Bunları da Okuyun

    Parıltı Şiiri – Ahmet Haşim

    10 Eylül 2025

    Harp İçinde Şiiri – Cahit Külebi

    29 Aralık 2021

    Ruhumun Dalgaları Şiiri – Sabahattin Ali

    24 Mart 2022

    Bilmem Nedendir (Diyarı Devran) Şiiri – Hodlu Noksani

    29 Aralık 2021

    Her Yeni Yaş İçindir Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Koca Tanrı Şiiri – Kaygusuz Abdal

    29 Aralık 2021

    O’na Şiiri – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

    29 Aralık 2021

    Sabah Oldu Kutlu Günler Doğuyor Şiiri – Şah Hatayi

    29 Aralık 2021

    Hacı Bektaş Veli Şiiri – Mahzuni Şerif

    29 Aralık 2021

    Babası Ölünce Şairin Şiiri – Nurullah Genç

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Yabancı Şairler»Louis Aragon»İşte Otuz Yıldır Şiiri – Louis Aragon

    İşte Otuz Yıldır Şiiri – Louis Aragon

    Louis Aragon- Louis Aragon
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İşte otuz yıldır bu gölgeyim ben ayaklarının dibinde
    Hep ardınsıra gezen kara bir köpek candan bağlı bir köpek
    Senin dik boyunun altına saklanır öğleleri
    Ve çıkar tarlalara yandan vurmuş güneşle oynamaya
    Lambaların ipliğine sarar seni ve büyür kısık oldukları ölçüde
    Nasıl seversin akşamı okumak için odalarda içinden geldiği gibi

    İşte yalnız o zaman yükselirim de tavana kadar
    Kapılır giderim sayfaları çeviren elini tekrarlamaya
    İşte otuz yıldır aklım senin aklının gölgesi

    Boşuna söyleyip dururum sanıyorlar
    Bilmem hangi garip inceliğimle
    Kara olan her şey gölgeden değil diyorlar
    Dediğimden alıyorlar bunu ondan bırakıyorlar
    Seni sevmekten vazgeçirmek için de beni
    Bir yontu koyuyorlar tensel gerçekliğin yerine senin
    Taş bayraklı bir simge bir vatan
    Ve dayadılar mı kitaplarımın o yumuşacık koltukaltına kağıt açacağını

    Hiç mi hiç anlamıyorlar niçin haykırıyorum
    Senin kanınla kanıyorum görmüyorlar
    Şarkını onlar için ne anlam taşır soruyorum biraz kendime
    Sesimde kırılan her sözcük senin boğazının bir katkısıdır bilmiyorlar mı
    Kollarını görmüyorlar mı ruhumun çevresinde

    Ruhumdan söz açacağım bir defalık şurada

    Karıştırılmış oyun kâğıtlarıdır insan dediğin
    Valeleri papazların kızların kırmızısı karası
    Ama uçucu renkler arasında karıştıran parmaklar vardır bir de hava
    Benim seçmediğim iki bilinmeyenden oluşuyor bedenim
    Ve dehşetle görüyorum ellerimin üzerinde belirdiğini yaşın bakır lekelerinin
    Ki hiç bir şeyini anlatmayacak olduğum o babanın ellerine damga vururdu

    Kendisinden olsa olsa bu baş eğme tarzını edindiğim kişinin
    Sağ yanından zor işitmesini hem işte bende de var bu
    Kulak biçimini anamdan almışım
    Bir de saç bitişini

    Ama ruh bunlardadır işte bunlarda

    Silik şaşkın şekilsiz bir ruhtu bu daha
    Işıktan söz açıldı mı zor anlayan kör bir ruh
    Bilinmeyen bir ruh nerden ortaya çıktığı
    Hangi atadan çağların felâketinde
    Yaşamamış zırdeli akıl almaz hangi amcadan
    Ya da sadece o büyük utancından annemin ben dünyaya geldiğim zaman
    Şöyle böyle bir ruh kötü eğelenmiş bir ruh taslağı kirpi gibi bir ruh ve yitirilmesi
    Üzmeyeceğe benzer bir ruh savaş alanlarında demiryolu kazalarında
    Ne işe yarayacağı bilinmeyen zavallı bir ruh
    Şimdiki zamana kapılmış giden
    Değil Hamlet tarzında bir Ofelya saçı ancak
    İçinde mektup olmayan bir şişe denizde
    İşsiz bir kıraathane müşterisinin yuvarlayıp durduğu bir Japon bilardosu topu
    Sense düşüyorsun ya sıfıra ya yüze
    İşte tıpı tıpına böyle
    Vestiyerde bir ruh ve sarhoş müşteri bulamıyor artık numarasını

    Karnaval akşamı için bir ruh yarınsa atılacak bir maske
    Takımı bozulmuş bir ruh giyilip dışarı çıkılmaz artık onunla
    Taşınması da ağır ve her zaman durması gereken zehir

    Hiç anlamamışımdır neden özen gösterdiğini ruhuma
    Kürekle bulunur bunun gibileri

    Ama ne der başkalarının gündüzünü ilk defa gören
    Ameliyat mucizesiyle
    Ruhum ne dedi sen onu kılıfından böyle çıkardığında
    Biçim verdiğinde kendine benzer
    Kollarında anlayınca bir insan olduğumu
    Bıraktığım zaman iğreti yaşamayı ve sırıtmayı kendim olabilmek için elinin değmesiyle
    Alın şu ruhumun kitaplarını alın da açın rasgele bir yerinden
    Parçalayın en iyisi anlamak için
    Kokuyu da gizemi de
    Açın sayfaları bir hoyrat parmakla buruşturun yırtın
    Bir şey kalır onlardan yalnız
    Bir mırıltı bir nakarat
    Bir şey anlatmayan bakış
    Uzun bir teşekkür kekeme
    O çayır gibi mutluluk
    Çocuk- Tanrı’sı karasevdamın
    Duaların Ave Maria’sı
    Sürüp giden uykusuzluğum.

    Açan göğüm çiçeklerim
    Ey aklım ey çılgınlığım
    Mayıs ayım ezgilerim
    Cennetim yangınım benim

    Elsa yaşamım evrenim

    Çeviren: Sait Maden

    İşte Otuz Yıldır Şiiri - Louis Aragon İşte Otuz Yıldır Şiiri - Louis Aragon şiiri Louis Aragon şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yağmur Damlalarını Kıskanırım Şiiri – Louis Aragon

    Ve Taş Düşmeye Devam Ediyor Bir Yıldız Derinliğine Şiiri – Louis Aragon

    Sürekli Devinim Şiiri – Louis Aragon

    Sana Büyük Bir Şey Söyleyeceğim Şiiri – Louis Aragon

    Ramak Kalmıştı Şiiri – Louis Aragon

    Can Kurtaran Simiti Şiiri – Louis Aragon

    Bunları da Okuyun

    Yeşil Şiir Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Kanto XL Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Ozan Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021

    Ölemsiz Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Pir Sultan Abdal

    Çıktım Yücesine Seyran Eyledim Şiiri – Pir Sultan Abdal

    Pir Sultan Abdal

    Çıktım yücesine seyran eyledim Gönül eğlencesi küstü bulunmaz Dostlar bizden muhabbeti kaldırmış Hiçbir ikrarında ahdi…

    Kırat’ın (İnce Uzun Boylu) Şiiri – Köroğlu

    29 Aralık 2021

    Felek 2 Şiiri – Mahzuni Şerif

    29 Aralık 2021

    Dîvân-ı İlâhîyât 56 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Yaptığımız Kabe’dir Şiiri – Kul Nesimi

    29 Aralık 2021

    Ay Seker Şiiri – Halim Yazıcı

    29 Aralık 2021

    Gelir Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021
    Etiketler
    Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ruhsati şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.