara koyar en şanlı süsü, Altın yüzü öptükçe yemyeşil olur kırlar, Soluk sulara yaldız…
Benim ömrüm bitince hâlâ yaşıyorsan sen, Hoyrat ölüm gömünce kemiklerimi yere, Talihin cilvesiyle bir göz atmak istersen Ölmüş dostundan kalan…
Ölüp gitti sanarak özlediğim tüm dostlar Senin güzel göğsünde bir araya geldiler; Orda hem aşk, hem aşkın varlığı hükümdar, Hem…
Bak göreceksin bende başladığını güzün Ayaza karşı titrer dallardaki yapraklar Sararır tek tük kalır düşerler bütün bütün; Kuş sesleri kesilmiş…
Üzüntüye kapılma: zalim ecel kıskıvrak Tutup atınca beni dönülmez bir zindana Yine de şiirlerim dünyada yaşayarak Varlığımı sürdüren bir anıt…