Bunları da Okuyun

    Benden Habersiz Şiiri – Bahtiyar Vahapzade

    29 Aralık 2021

    Görü Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Han Duvarları Şiiri – Faruk Nafiz Çamlıbel

    29 Aralık 2021

    Al Canımı Kurtulayım Elinden Şiiri – Muhlis Akarsu

    29 Aralık 2021

    Razıyem Derdine Şiiri – Eşrefoğlu Rumi

    29 Aralık 2021

    Sen Yoksun Ki Şiiri – Cahit Sıtkı Tarancı

    29 Aralık 2021

    Vakit Yeli Ilgıt Ilgıt Esiyor Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Üçüncü Temrin: Ardiye Şiiri – Selim Temo

    29 Aralık 2021

    Unutmayalar Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Beni Anneme Götürün Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Cumhuriyet Dönemi»Neyzen Tevfik»Bad-ı Muhalif Şiiri – Neyzen Tevfik

    Bad-ı Muhalif Şiiri – Neyzen Tevfik

    Neyzen Tevfik- Neyzen Tevfik
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kadın namazda osurmuş ve bozmamış asla,
    Huzur-ı kalb ile etmiş salatı hüsn-i eda.

    Duyar, bakar kocası, bu namaza hayret eder,
    Bu üç adet osuruk her fesadı davet eder.

    Sorar ve der ki:
    “Be hatun, namazda üç kere sen

    Osurdun aldırış etmeksizin, sesinden ben
    Utandım Allah’a karşı huzur-ı izzette,

    Bu zartadan ki: hususan dem-i ibadette”
    Kadın tebessüm eder, der ki:

    “Kalbim Allah’a
    Hulus ile müteveccih olursa dergâha,

    Salat-ı mümini hiç ettirir mi zarta suküt,
    Götüm kıyamete dek cehren etse de cart curt! ”

    Hikâye bu, gelelim şimdi, emr-i tetkike:
    Huzur-ı hakta osurmak olur mu böyle şaka?

    Hafisi, cehrisi, Bâb-ı Meşihat’a ait,
    Fakat huzu’ ile amden, hem erkeği şahit…

    Kadın da haklı bakınca, delili kalb-i selim,
    Bu kalbe karşı ne eyler şerait-i tahrîm?

    Bu vaka hayli mühimdir, edilmeli, tamik,
    Bu hadise ki, bu levha; vatanda bit-tatbik.

    Herif, hükümet olursa, kadın da devlettir,
    Namaz vazifedir, osruk “Sada-yı millettir! ”

    Şadalar imdi vücûh-ı selâseye mebni
    Olur ki ilm ile halleyler içtihad-ı zeni.

    Birinci ah-ı derundan nişanedir sessiz,
    Bu iştikâ-yı hafidir ki; zulm-ı kahrengîz.

    İkinci cehren olur ki: Şu hâl-i matbuat,
    Kaza-yı haceti kanuna uydurur, heyhat!

    Üçüncü: Amden o, işte hayatı Ankara’nın,
    Vazifeyi tanımaktır esası yaygaranın.

    Gürültü, top, tüfek, isyan nedir vazife için?
    Vazife çünkü: Mukaddes, vatan hayat ile din.

    Bu yolda kalbini Allah’a rabt eden korkmaz,
    Bozulmaz öyle patırtıyla kıldığı o namaz.

    Sada-yı milleti ilan eden kadın. Bu herif
    Eşek gibi bakar ancak, mukaddesat-ı Şerif.

    Ne olduğu size zahir değil mi? İşte vatan.
    Sada-yı millete karşı ağız açarsın, utan.

    Bu cehren oldu evet, gel, seninki ya imza?
    Çıkar mı o leke bilmem ki; yıkasa derya?

    Demek o bad-ı muhalif, eser ki devletten
    Habîr eder vükelâyı reh-i hükümetten.

    Uyandırır kara yelle müsebbib-ül-esbab
    O kaptanı ki olurken gemi zulümle harab,

    O na-hud’a-yı cehalet penah-ı bî-izan
    O yolculardan utanmaz mı? İşte hal-i vatan.

    Hayır, utanmaz o, onda utanmak olsa eğer
    Öperdi südde-i şevket penahı mihr-i zafer.

    Şeraitin başı halkın vazifesinde huzur
    Huzur-ı hakta vazife kabul eder mi kusur?

    Bu yerde devlet u millet idare gerdişidir,
    Hatayı kontrol ancak hükümetin işidir.

    Hükümetin ise timsali heyet-i Âyân
    Mezarlığı vükelâ, servi, zilli Mebûsan.

    Bu işte saye-i şevketpenah-ı devlettir,
    Bu kabre fatiha, artık sada-yı millettir.

    Misal için size ben bir hikâye arzedeyim,
    Bu fıkra dikkate şayan hakikati mülhim:

    Büyükçe bir adam ölmüş necib, hem zengin,
    Gasil vesaire neyse merasim-i tekfin

    Olur iken teneşirde yavaşça doğrulmuş,
    İmam ve ordakiler cümleten hacil olmuş.

    İmam, demiş ki:
    “Efendim, vücudunuz kirli

    İmiş de bir yıkamak istedik değil mi iyi? ”
    Evet demiş.

    “Güzel amma götümdeki pamuğa,
    Cevabı kim verecek? Sor başındaki kavuğa.”

    Meğerse sekteden arız imiş bu hâl-i garib,
    Sıcak su da dökülünce çıkar hata-yı tabib.

    Bu işte ba’s-ı vatandır ki biz bad-el-mevt;
    Sıcak su gözyaşıdır, hak, bu serserice evet.

    Fakat bilir misiniz ki; yazar iken bunu ben,
    Fakülte’de gece saat yarım, soğuk birden

    Tipiyle, karla hücum etti, yok odun yakacak
    Ya şu zavallı ahaliye hangi göz bakacak?

    Müzahrafât-ı hükümet taşar devâirden
    Rical-i anane dönmez bu fikr-i kahirden.

    Bütün vesaik-i zillet şu sözle dolmuştur:
    Bu doğrusu ise de her nasılsa olmuştur.

    Hukuk-ı halk ise de her nasılsa zulm-i sarih
    Budur ki lanete şayan, değil hata-yı kabih.

    Benimseyen adam ancak, maaş için, vatanı,
    Kızarmıyor o surat hiç, sıvansa elle, kanı!

    Muhabbet-i vatan ancak geçinme âlemidir,
    Dilinde davet-i düşmen ki vird-i mahremidir:

    Temerküz etmemiş asla o dilde hubb-ı vatan
    Sorulsa ceddi de mutlak vezir-i âlîşan!

    Nasıl temerküz eder ki o şive-i suni
    Kalemde kopye edilmiş riyaların nev’i.

    Bu bî-hâyâ beyefendi bileydi kendisini
    Akort ederdi Rübâb-ı Şîkeste’ye sesini.

    Bu Fikret’e yanar âlem, fakir ise, kızarım,
    Muhiti anlamamıştır, o bî-kese kızarım.

    Vefatına sebebiyyet veren şu hal-i vatan,
    Fakat bu hâli tedaviye yeltenir insan.

    Bu inkıhara da çare budur ki tnerd-i metin,
    Merdi fikrini bir yolla millete telkin.

    Dehayı, fikri el altından oynatır ehli,
    Budur siyaset-i şahsiyenin asıl temeli

    Bu hizmeti yapamazdı, kalın gelirdi ona,
    O Aşiyan’ı feda güççedir vatan yoluna.

    O benden önce bilirdi Tolostoy oğlumuzu,
    Öğürdü, kustu, çıkardı, o nur gibi domuzu.

    Onun vekarım öldürdü gayz-ı Emrullah,
    Gömüldü kendi de ardınca sad hezâr eyvah!

    Onun vefatına vallahi ağlayanları ben,
    Güler de benzetirim nam u ruhuna rehzen.

    Hayat-ı aşka kıyılmaz irade-i har için,
    Şikeste olduğu anda Rübâb’ı sustu Tanin.

    Elimde bak koca pîrin… gibi kamışı;
    Yapar eşekleri insan, teranedir bu aşı.

    Girer huzur ile kerhaneye, harabata,
    Çıkar sürür ile ta sidre-i semavata!

    O noktada biraz inler küşâd olur deycûr,
    Gelir ayağına hîçî, elinde bade-i nûr!

    Bir ıstıfa-yı müebbed içinde vahdetle,
    Kalır nedime-i ruhu peri-i sanatle.

    Bedayiin görülür bestekar-ı ilhamı,
    Şiirle raks eder aşkın peri-i âlâmı.

    Dehaya ait o âlemde emf-i teşrifat;
    Nedir bu ka’r-ı serâir, nedir bu umk-ı hayat?

    Vücud, hâk-i mezellette, dil semalarda,
    Pür-inşirah seyahat eder fezalarda.

    Sen ey Azâb-ı Mukaddes, hayal-i Mevlânâ,
    Senin mi söyle, senin mi bu kişver-i mana?

    Bu iltifat-ı kadimin nigâh-ı hayrettir;
    Vücud-ı marifetin, kıblegâh-ı vahdettir.

    Serâir-i azametle dolan şu köhne serim,
    Ne var içinde ki arşı, zemin-i fikr ederim?

    Urücu velyeden efkâr içinde kavs-i nüzul,
    Bu sânihâtı saçar, ben de kayd ile meşgul.

    Hülasa: Ben değilim o cihan-ı râz-ı gezen,
    Nühüfte perde-i nâyın içindeki Neyzen.

    Bad-ı Muhalif Şiiri - Neyzen Tevfik Bad-ı Muhalif Şiiri - Neyzen Tevfik şiiri Neyzen Tevfik şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Olur Ya! Şiiri – Neyzen Tevfik

    Vaiz Şiiri – Neyzen Tevfik

    Mevlânâ Şiiri – Neyzen Tevfik

    Hoca Şiiri – Neyzen Tevfik

    Şahane Cehalet Şiiri – Neyzen Tevfik

    Hak Olur Pir-i Mungan, Sohbet-i Hemdem De Geçer Şiiri – Neyzen Tevfik

    Bunları da Okuyun

    Siz Aşktan N’anlarsınız Bayım Şiiri – Didem Madak

    29 Aralık 2021

    Yıkılma Sakın Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Kaç Kişiyiz Kendimizde Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Gün Kararmasin Geldiginde Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Karacaoğlan

    Erciyas Erciyas Ne Gelir Elden Şiiri – Karacaoğlan

    Karacaoğlan

    Erciyas Erciyas da ne gelir elden Aklını başına topla divane Bir yiğit sevdiğinden kemlik m’umar…

    Zavallı Zalim Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    Yitik İmge Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Tabiatın Bir Cilvesi (Aşıklar) Şiiri – Aşık Veysel Şatıroğlu

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Kaos Lüzumdur! Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Derdim Ondur, Çün Dokuz Diyemem Ağ Yare Men Şiiri – Seyyid Nesimi

    29 Aralık 2021

    Yenik Bir Aşk Öyküsü Şiiri – Zafer Ekin Karabay

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Agah şiirleri Karacaoğlan şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.