Bunları da Okuyun

    Bir Fenikeli Şiiri – İlhan Berk

    29 Aralık 2021

    Âgâz-ı Gazeliyyât 164 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021

    Siyahlı Kadın Şiiri – Emile Verhaeren

    29 Aralık 2021

    Aman Ha! Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Sardunya Şiiri – Halim Yağcıoğlu

    29 Aralık 2021

    Gözünü Sevdiğim Şiiri – Oğuz Tansel

    29 Aralık 2021

    Sevişmek Var Şiiri – Nevzat Üstün

    29 Aralık 2021

    Soylu Bayan, Söylemeyin Lütfen Şiiri – James Joyce

    29 Aralık 2021

    Neyleyim Feleğin İhmal İşini Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Çobanla Bülbül Şiiri – Ziya Gökalp

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Sadettin Kaplan»Sevgilinin Eşiğinde… Şiiri – Sadettin Kaplan

    Sevgilinin Eşiğinde… Şiiri – Sadettin Kaplan

    Sadettin Kaplan- Sadettin Kaplan
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    (Kâbe-i Muazzama’ya karşı)

    Gel demiştin, aha geldim,
    Özge bir sabaha geldim.
    Bakmadan alçak nefsime;
    En yüce dergâha geldim…

    Aç kapını ey sevgili, bak ilk kez evine geldim.
    Sıkıp birer misket gibi avucumda gözlerimi;
    Gönül dergâhımda yanan o mum alevine geldim.
    Yılları içirdim güne,
    Bastım başımın üstüne,
    Düğümledim tek bir söze bildiğim tüm sözlerimi,
    Giydim dünya kısbetini, ukba peşrevine geldim;
    Daha önce bin kez gelmiş gibi ey yâr yine geldim…

    * * *
    Gel demiştin, sana geldim,
    Ölü idim, cana geldim.
    Serçe kadar sıkletimle,
    Bu ulu mizana geldim…

    Gördüm ki nice divane dergâhında bende imiş,
    Hicabımdan uğrun-uğrun, öyle sine-sine geldim.
    Soktum gözümü gönlüme; baktım evin bende imiş.
    Kün şerh edince şürûhu;
    Attım elimdeki rûhu…
    Anladım ki senin aşkın ne canda, ne tende imiş;
    Tazeleyip imânımı; dine geldim, dine geldim! .
    Daha önce bin kez gelmiş gibi ey yâr, yine geldim…

    * * *
    Gel demiştin, işte geldim,
    Kavrulup ateşte geldim.
    Ne hâl oldum, anlamadım;
    Belki de bir düşte geldim…

    Bin kez baktım, göremedim cemâlini kara taşta,
    Görünmedin ey sevgili, gökte miydin, yerde miydin?
    Ne sapsarı madenlerde, ne o sim-siyah kumaşta…
    Dönüp durdum adım-adım,
    Gitti aklım, anlamadım.
    Diz vurulan, yüz sürülen beyaz mermerlerde miydin?
    Kırıp mermerleşen aklı, kendimin kendine geldim;
    Daha önce bin kez gelmiş gibi ey yâr, yine geldim…

    * * *
    Gel demiştin, çıkıp geldim,
    Beklemekten bıkıp geldim.
    Vuslatına ermek için,
    Can bendini yıkıp geldim…

    Süleyman değilim hâşâ, bilemem ki kuş dilini,
    Kuş aklımla kavrayamam makamını İbrahim’in;
    Bir seni sevdim sevgili, bir de senin sevgilini…
    Anınca bir kez adını,
    Duydum rûhun feryâdını.
    Savruldum bu seda ile: “Yere yüksel, göklere in! ”
    Aştım nefsin sahrasını, aşkın kemendine geldim;
    Daha önce bin kez gelmiş gibi ey yâr, yine geldim…

    * * *
    Gel demiştin varıp geldim,
    Yüreğimi yarıp geldim,
    Nefis denen paçavrayı
    Ayağıma sarıp geldim…

    Ne alevinde kandilin, ne yanan pervânelerde,
    Ne çığlığında meczûbun görebildim seni ey yâr…
    Aklın uçup da idrâkin vurulup düştüğü yerde;
    Mi’râcına eren gibi,
    Daha önce gören gibi,
    And olsun ki benliğimi silince gördüm beni yâr.
    Ruhumdaki taşkın seli durduran bendine geldim;
    Daha önce bin kez gelmiş gibi ey yâr, yine geldim…

    * * *
    Elim sende, evin bende; ben isterim vermesen de…
    Ne taştadır, ne kumaşta; aşk gönülde, değil tende.
    Ey sevgili ne yaptım ki, sezâ gördün bu ihsâna?
    Ya Rabbenâ! Hamd ü senâ; yalnız sana, yalnız sana! ..

    Sadettin Kaplan şiirleri Sevgilinin Eşiğinde... Şiiri - Sadettin Kaplan Sevgilinin Eşiğinde... Şiiri - Sadettin Kaplan şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Yollar Şiiri – Sadettin Kaplan

    Yol Ayrımı Şiiri – Sadettin Kaplan

    Utkun Yenilgi Şiiri – Sadettin Kaplan

    Üsküdar Akşamları Şiiri – Sadettin Kaplan

    Yüzün ve Ellerin Şiiri – Sadettin Kaplan

    Son Söz Şiiri – Sadettin Kaplan

    Bunları da Okuyun

    Duyguya Taş Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Sürgün Ve Atlas Şiiri – Ali K. Metin

    29 Aralık 2021

    Kanto XXVII Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Girdapta Bir Can Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Kayıkçı Kul Mustafa

    Yücesi Dumanlı Boranlı Dağlar Şiiri – Kayıkçı Kul Mustafa

    Kayıkçı Kul Mustafa

    Yücesi dumanlı boranlı dağlar İncitmen sunamı yol verin gitsin! Eyyamı şitada bahara erişsin Eline bir…

    Sen Şiiri – Arif Nihat Asya

    29 Aralık 2021

    Halk-ı Alem Bana Mürşid-i Kamil Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Benim Aşkım Tecelli Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Çağdaş Koçero Şiiri – Ceyhun Atuf Kansu

    29 Aralık 2021

    Karanlıkta Şiiri – Refik Durbaş

    21 Mart 2022

    Agardı Berf İle Yir Çemende Şiiri – Fuzuli

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Ruhsati şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Agah şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.