Bunları da Okuyun

    Gecesel Su Şiiri – Octavio Paz

    29 Aralık 2021

    Başka Bir Anlatım Şiiri – Federico Garcia Lorca

    29 Aralık 2021

    Dağınık Terim Şiiri – Rene Char

    29 Aralık 2021

    Salomeye Şiiri – Friedrich Nietzsche

    29 Aralık 2021

    Üç Renkli Dünya Şiiri – Nail Abbas Sayar

    29 Aralık 2021

    Kıt’alar-rubâiler 13 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Ümit Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021

    Kimin Var Ki? Şiiri – Aziz Nesin

    28 Aralık 2021

    Cankurtaranla Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Benden Kurtulmak Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Mehmet Akif Ersoy»Hakkın Sesleri / Gitme Ey Yolcu Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hakkın Sesleri / Gitme Ey Yolcu Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Mehmet Akif Ersoy- Mehmet Akif Ersoy
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “İşte sana, onların kendi yolsuzlukları yüzünden ıpıssız kalan yurtları! ..”
    (Kur’an, Neml, 52)

    Geçenler varsa İslâm’ın şu çiğnenmiş diyârından;
    Şu yüz binlerce yurdun kanlı, zâirsiz mezârından;
    Yürekler parçalar bir nevha dinler reh-güzârından.
    Bu mâtem, kim bilir, kaç münkesir kalbin gubârından
    Hurûş etmekte, son ümmîdinin son inkisârından?

    Evet, son inkisârından ki yoktur cebrin imkânı:
    Batıp gitmiş nazarlar beklemekten fecr-i nâzânı!
    Nasıl, ey yolcu, bin lâ’net gelip ezmez ki vicdânı;
    Dudaklar, çâk çâk olmuş, içerken zehr-i hüsrânı,
    Uzaktan baktı -koşmak nerde! – milyonlarca yârânı!

    Bu ıssız âşiyanlar bir zaman candan muazzezdi;
    Bu damlar böyle baykuş seslerinden çın çın ötmezdi;
    Şu kurbağalar seken vâdîde ceylânlar koşup gezdi;
    Şu coşmuş, ağlayan ırmak ne handan gölgeler sezdi;
    Bütün mâzîyi bir tûfan, fakat, hep boğdu, hem ezdi!

    Vefâsız yurd! Öz evlâdın için olsun, vefâ yok mu?
    Neden kalbin kararmış? Bin ocaktan bir ziyâ yok mu?
    İlâhî kimsesizlikten bunaldım, âşinâ yok mu?
    Vatansız, hânümansız bir garîbim… Mültecâ yok mu?
    Bütün yokluk mu her yer? Bâri bir “Yok! ” der sadâ yok mu?

    * * *

    Gitme ey yolcu, berâber oturup ağlaşalım:
    Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım:
    Ne yapıp ye’simi kahreyleyeyim, bilmem ki?
    Öyle dehşetli muhîtimde dönen mâtem ki! ..
    Ah! Karşımda vatan nâmına bir kabristan
    Yatıyor şimdi… Nasıl yerlere geçmez insan?
    Şu mezarlar ki uzanmış gidiyor, ey yolcu,
    Nereden başladı yükselmeye, bak, nerde ucu!
    Bu ne hicrân-ı müebbed, bu ne hüsrân-ı mübîn…
    Ezilir rûh-i semâ, parçalanır kalb-i zemin!
    Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar:
    Dipçik altında ezilmiş, paralanmış kafalar!
    Bereden reng-i hüviyyetleri uçmuş yüzler!
    Kim bilir hangi şenâatle oyulmuş gözler!
    “Medeniyyet” denilen vahşete lâ’netler eder.
    Nice yekpâre kesilmiş de sırıtmış dişler!
    Süngülenmiş, kanı donmuş, nice binlerle beden!
    Nice başlar, nice kollar ki cüdâ cisminden!
    Beşiğinden alınıp parçalanan mahlûkat;
    Sonra, nâmûsuna kurbân edilen bunca hayat!
    Bembeyaz saçları katranlara batmış dedeler!
    Göğsü baltayla kırılmış memesiz vâlideler!
    Teki binlerce kesik gövdeye âid kümeler:
    Saç, kulak, el, çene, parmak… Bütün enkâz-ı beşer!
    Bakalım, yavrusu uğrar mı, deyip, karnından,
    Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can!
    İşte bunlar o felâket-zedelerdir ki, düşün,
    Kurumuş ot gibi doğrandı bıçaklarla bütün!
    Müslümanlıkları bîçârelerin öyle büyük
    Bir cinâyet ki: Cezâlar ona nisbetle küçük!

    Ey, bu toprakta birer na’ş-ı perîşan bırakıp,
    Yükselen mevkib-i ervâh! Sakın arza bakıp;
    Sanmayın: Şevk-ı şehâdetle coşan bir kan var…
    Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var!
    Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdârımıza!
    Tükürün: Belki biraz duygu gelir ârımıza!
    Tükürün cebhe-i lâkaydına Şark’ın, tükürün!
    Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!
    Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
    Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!
    Tükürün Ehl-i Salîb’in o hayâsız yüzüne!
    Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!
    Medeniyyet denilen maskara mahlûku görün:
    Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!

    Hele i’lânı zamanında şu mel’un harbin,
    “Bize efkâr-ı umûmiyyesi lâzım Garb’ın;
    O da Allah’ı bırakmakla olur” herzesini,
    Halka îman gibi telkîn ile, dînin sesini
    Susturan aptalın idrâkine bol bol tükürün! ..

    Yine hicrân ile çılgınlığım üstümde bugün…
    Bana vahdet gibi bir yâr-ı müsâid lâzım!
    Artık ey yolcu bırak… Ben, yalınız ağlayayım!

    22 Safer 1331
    17 Kânûnisânî 1328
    (30 Ocak 1913)

    Hakkın Sesleri / Gitme Ey Yolcu Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Hakkın Sesleri / Gitme Ey Yolcu Şiiri - Mehmet Akif Ersoy şiiri Mehmet Akif Ersoy şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Geçinme Belası Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Küfe Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Tevhid Yâhud Feryâd Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Merhum İbrahim Bey Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Selmâ Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Bunları da Okuyun

    Suç Aradık Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Topraktaki Sevince Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Yalanla Savaşanlar Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Takiye Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Niyazi Mısri

    Bulan Özünü Şiiri – Niyazi Mısri

    Niyazi Mısri

    Bulan özünü gören yüzünü Bir yüzü dahi görmek dilemez Vuslatta olan hayrette kalan Aklın diremez…

    Kanto XXVIII Şiiri – Ahmet Ada

    29 Aralık 2021

    Müfredât 140 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Şevki Yok Şiiri – Recaizade Mahmud Ekrem

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    İkramiye Şiiri – James Joyce

    29 Aralık 2021

    Bir Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Dîvân-ı İlâhîyât 227 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Agah şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Ruhsati şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Karacaoğlan şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.