Bunları da Okuyun

    Halimenin Aşıkları Şiiri – Neşet Ertaş

    29 Aralık 2021

    Ağustos Konuğu Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Unutuşlar Şiiri – Adnan Azar

    29 Aralık 2021

    Kaside Şiiri – Ferman Karaçam

    29 Aralık 2021

    Kuyudakiler Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Beni Şiiri – Feyzi Halıcı

    29 Aralık 2021

    Sabahtan Sabaha Fakılar Okur Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Yar Güle Güle Dost Güle Güle Şiiri – Aşık İsmail Daimi

    29 Aralık 2021

    Dîvân-ı İlâhîyât 19 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Mürekkebim Yoktur Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Milli Edebiyat Dönemi»Mehmet Emin Yurdakul»Anadolu Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Anadolu Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Mehmet Emin Yurdakul- Mehmet Emin Yurdakul
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Gençliğe

    Yürüyordum: Ağlıyordu ırmaklar;
    Yürüyordum: Düşüyordu yapraklar;
    Yürüyordum: Sararmıştı yaylalar;
    Yürüyordum: Ekilmişti tarlalar.

    Bir ses duydum, dönüp baktım, bir kadın:
    Gözler dönük, kaşlar çatık, yüz dargın;
    Derileri çatlak, bağrı kapkara,
    Sağ elinin nasırında bir yara

    Başında bir eski püskü peştemal
    Koltuğunda bir yamalı boş çuval…
    ……………………
    -Ne o bacı?
    – Ot yiyoruz, n’olacak! ..
    -Tarlan yok mu?
    – Ne öküz var, ne toprak…
    Bugüne dek ırgat gibi didindim;
    Çifte gittim, ekin biçtim, geçindim,
    Bundan sonra…
    – Kocan nerde?
    – Ben dulum;
    Kocam şehit, bir ninem var, bir oğlum.
    – Soyun, sopun?
    – Onlar dahi hep yoksul!
    Ah Efendi, bize karşı İstanbul
    Neden böyle bir sert, yalçın taş gibi?
    Taşraların hayvanlık mı nasibi? ..
    ……………………
    Hayır hayır, bu nasibi almak için doğmadın.
    Onun için doğdun ki sen kadınlığın hakkiyle
    Ocağının karşısında saadete eresin,
    Göğsünü kabarttıran anneliğin aşkiyle
    Evladına südün gibi pak duygular veresin.
    Sen bir aziz yoldaşsın:
    Senin sesin hayat için dövüşmeğe koşturur;
    Senin sevgin vatan için fedakarlık öğretir;
    Senin yüzün insan için bir merhamet duyurur;
    Senin ile insanoğlu yeryüzünü şenletir.
    Lakin bizler bu hakları unuttuk;
    Kadınlığı hayvanlıkla bir tuttuk;
    Ninen gibi sana dahi hor baktık;
    Seni dahi garip, yoksul bıraktık! ..
    ……………………
    Kinler için karaları bağlıyan,
    Zevkler için zelil sefil ağlıyan.
    Acı gören, cefa çeken, ezilen,
    Irzdan başka her şeyini veren sen!
    Sen şu güzel vatanında cehennemde gibisin;
    Gözyaşınla ıslattığın kanlı toprak üstünde
    Sana her yer bir çöl gibi cıvıltısız, çiçeksiz;
    ‘Ekmek’ diye ağladığın sağır bir halk önünde
    Sana herkes bir kurt gibi merhametsiz yüreksiz.
    Senin herbir ümidin
    Ayrılıksız, yoksulluksuz bir dünyaya kalmıştır,
    Oraya ki masum çiftler hıçkırıksız yaşarlar;
    O melekçe sevgilerle birbirini okşarlar;
    Ve burada Allah bütün dilekleri yaratır?
    Ne vakte dek gençliğine hakaret,
    Bu ayrılık, bu gözyaşı bu ölüm? ..
    Bu sert demir, bu ağır yük. bu zulüm?
    Yazık, sana ağlamıyan şiire;
    Yazık, sana titremiyen vicdana;
    Yazık, sana uzanmayan ellere;
    Yazık, seni kurtarmıyan insana! ..
    ……………………
    Ey vatanın bağrı yanık bucağı.
    Hani senin bereketli hasadın,
    Yeşil yurdun, mesut çatın, şen çiftin?
    Hani senin medeniyyet hayatın,
    Yolun, köprün, kazman, iğnen, çekicin?
    Ey Türklüğün otağı!
    Ne vakte dek bu acıklı sefalet,
    Bu viranlık, bu inilti, bu kaygu?
    Ne vakte dek bu uğursuz cehalet.
    Bu taassup, bu görenek, bu uyku?
    ……………………
    Yazık, sana ağlamıyan şiire;
    Yazık, sana titremiyen vicdana,
    Yazık, sana uzanmayan ellere;
    Yazık, seni kurtarmıyan insana! ..

    Anadolu Şiiri - Mehmet Emin Yurdakul Anadolu Şiiri - Mehmet Emin Yurdakul şiiri Mehmet Emin Yurdakul şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Şair Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Demirci Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Benim Şiirlerim Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Ya Gazi Ol Ya Şehit Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Vur Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Benim Ömrüm Şiiri – Mehmet Emin Yurdakul

    Bunları da Okuyun

    Vinç Şiiri – Sedat Umran

    29 Aralık 2021

    Ağulu Bir Hüzün Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021

    İsimsiz Şiir Şiiri – Yavuz Bülent Bakiler

    29 Aralık 2021

    Öğüt Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Karacaoğlan

    Yazın Evvel Baharında Şiiri – Karacaoğlan

    Karacaoğlan

    Yazın evvel baharında Teferrüçte gör almayı Yel esip yere düşmeden Budağında kır almayıAlmanın budağı ağlar…

    İspinoz Şiiri – Adnan Satıcı

    29 Aralık 2021

    Çamlıbel’den De Baktı Köroğlu Şiiri – Köroğlu

    29 Aralık 2021

    Yaz Gelip De (Sakın) Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Şahmaran Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    Yarın Erkenden Şiiri – Victor Hugo

    29 Aralık 2021

    Meşgale Şiiri – Nazım Hikmet Ran

    20 Mart 2022
    Etiketler
    Agah şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ruhsati şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.