Bunları da Okuyun

    Felek Beni Nazlı Yardan Ayırdı Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    26 Nolu Rubai Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Cila Kül Ve Kefen Şiiri – Metin Önal Mengüşoğlu

    29 Aralık 2021

    Hiç Bey Şiiri – Yaşar Miraç

    29 Aralık 2021

    Empedokles’ İn Pabucu Şiiri – Bertolt Brecht

    29 Aralık 2021

    Yok Yok (Dedim Dedi) Şiiri – Aşık Ömer

    29 Aralık 2021

    Sabahtan Cemalin Seyran Eyledim 2 Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Akşam Şiiri – Aydın Hatipoğlu

    29 Aralık 2021

    Ela Gözlü Nazlı Dilber Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Yaprak Dökümü Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Yabancı Şairler»Sylvia Plath»Lady Lazarus Şiiri – Sylvia Plath

    Lady Lazarus Şiiri – Sylvia Plath

    Sylvia Plath- Sylvia Plath
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Gene yaptım, gene yaptım işte.
    On yılda bir kere
    Beceririm bunu ben –

    Bir çeşit ayaklı mucize, tenim
    Bir Nazi abajuru kadar parlak,
    Sağ ayağım

    Kağıt üstüne ağırlık,
    Yüzüm hiçbir özelliği olmayan, halis
    Yahudi keteni, en incesinden.

    Kaldır o örtüyü
    Sevgili düşmanım.
    Korkuttum mu yoksa?

    Göz ve burun oyuklarımla, otuz iki dişimle?
    Sasımış soluğum
    Yok olur gider bir günde.

    Pek yakında, evet pek yakında
    Mezar inimin yediği etim
    Gene üstümde olacak eve gittiğimde.

    Bir kadın olacağım yine, yüzümde gülümseme.
    Otuzundayım daha.
    Kedi gibi dokuz canım var hem de.

    Bununla üç etti.
    Ne pis iş bu
    Silip, yok etmek her on yılı böyle.

    Milyonlarca lif, milyonlarca.
    Ağızlarında fındık fıstık çatur çutur, itişip
    Kakışıyor kalabalık, görmek için ellerimin, ayaklarımın

    Açığa çıkarılışını.
    Baylar, bayanlar!
    Böyle striptiz görmediniz.

    Bunlar ellerim.
    Bunlar da dizlerim.
    Bir deri bir kemiğim belki,

    Ama, aynı kadınım işte, tıpatıp aynı.
    İlk kez olduğunda on yaşındaydım ben.
    Kazaydı.

    İkincisinde, işi bitirmeye
    Ve bir daha dönmemeye öyle kararlıydım ki.
    Kapatmıştım kendimi,

    Sallanıyordum deniz kabuğu gibi.
    Seslenmek, durmadan seslenmek, bir de ayıklamak
    Zorunda kaldılar üstüme inciler gibi yapışmış kurtları.

    Ölmek,
    Herşey gibi, bir sanattır,
    Bu konuda yoktur üstüme.

    Öyle ustaca yaparım ki cehennem gibi gelir.
    Öyle ustaca yaparım ki gerçekmiş gibi gelir.
    Bir talebim olduğunu bile söyleyebilirsiniz.

    Öyle kolay ki bir hücrede bile yapabilirsiniz.
    Öyle kolay ki yaparsınız ve kımıldamazsınız.
    Benim canıma okuyan

    Aynı yere, aynı surata,
    Aynı şaşkın, hayvansı
    ‘Bu bir mucize! Mucize! ‘

    Haykırışlarına güpegündüz
    Görkemli bir dönüş yapmak.
    Bir bedeli var

    Yaralarıma bakmanın, kalp atışlarımı
    Dinlemenin bir bedeli var –
    Tıkır tıkır çalışıyor işte.

    Bedeli var, hem de ne bedeli var,
    Bir sözcüğümün ya da bir dokunuşumun
    Ya da kanımdan bir damlanın

    Ya da saçımın bir telinin ya da bir parçasının elbisemin.
    Ya, işte böyle, Herr Doktor.
    İşte böyle, Herr Düşman.

    Beni siz yarattınız.
    Ben sizin kıymetli eşyanız.
    Eriyip bir çığlığa dönüşen

    Som altından bebeğiniz.
    Dönüyor, yanıyorum.
    Yüksek alakalarınızı küçümsüyorum sanmayın.

    Karıştırıp durduğunuz
    Küller, küller –
    Et, kemik, yok orada başka bir şey –

    Bir kalıp sabun,
    Bir alyans,
    Bir de altından diş dolgusu.

    Herr Tanrı, Herr Şeytan
    Aman dikkat
    Aman dikkat

    Ben diriliyorum, kalkıyorum işte
    Küllerin arasından kızıl saçlarımla
    Ve insan yiyorum, hava solurcasına.

    Lady Lazarus Şiiri - Sylvia Plath Lady Lazarus Şiiri - Sylvia Plath şiiri Sylvia Plath şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Mektupları Yakıyorum Şiiri – Sylvia Plath

    Panter Şiiri – Sylvia Plath

    Ölüm Şiiri – Sylvia Plath

    Bayan Lazarus Şiiri – Sylvia Plath

    Ayna Şiiri – Sylvia Plath

    Babacım Şiiri – Sylvia Plath

    Bunları da Okuyun

    Siyah Mermer İşleyenler Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Barış Nedir Sevgilim Şiiri – Akgün Akova

    29 Aralık 2021

    Hacı’ya Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    Mektup – II Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Ahmet Selçuk İlkan

    Bilmece Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    Ahmet Selçuk İlkan

    Aşk denilen bilmeceyi Kim çözmüş ki sen çözesin Tek başına kaderini Kim çizmiş ki sen…

    Saksı Şiiri – Arif Damar

    29 Aralık 2021

    Şahane Cehalet Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    Ömrümce Şiiri – Mehmet Başaran

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Elma Çiçekleri Şiiri – Metin Altıok

    29 Aralık 2021

    Anadolu’da Yüceler Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    Bu Dünyaya Gelen Gider Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Agah şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Ruhsati şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.