Bunları da Okuyun

    Dîvân-ı İlâhîyât 133 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Sinirler Şiiri – Charles Bukowski

    29 Aralık 2021

    Âgâz-ı Gazeliyyât 80 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021

    Wernicke-korsakoff Sendromu Şiiri – Osman Konuk

    29 Aralık 2021

    293 Nolu Rubai Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Karşı Şiiri – Orhan Veli Kanık

    29 Aralık 2021

    Yetim Bahçe Şiiri – Bedri Rahmi Eyüboğlu

    29 Aralık 2021

    Gidene Sone Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Süreğen Şiir Şiiri – Paul Eluard

    29 Aralık 2021

    Mandiraya Vardın Mı Şiiri – Ignac Kunos

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Cumhuriyet Dönemi»Neyzen Tevfik»Münâcât Şiiri – Neyzen Tevfik

    Münâcât Şiiri – Neyzen Tevfik

    Neyzen Tevfik- Neyzen Tevfik
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ey bana kendini büyük tanıtan.
    Hâlime bak da varlığından utan!

    Sen kerim ü ganiyy u mutlaktın
    Sâhib-ül cüd ü zül keremdi adın.

    Hani nerde o şanlı saltanatın?
    Benden olsun sıkılmıyor suratın.

    Tam otuz beş yıl oldu yarabbi
    Çıkmadı bu tevekkülün de dibi.

    Va’d-i ferdayı başka kullarına
    Çırak et de benim işim yarına

    Kalmasın, çünkü yüz yüze bakacak,
    Çare varsa budur bugün ancak.

    Ben senin bir çerağ-ı vahdetinim,
    Daha kestirmesi hakikatinim.

    Bana öyle gelir ki zatinle
    Şu kelamı adam gibi dinle:

    İkimiz bir mahallede büyüdük,
    Yüz göz olduk, hem arkadaş, hem Türk

    Demeye söz bırakmamak lazım,
    Arz-ı hâle yakışmıyor ağzım.

    Beni sen başkasıyla etme kıyas,
    Ben kalender ve sen de Rabb-ün nâs.

    Bende varsa eğer o kalb-i selim,
    Arş-ı âlâna kör kütük gelirim.

    Kim ne der? Enbiya mı yan bakacak?
    Beni hangi cehennemin yakacak?

    Hiç’i onlar da eylesin idrak,
    Abd-i evlad-i husrev-i Levlâk

    Hacı Bektaş, Cenab-ı Meulânâ
    Neyle meyden kanat takınca bana

    Oldu lânem cihan-ı şi’r ü hayal
    Ruhuma yağdı nağme-i âzâl

    Murg-ı aşkın olur mu hiç konağı
    Ebediyyet önünde “yem” çanağı?

    Sânihâtım sema-yı marziyeden
    Armağanlar nisâr eylerken

    Taparım kendi ruhumun sesine,
    Kalbimin ateş-i mukaddesine.

    Beste-i erganun-ı ilhamım
    Oluyor sanki mehd-i ârâmım.

    Gayb olup kendi kâinatında
    Bin bir isminle her sıfatında

    Görünen şekl ü pertev ü elvan,
    Nur u zulmet, bedayi ü elhan,

    Şiddet-i hub, tereddüdât-ı rücû
    Bin tazarru, eyâd-ı merfû’

    Kime kimden? Zavallı insanlar!
    Pür-adâvet, yalancı bürhanlar!

    Altı bin yıllık emr-i teşkilat
    Yıkılır mı kolay kolay? Heyhat!

    Fitne-i inhisar-ı edyândan
    Var mı kalb-ı selime malik olan?

    Önce sevda, kadın ve şevk-ı naîm,
    Zeni aguş-ı âdeme teslim,

    Sonra şehvet edince tende tulü
    İlk sözün, tatma meyve-i memnu?

    Şahlanan… bu nehyi dinler mi?
    O melekler mi, yoksa cinler mi?

    Nur-ı şehvet, o hâlık-ı akdes,
    Ser-çerağ-ı hayat ü ruh u nefes

    Emr-i tahdide zor gelir ya Rab,
    O iken her muhit-i nura sebeb

    Bunu vicdan bilir ki: Nev-i beşer
    Künh u aşkı…le fehmeyler.

    Mihnet-i aşk-ı evvelini çeken,
    Ruh-ı asrı tefekkür eylerken

    Bin telehhüfle ah u vah ederek
    Şunu vird-i zeban eder bî-şek:

    Üss-i…sün hutüt-ı heyetini,
    Bâb-ı aşkın müsellesiyyetini

    Aşk-ı asrîme eylerim mihrap,
    Şi’r ü aşkın teranesi bu kitap.

    Şu iki beyti ben de bil-inşâd,
    Ömrüm oldukça eylerim feryat:

    Nasıl olmam zebunu kahr-ı gamın,
    Hatırımdan silindi şekli…m.

    Münâcât Şiiri - Neyzen Tevfik Münâcât Şiiri - Neyzen Tevfik şiiri Neyzen Tevfik şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Olur Ya! Şiiri – Neyzen Tevfik

    Vaiz Şiiri – Neyzen Tevfik

    Mevlânâ Şiiri – Neyzen Tevfik

    Hoca Şiiri – Neyzen Tevfik

    Şahane Cehalet Şiiri – Neyzen Tevfik

    Hak Olur Pir-i Mungan, Sohbet-i Hemdem De Geçer Şiiri – Neyzen Tevfik

    Bunları da Okuyun

    Kendine Veda Şiiri – A. Hicri İzgören

    29 Aralık 2021

    Akıntı Şiiri – A. Kadir Bilgin

    29 Aralık 2021

    Say Bir Gerçek Say Bir Yalan Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Suların Da Bir Arkadaşlığı Olur Diye Şiiri – Abdülkadir Bulut

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Hüseyin Nihal Atsız

    Türkistan İhtilalcilerinin Türküsü Şiiri – Hüseyin Nihal Atsız

    Hüseyin Nihal Atsız

    Ey, Türkistan, şanlı ülke, güzel anayurt! Bir gün gelir kaldırırız yine bayrağı; İçimizden elbet çıkar…

    Dîvân-ı İlâhîyât 12 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Kamil Mürşide Varmasan Olmaz Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Müfredât 154 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Seher Vakti Garip Garip Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Ayrılık Hediyesi Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

    28 Aralık 2021

    Doğduğum Yere Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ruhsati şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.