Bunları da Okuyun

    Mucize Şiiri – Halide Nusret Zorlutuna

    29 Aralık 2021

    Kadınlar Sonbahar Şiiri – Attila İlhan

    28 Aralık 2021

    Hangi Günün Yüzyılı Şiiri – Adnan Yücel

    29 Aralık 2021

    Kıt’alar-rubâiler 23 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Ustura Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Faydası Ne? Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Acizlik Ânım Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021

    Çan Deresi Türküleri 21. Şiiri – Yaşar Miraç

    29 Aralık 2021

    Bana Gel Deme Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Kadın Olmak Şiiri – Blaga Dimitrova

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Mehmet Akif Ersoy»Hasta Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasta Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Mehmet Akif Ersoy- Mehmet Akif Ersoy
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Vak’a Halkalı Zira: at Mektebi’ nde geçmişti”

    – Bence Doktor, onu siz soyarak dinleyiniz;
    Hastalık çünkü değil öyle ehemmiyetsiz.
    Sade bir nezle-i sadriyyemi illet? Nerede?
    Çocuğun hali fenalaştı son günlerde,
    Ameliyata çıkarken sınıf on gün evvel,
    Bu da gelmez mi? Dedim ‘Kim dedi, oğlum sana gel?
    Nöbet üstünde adam kaçmalı yorgunluktan;
    Hadi yavrum, hadi söz dinle de bir parça uzan.’
    O zamandan beridir za’fi terakki ediyor;
    Görünen: bir daha kalkınması artık pek zor;
    Uyku yokmuş; gece hep öksürüyormuş; ateşin
    Oluyormuş biraz dindiği

    – Ben zaten işin,
    Bir ay evvel biliyordum ne vahim olduğunu
    Bana ihtara ne hacet, a beyim. Simdi bunu?
    Maamafih yeniden bakalım dikkatle:
    Hükmü kat’ i verelim, etmeye gelmez acele.

    – Çağırın hastayı gelsin.

    – Kapının perdesini,

    Açarak girdi o esnada düzeltip fesini,
    Bir uzun boylu çocuk.. Lakin o bir levha idi..!
    Öyle bir levha-i rikkat ki unutmam ebedi,
    Rengi uçmuş yüzünün, gözleri çökmüş içeri.
    Elmacıklar iki baştan çıkıvermiş ileri.
    O şakaklar göçerek cepheyi yandan sıkmış;
    Fırlamış alnı, damarlarla beraber çıkmış,
    Bet-beniz kül gibi olmuş uçarak nur-i şebâb;
    O yanaklar iki solgun güle dönmüş, bitâb!
    O dudaklar morarıp kavlamış artık derisi;
    Uzamış saç gibi kirpiklerinin her birisi!
    Kafa yük gibi kesilip boynuna, çökmüş bağrı;
    İki değnek gibi yükselmiş omuzlar yukarı.

    – Otur oğlum seni dikkatlice bir dinleyelim …

    Soyun evvelce, fakat …

    – Siz soyunuz yok halim!

    Soydu bîçâreyi üç-beş kişi birden, o zaman
    Aldı bir heykeli uryân-i sefalet meydan
    Yok bu kemik külçesinin dinlenecek bir ciheti:
    ‘ Bakmasak hastayı nevmid ederiz belki ‘ diye;
    Çocuğun göğsüne yaklaştım biraz dinlemeye:
    Öksür Oğlum … Nefes al…Oldu, giyin;
    Bakayım nabzına… A’ la… Sana yavrum, kodein
    Yazayım, öksürüyorsun, O, keser, pek iyidir…
    Arsenik hapları al, söylerim eczacı verir.
    Hadi git, kendine iyi bak…

    – Nasıl ettin doktor?

    – Edecek yok, çocuk artık yola girmiş, gidiyor!

    Sol taraftan rienin zirvesi tekmil çürümüş;
    Hastalık seyr-i tabiisini almış yürümüş.
    Devri salisteki asarı o mel’un marazin Var tamamıyle, değil hiçbir eksik arazin.
    Bütün a’raz, sehikiyle, zefiriyle…

    – Yeter!
    Hastanın çehresi meydan da! İnsanda meğer
    Olmasın his denilen şey.. O değil, lakin biz
    Bunu ‘ Tebdil-i hava ‘ derde nasıl göndeririz?
    Surda üç-beş günü var.. Gönderelim Yolda ölür….
    ‘ Git! ‘ demek, hem, düşünürsek ne büyük bir zuldür!
    Hadi göndermeyelim.. Var mı fakat imkanı?
    Kime dert anlatırız? Bulsan a derdi anlayanı!

    – Sözünüz doğru, Müdür bey; ne yapıp yapmalı; tek
    Bu çocuk gitmelidir. Çünkü eminim, pek pek,
    Daha bir hafta yasar, sonra sirayet de olur;
    Böyle bir hastayı gönderse de mektep ma’zur.

    – Bir mübaşşir çağırın.

    – Buyrun efendim.

    – Bana bak:

    Hastanın gitmesi herhalde muvafık olacak.
    ‘ Sana tebdil-i hava tavsiye etmiş doktor.
    Gezmiş olsan açılırsın..’ diye bir fikrini sor.
    ‘ İstemem! ‘ de o fakat dinleme, iknaa çalış;
    Kim bilir, belki de biçare çocuk anlamamış?

    – Şimdi tebdil-i hava var mı benim istediğim?
    Bırakın halime artık beni, rahat öleyim!
    Üç buçuk yıl bana katlandı bu mektep, üç gün
    Daha katlansa kıyamet mi kopar? Hem ne içün
    Beni yıllarca barındırmış olan bir yerden.
    ‘ Öleceksin! ‘ diye koğmak? Bu koğulmaktır. Ben,
    Kimsesiz bir çocuğum nerde gider yer bulurum?
    Etmeyin sokaklarda perişan olurum!
    Anam ölmüş babamın bilmiyorum hiç yüzünü;

    Sanki atideki mevhum refahım giderek,
    Onu çalkandığı hüsranlar, içinden çekecek!
    Kardeşim kurduğun amali devirmekte ölüm;
    Beni göm hurfe-i nisyana, ben artık öldüm!
    Hangi bir derdim için ağlıyayım, bilmiyorum.
    Döktüğüm yaşları çok görmeyiniz; mağdurum!
    O kadar sa’y-i beliğin bu sefalet mi sonu?
    Biri evvelce eğer söylemiş olsaydı bunu,
    Çalışıp ömrümü çılgınca heba etmezdim,
    Ben bu müstakbele mazimi feda etmezdim!
    Merhamet bilmeyen insanlara bak, Yarabbi,
    Koğuyorlar beni bir sail-i avere gibi!

    – Seni bir kerre koğan yok, bu sözün pek haksız.
    ‘ İstemem yollamayın ‘ dersen eğer, kal, yalnız..
    Hastasın..

    – Hem Verem’im! Söyle, ne var saklayacak!

    – Yok canim, öyle değil…

    – Öyle ya herkes ahmak,

    Bırakırlar mi, eğer gitmemiş olsam acaba?
    Doğrudur gitmeliyim.. Koşturunuz bir araba.
    Son sınıftan iki vicdanlı refikin koluna
    Dayanıp çıktı o biçare, sefalet yoluna.
    Atarak arkaya bir lemba-i lebriz-i elem, Onu teb’id edecek paytona yaklaştı ‘ Verem’!
    Tuttu bindirdi çocuklar sararak her yerini,
    Öptüler girye-i matem dökerek gözlerini;

    – Çekiver doğruca istasyona ….

    – Yok, yok, beni ta,

    Götür İstanbul’a bir yerde bırak ki; guraba,
    – Kimsenin onlara aldırmadığı bir sırada –
    Uzanıp ölmeye bir şilte bulurlar orada!

    Hasta Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Hasta Şiiri - Mehmet Akif Ersoy şiiri Mehmet Akif Ersoy şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Geçinme Belası Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Küfe Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Tevhid Yâhud Feryâd Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Merhum İbrahim Bey Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Selmâ Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Bunları da Okuyun

    Şaka Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    Kanto XLV Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Şam-istanbul Köprüsü Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Sekiz Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Köroğlu

    Mevlam Seni Bana Verse Şiiri – Köroğlu

    Köroğlu

    Mevlam seni bana verse Derim hey gidinin oğlu Arşa direk direk oldu Zarım ey gidinin…

    Beş Kuruşa Aşk Şarkıları Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Arapça Kıt‘alar 5 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Emine Şiiri – Necati Cumalı

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    İyi Günler İstanbul Şiiri – Resul Hamzatov

    29 Aralık 2021

    Dilü Cân Zülfüne Hayrânu Şeydâ Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021

    Âgâz-ı Gazeliyyât 271 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Abdurrahim Karakoç şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Karacaoğlan şiirleri Agah şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Ruhsati şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.