Bunları da Okuyun

    Bakmaz Mısın Garip Bülbül Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Şaraptan Taşan Hazdır Şarkılar Şiiri – Betül Tarıman

    29 Aralık 2021

    Asırlarca Şiiri – Behçet Kemal Çağlar

    29 Aralık 2021

    Yalnızlık Şiiri – Sedat Umran

    29 Aralık 2021

    Karanlıktaki Hazine Şiiri – Cahit Sıtkı Tarancı

    29 Aralık 2021

    İlen (Kadir Mevlam) Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Yeni Denizlere Doğru Şiiri – Friedrich Nietzsche

    29 Aralık 2021

    Tanrı Türk'ü Korusun Şiiri – Caner Kara

    20 Mart 2022

    Dîvân-ı İlâhîyât 185 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Ey Güzel Yüzünü Gören Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Mehmet Akif Ersoy»Çanakkale Şehitlerine Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Çanakkale Şehitlerine Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Mehmet Akif Ersoy- Mehmet Akif Ersoy
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
    En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
    -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde -gösterdiği vahşetle- “bu: bir Avrupalı! “
    Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

    Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
    Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1)
    Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2)
    Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
    Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
    Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
    Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
    Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
    Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
    Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
    O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
    Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler…
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat îman?
    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
    Çünkü te’sis-i İlâhî o metîn istihkâm.

    Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkîf edemez sun’-i beşer;
    Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi;
    “O benim sun’-i bedî’im, onu çiğnetme” dedi.
    Âsım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

    Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
    O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
    Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, (3)
    Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…
    Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    “Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın.
    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
    Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
    “Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
    Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, (4)
    Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
    Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
    Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

    Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn’i,
    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
    Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın…Heyhât,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…

    Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
    Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

    (1) İlk baskılarda:…kum gibi, mahşer mi, hakîkat mahşer.
    (2) İlk baskılarda:…duruyor karşında,
    (3) İlk baskıda: Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    (4) İlk baskılarda: Ebr-i nîsânı açık…

    Çanakkale Şehitlerine Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Şehitlerine Şiiri - Mehmet Akif Ersoy şiiri Mehmet Akif Ersoy şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Geçinme Belası Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Küfe Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Tevhid Yâhud Feryâd Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Merhum İbrahim Bey Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Selmâ Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Bunları da Okuyun

    Kadınlar Çıkmazı Şiiri – Ahmet Oktay

    29 Aralık 2021

    Hasan’dan Gelen Mektup – 3 Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Yuvarlağın Köşeleri-Görel-Etika-Birinci Bölüm-201 Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Fransa İçin Şiir Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    A. Hicri İzgören

    Suskun Şiiri – A. Hicri İzgören

    A. Hicri İzgören

    Susardın ve kar yağardıGözlerinde başlardı gece Yarım kalmış kitaplarda biterdi. Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı…

    Bir İki Üç Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Karanlıkta Erimek Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Karınca Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    55 Nolu Rubai Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Pare Pare Yalan Dünya Şiiri – Kul Himmet

    29 Aralık 2021

    Ellerimi Bulsaydin Şiiri – Nevzat Çelik

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Agah şiirleri Ruhsati şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.