Bunları da Okuyun

    Jâledür Dimiş Dür-i Dendânun Ey Gonce-dehen Şiiri – Aşık Çelebi

    29 Aralık 2021

    Geceye Şarkı Şiiri – Georg Trakl

    29 Aralık 2021

    Susarak Şiiri – Aziz Nesin

    28 Aralık 2021

    Akdeniz Yaraşıyor Sana Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Kurban Olam Yaradan’a Yaz Geldi Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    O İncecik Omuzların Şiiri – Osip Mandelstam

    29 Aralık 2021

    Anlatılmış Günler Şiiri – Cahit Zarifoğlu

    29 Aralık 2021

    Bana Sor (Adım Adım Gezdim) Şiiri – Aşık Hüdai

    29 Aralık 2021

    O! … Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Sözümden Mahabbet Remzini Alıp Şiiri – Aşık Ömer

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Necdet Evliyagil»İç Erenköy Şiiri – Necdet Evliyagil

    İç Erenköy Şiiri – Necdet Evliyagil

    Necdet Evliyagil- Necdet Evliyagil
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yaprak dökümü,
    İçerenköy’de
    Seninle güzel,
    Eylül’lerde – Ekim’lerde
    Yaprağın ölümü,
    Ve yaşantımızdaki düğümü,
    Gezinir tüm anılarımda
    El – el..

    Yaprak
    Dalında yeşilken,
    Ve üstelik
    Bir de İçerenköy’deyken,
    Sihirlidir – bizimdir;
    Yeşil gözlerin içinde
    Ve derinliğinde
    Rengini tazelerken,
    Mutlulukların,
    Bir ömre adanmanın
    En derinini
    En bitmeyenini verir;
    Verir de
    Sonbaharları sevindirir..

    Yaprak
    Dalında sararırken güzün,
    Etrafa yayılırken
    Tatlı bir hüzün,
    Çınar’ın dev gölgesinde,
    Toprağa karışır
    Hışır – hışır..
    Üşümesin diye rüzgârı
    Kucaklar kollariyle,
    Sarar sımsıkı,
    Ve beraberine alarak,
    Uzaklara
    Çok uzaklara götürür,
    Ağlıyarak – yalınayak..

    O artık
    Tabanlarımızın altında
    Ezilerek – büzülerek;
    Yalnızlığa uzanan
    Rüzgârlı yollarda
    İnleyen bir ses,
    Hışırtılı – hıçkırıklı
    Bir nefes gibi;
    Sekerek koşmaktadır.
    Bir sihirli tablonun arkasında,
    Derinliğine kaybolmaktadır..

    İçerenköy’de,
    Kuru çınar yapraklarına,
    Değmediyse ayaklarınız
    Doyasıya – kıyasıya
    Bir def’a ömrünüzde,
    Aşkın ne olduğunu
    Anlamazsınız – anlatamazsınız;
    Günahkârsanız bile
    Cennet’ten kovulmazsınız,
    Cehennem’e atılmazsınız..

    İstanbul’da
    Sonbahar’da,
    İçerenköy’e çıkan
    Çakıllı, kumlu bütün yollarda,
    Eski anılar dolaşırlar,
    El – ele,
    Kol – kola..
    Tıpkı yapraklar gibi
    Yaşayan – solan,
    Zamanı gelince de
    Dalında kopan.
    Ve sonunda kaybolan anılar
    Rüzgârın uğultusuyle
    Yeniden canlanırlar,
    Ayaklanırlar;
    Yaprakların hışırtısiyle,
    Rüzgârın
    Nefesi kesen musikisiyle
    Sarmaş – dolaş olurlar,
    Arkalarına bile bakmadan
    Alabildiğine koşarlar,
    Sonbahar sevgisiyle
    Yol boyu fısıltiyle,
    Yalnız ve yalnız
    Aşkı konuşurlar..

    Bu uğultulu ses,
    Ürkek adımlarla da
    Uzaklaştığında;
    Ve tamamen kaybolduğunda,
    İçerenköy
    Yitirir artık eski sihrini,
    Şirinliğini..
    Yerler yapraktan arındığında,
    Toprak özgürlüğüne kavuştuğunda,
    Yeni bir mevsim başlar
    Dalların doruğunda..

    Kuruyan yapraklar,
    Ve bu yaprakların
    Üzerindeki çiğnenmiş anılar,
    Sevinç gözyaşlarının tutamıyarak,
    Unutulmuş
    Burkulmuş adımlara doğru koşarlar,
    Beraberce karışırlar, rüzgâra
    Yağmur olup
    İçerenköy’e boşalırlar,
    Artık ikisi de
    Mes’utturlar…

    Gerilerde
    Çok gerilerde,
    Gözleri nemli
    Kalbi kederli,
    Bir doyumsuz
    Sonbahar bırakırlar.

    İç Erenköy Şiiri - Necdet Evliyagil İç Erenköy Şiiri - Necdet Evliyagil şiiri Necdet Evliyagil şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    2000 Yılı’nın Şiiri Ve İstanbul Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yanılgı Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yalnız Ve Yalnız Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yalnızlık Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yalnızlığa Övgü Şiiri – Necdet Evliyagil

    Yağmurun Düşündürdüğü Şiiri – Necdet Evliyagil

    Bunları da Okuyun

    Yanılgı Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Aklım Takıldı Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Küçük Türkü Şiiri – Afşar Timuçin

    29 Aralık 2021

    Mr.parkinson Şiiri – Didem Madak

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Neşet Ertaş

    Zülüf Dökülmüş Yüze Şiiri – Neşet Ertaş

    Neşet Ertaş

    Zülüf dökülmüş yüze Kaşlar yakışmış göze Usandım bu candan Dert ile geze geze Gün doğdu…

    Hatırlamak Üzerine Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Yeni Kantolar’dan Mısralar Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Çamlıbeller Bizim Eller Aşkolsun Şiiri – Köroğlu

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Zehirli Çiçek Şiiri – Cezmi Ersöz

    28 Aralık 2021

    Kaybolan Şiir / Hayretlerimiz Şiiri – Cahit Zarifoğlu

    29 Aralık 2021

    Rapor Şiiri – Mustafa İslamoğlu

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ruhsati şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Agah şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.