Bunları da Okuyun

    Sebeb-i Telif Şiiri – İsmet Özel

    21 Mart 2022

    Saatler Şiiri – Behçet Necatigil

    29 Aralık 2021

    Yol Üstündeki Semender Şiiri – Ahmet Oktay

    21 Mart 2022

    Aladır Gözü De Karadır Kaşı Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Kaçaklar Şiiri – Behçet Necatigil

    29 Aralık 2021

    Ananın Karnından İnmeden Yere Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Saçun Bendi Tolu-durur Garâyib Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021

    Kanto IV Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    273 Nolu Rubai Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Günden Güne Her Güne Şiiri – Refik Durbaş

    21 Mart 2022
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Milli Edebiyat Dönemi»Peyami Safa»Uzanacağım ve Ağlayacağım Şiiri – Peyami Safa

    Uzanacağım ve Ağlayacağım Şiiri – Peyami Safa

    Peyami Safa- Peyami Safa
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Felâketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: Çocuklarının felâketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarım çocuklarına fazlasıyla iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür.

    Birbirine ufunetli adaleler gibi geçmiş, yaslanmış tahta evler. Her yağmurda, her küçük fırtınada sancılanan ve biraz daha eğrilip büğrülen bu evlerin önünden her geçişimde, çoğunun ayrı ayrı maceralarını takip ederdim. Kiminin kaplamaları biraz daha kararmıştır, kiminin şahnişini biraz daha yumrulmuştur, kimi biraz daha öne eğilmiş, kimi biraz daha çömelmiştir; ve hepsi hastadır, onları seviyorum; çünkü onlarda kendimi buluyorum; ve hepsi iki üç senede bir ameliyat olmadıkça yaşayamazlar, onları çok seviyorum; ve hepsi, rüzgârdan sancılandıkça ne kadar inilderler ve içlerinde ne aziz şeyler saklarlar, onları çok… çok seviyorum. Eşiklerinde soluk yüzlü, çıplak ayaklı, ürkek ve sessiz çocukların, ellerinde ekmek kabuğiyle ve çerden çöpden yapılmış oyuncaklarla, ağır ağır, düşünerek ve gülmeden oynadıkları bu evlerin arasında kendi evimi ararım ve âdeta güç bulurum, çünkü bunların hepsi benim evim gibidirler.

    Evde kimse yoktu; kapıyı anahtarımla açtım, girdim ve her zamanki âdetimle alt kat sofada epeyce durarak, hareketsiz etrafıma bakındım. Bu sofa yaşlı bir insan yüzü gibidir: Evimizin bütün ruhu, kederleri ve neş’esi orada görünür, her günün hâdiseleri tavana, duvarlara, döşemeye bir leke, bir çizgi, bir buruşuk ve bazan da ancak bizim görebileceğimiz gizli bir işaret ilâve eder. Bu sofa canlıdır: Bizimle beraber kımıldar, değişir, bizimle beraber dağılır, toplanır, bizimle beraber uyur uyanır; bu sofa aramızda sanki üçüncü bir simadır ve güldüğü, ağladığı bile olur. Bu sofa dört köşedir: Ortada sokak kapısı, iki yanında birer pencere. Pencerenin
    yanında bir ot minderi. Minderin yanında yemek masası. Masanın yanında iki sandalye. Bu sofada oturulur, yemek yenir, misafir kabul edilir. Benim her girişimde, orada, hareketsiz duruşum, beni bana gösteren bu çehreye bakmak içindir.

    Ve baktım: Minderde üst üste konmuş iki yastık. (Demek annem biraz rahatsızlanmış ve buraya uzanmış.) Masanın yanında rafın önüne çekilmiş bir sandalye. (Demek annem en üst raftan bir ilâç şişesi almış) . Ha… İşte masanın üstünde bir şişe: Kordiyal. (Demek annem bir fenalık geçirmiş.) Minderin üstünde ıslak, buruşuk bir mendil. (Demek annem ağlamış.)

    Benim de bu şişeye, iki yastığa ve bir mendile ihtiyacım var, ben de Kordiyal alacağım, uzanacağım ve ağlayacağım.

    9. Hariciye Koğuşu

    Peyami Safa şiirleri Uzanacağım ve Ağlayacağım Şiiri - Peyami Safa Uzanacağım ve Ağlayacağım Şiiri - Peyami Safa şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Aşk Bir Mücadele Değil Âhenktir Şiiri – Peyami Safa

    Sen… Dedi Şiiri – Peyami Safa

    Ayastefanos Ufuklarında… Şiiri – Peyami Safa

    Bunları da Okuyun

    İkinci Pencere Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021

    Aydınlık Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Ay Işığı Sonatı Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Şiire Dair Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Afşar Timuçin

    Varlığının Türküsü Şiiri – Afşar Timuçin

    Afşar Timuçin

    Şiirler yazdırdı bana bakışın Eline kırk yıl kalem almamışlara Soğuk yürekleri ısıttı aşkın Kendini büsbütün…

    Cinayet Meselleri Şiiri – Altay Öktem

    29 Aralık 2021

    Dörtgen Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Konuğum Ol Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Yazaca (Benden Selam Söylen) Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    O Belde Şiiri – Ahmet Haşim

    10 Eylül 2025

    Kalk Gidelim Balkaman’dan Yukarı Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ruhsati şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Agah şiirleri Karacaoğlan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.