Bunları da Okuyun

    Olmayınca (Çok Şükürler Olsun) Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Bu Ne Çîndür Zülfün Ucında Bu Ne Hamdur Ne Bend Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021

    Müfredât 33 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Bir Ucu Burda Da Bir Ucu Şurda Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Âgâz-ı Gazeliyyât 323 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021

    Ökkeş'in Türküsü Şiiri – Ülkü Tamer

    18 Ağustos 2025

    Anın Derdi İle Şiiri – Eşrefoğlu Rumi

    29 Aralık 2021

    Bisütun-i Gamda Ağlar Gezerim Şiiri – Aşık Ömer

    29 Aralık 2021

    Serçe Ve Kedi Şiiri – Sunay Akın

    20 Mart 2022

    Al Önlüklü Mavi Yazma Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Mehmet Akif Ersoy»Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Mehmet Akif Ersoy- Mehmet Akif Ersoy
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Geçende, Yayla civârında bir ufak cevelân
    Bahânesiyle, bizim eski âşinâlardan
    Bir attarın azıcık gitmek istedim yanına,
    Ki her zaman beni da’vet ederdi dükkânına.
    Biraz müsâhabeden sonra söktü müşteriler:
    — Ver ordan on paralık zencefil, çöroğtu, biber.
    Geçenki beş para borcumla on beş etmedi mi?
    — Silik bu yirmilik almam…
    — Uzatma gör işimi!
    — Oğul, çabuk… Bana tîrak… Okunmuş olmalı ha! *
    Bizim çocuk, adı batsın, Yılancık olmuş…
    — Ya?
    — Sübek kadar yüzü hütdağ kesildi!
    — Vah vah vah!
    — Hanım, geçer, nefes ettir…
    — Geçer mi? İnşallah.
    — Bi yirmilik paket amma sabahki tozdu bütün…
    — Ayol, hep içtiğimiz toz… Bozuldu eski tütün!
    — Efendi amca, sakız ver… Biraz da balmumu kes.
    — Kızım, parayla olur ha! Peşinci bak herkes.
    Beşer onar paralar hepsi yaklaşıp deliğe,
    Süzüldüler oradan bir kilitli çekmeceye.
    Epeyce fâsıladan sonra geldi başka biri:
    — Genişçe bir hasırın var mı? Neyse hem değeri.
    Cenâze sarmak içindir, eziyyet etme sakın!
    Mahallemizde beş aydır yatan o hasta kadın
    Bugün, sabahleyin artık cihandan el çekmiş…
    — Ne çâre! Kısmeti bir böyle günde ölmekmiş.
    — Yanında kimse de yokmuş… Aman bırak neyse…
    Ecel gelince ha olmuş, ha olmamış kimse!
    — Dokuz kuruş bu hasır, siz, sekiz verin haydi…
    Pazarlık etmeyelim bir kuruş için şimdi!
    Hasır büküldü, omuzlandı, daldı bir sokağa;
    Sokuldu kimbilir ordan da hangi bir bucağa.
    Açıldı bir ölü saklanmak üzre sînesine;
    Kapandı ketm-i adem heybetiyle sonra yine!
    Beş on fakîre olup bâr-ı dûş-i istiskàl,
    Huzûr-i lâlini bir nevha etmeden ihlâl,
    Sükûn içinde uzaklaştı âşiyânından.
    Geçince sûrunu şehrin, uzattı servistan
    Garîb yolcuyu tevkîfe bin bükülmez kol!
    Omuzdan indi hasır, yoktu çünkü artık yol.
    Mezarcının o kürek yüzlü dest-i lâkaydı
    İânesiyle nihâyet mezâra yaslandı.
    Hücûm-i mihnet-i peyderpeyiyle dünyanın,
    Hayâtı bir yığın âlâm olan zavallı kadın,
    Hasırdan örtüsü dûşunda hufreden indi…
    Enîn-i rûhu da artık müebbeden dindi.
    Bu hâtırât ile kalbimde başlayınca melâl,
    Oturmak istemez oldum, kıyâm edip derhâl;
    -Yüzümde âleme nefrin, içimde şevk-i memât;
    Gözümde içyüzü dehrin: Yığın yığın zulümât! –
    Bulunduğum o mukassî mahalden ayrıldım.
    Bu perde bitti mi? Heyhât! Atmadım bir adım,
    Ki rûhu eylemesin böyle bin fecîa harâb!
    Hayât nâmına, yâ Rab, nedir bu devr-i azâb?

    * Çöroğtu (çörek otu) ve tîrak (tiryak) gibi kelimeler, halk telâffuzuyla alınmışlardır.

    Hasır Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Hasır Şiiri - Mehmet Akif Ersoy şiiri Mehmet Akif Ersoy şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Geçinme Belası Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Küfe Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Tevhid Yâhud Feryâd Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Merhum İbrahim Bey Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Selmâ Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    El-uksur’da Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Bunları da Okuyun

    Kan Renginde Şiiri – A. Hicri İzgören

    29 Aralık 2021

    Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Karda Ayak İzleri Var Şiiri – Necati Cumalı

    29 Aralık 2021

    Eyvah! Yine Hüzün Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Ataol Behramoğlu

    Limanda İkinci Uykusuz Adam Şiiri – Ataol Behramoğlu

    Ataol Behramoğlu

    Örneğin bir tohum yeşerdi ansızın Büyüdü erkin ortamlarda bir fidan Sonra bir rüzgar esti, amanın…

    Türk Oğullarına Şiiri – Ziya Gökalp

    29 Aralık 2021

    Müfredât 175 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Kendisini Unutmuş Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Ecel Burcu Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Son Armağan Şiiri – Ayten Mutlu

    29 Aralık 2021

    Seyfi Baba Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    28 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ruhsati şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Agah şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Karacaoğlan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.