Bunları da Okuyun

    Işkun Yolına Baglamışam Ney Bigi Kemer Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021

    Nice Yıllar Ömür Sürdüm Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    İptidadan Yol Sorarsan Şiiri – Şah Hatayi

    29 Aralık 2021

    Âgâz-ı Gazeliyyât 156 Şiiri – Agah

    29 Aralık 2021

    Aşkın Elinden Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Takvimdeki Deniz Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Buselik Şiiri – Engin Turgut

    29 Aralık 2021

    Kıt’alar-rubâiler 30 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Durum Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    İşsiz Şiir Şiiri – Yılmaz Erdoğan

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»İkinci Yeni Dönemi»Sezai Karakoç»Monna Rosa -II- Ölüm ve Çerçeveler Şiiri – Sezai Karakoç

    Monna Rosa -II- Ölüm ve Çerçeveler Şiiri – Sezai Karakoç

    Sezai Karakoç- Sezai Karakoç
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı;
    Garip bir yolculuk, tren ve Gülce.
    Bir hançer bölüyor, ah, rüyaları:
    Bir rüya, bir hançer, bir el; ve, ve, ve…

    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı;
    Gece kar yağacak sabaha kadar.
    Toprakta et, kemik çıtırtıları…
    Yarı ölüleri bir korku tutar
    Değince bir taşa kafatasları.
    -Ölüler ki yalnız tırnakları var,
    Ve yalnız burkulmuş diz kapakları…-

    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı,
    Açıyor elini göğe bir kadın.
    Uzuyor, uzuyor, uzuyor saçları
    Uğrunda ölen güzel kızların…

    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı;
    Esmer delikanlı, hatıra ve kan.
    Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları
    Sızıyor bir kapı aralığından;
    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı.

    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı;
    Çocuklara açar mağaraları
    Gün görmemiş kuşlar ve örümcekler.
    İlan-ı aşk eden dil balıkları
    Aşina suları çabuk terkeder…

    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı;
    Bakıyor ateşe, küle böcekler.
    Köpekler parçalar kanaryaları
    Mektupları bir boz ağaç kurdu yer.
    Baykuşlar ötüyor harabelerde;
    Yanıyor lambalar, hafif ve sarı.
    Bir kaza kurşunu bulur her yerde
    Süvarisiz şaha kalkan atları…
    Bir ruhun ışığı vardır göklerde,
    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı;
    Ötüyor baykuşlar harabelerde.

    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı;
    Titriyor yıldırım düşmüş gibi yer.
    Bekledi arzuyla karanlıkları
    Anneler, babalar, erkek kardeşler.
    Ta içinde duyar ani bir ağrı,
    Bir hüzün şarkısı tutturur gider
    Anneler, babalar, erkek kardeşler.

    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı;
    Her yatak dopdolu, bir yatak bomboş.
    Bir neşe şarkısı tutturur gider

    Birinci, ikinci, üçüncü sarhoş;
    Kurşunlar sıkılır göklere doğru,
    Serçe yavruları yuvada titrer.

    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı…

    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı;
    İnce yelkenleri alıyor yeller.
    Titretir kalpleri ve bayrakları
    Gemiden toprağa uzanan eller.
    Lambalar yanıyor, hafif ve sarı,
    Bir yosun köküne hasret kalacak
    Gizli hazineler, su yılanları…

    İnce yelkenleri alıyor yeller;
    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı.
    Beyaz pelerinli hür tayfaları
    Kendine bağlıyor siyah kediler;
    Titriyor gönüller ve kara bayrak,
    Bir yosun köküne hasret kalacak
    Gemiden toprağa uzanan eller.
    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı.

    Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı,
    Garip bir yolculuk, tren ve Gülce.
    Bölüyor bir hançer, ah, rüyaları:
    Bir rüya, bir hançer, bir el; ve, ve, ve…

    1952, Yaz

    Monna Rosa -II- Ölüm ve Çerçeveler Şiiri - Sezai Karakoç Monna Rosa -II- Ölüm ve Çerçeveler Şiiri - Sezai Karakoç şiiri Sezai Karakoç şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Kav Şiiri – Sezai Karakoç

    Mecnun ve Toz Bulutu Şiiri – Sezai Karakoç

    Mecnun, Mum ve Pervane Şiiri – Sezai Karakoç

    Tut Şiiri – Sezai Karakoç

    Ölüm Ve Çerçeveler Şiiri – Sezai Karakoç

    Tahta At Şiiri – Sezai Karakoç

    Bunları da Okuyun

    Düşmanlar Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021

    Bu Da Öyle Bir Aşk Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Göre Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Ne Yapsam Neyleysem Ne Söylesem Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ötesi Yok Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    Aşk için yeryüzünde uzaktan ötesi yok En uzun gecelere şafaktan ötesi yok Yaklaşanlar tanrıya o…

    Hüdayi Divanı II Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Efendimsin Cihânda İtibârım Varsa Sendendir Şiiri – Şeyh Galib

    29 Aralık 2021

    Gölgeler Şiiri – Sedat Umran

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Âşık Oldum Bugün Meydan İçinde Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Yaralar Şiiri – Ceyhun Atuf Kansu

    29 Aralık 2021

    Akşamın Rengi Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Agah şiirleri Ruhsati şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.