Bunları da Okuyun

    Şah İmam Hüseyin Bendegahıyem Şiiri – Aşık İsmail Daimi

    29 Aralık 2021

    Rüzgar Durdurma Takvimi Şiiri – Adnan Özer

    29 Aralık 2021

    Aklın Hakkını Vermek! Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Yürüdü (Gittim Mahkemeye) Şiiri – Mahzuni Şerif

    29 Aralık 2021

    Titrek Bir Damladır Şiiri – Ahmet Muhip Dıranas

    29 Aralık 2021

    Künc-i Melâmette Kalmışım Garib Şiiri – Gevheri

    29 Aralık 2021

    Bihamdillah Yaradan’a Yaz Geldi Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Ayna Oyunu Şiiri – Sunay Akın

    20 Mart 2022

    Tarihin Satırbaşı Şiiri – Türkan İldeniz

    29 Aralık 2021

    Dîvân-ı İlâhîyât 139 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Mehmet Akif Ersoy»Hasbihâl 2 Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasbihâl 2 Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Mehmet Akif Ersoy- Mehmet Akif Ersoy
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Büyük bir şâirin düstûr-i hikmettir şu ihtârı;
    Velev duymuş da olsan yolsuz olmaz şimdi tekrârı:
    «Geçen geçmiştir artık; ân-ı müstakbelse mübhemdir;
    Hayâtından nasîbin: Bir şu geçmek isteyen demdir.»
    Evet, mâzîye ric’at eylemek bir kerre imkânsız;
    Ümîdin sonra istikbâl için sağlam mı? Pek cansız!
    Bugünlük iş bugün lâzım yapılmak, yoksa ferdâya
    Bırakmışsan… O ferdâlar olur peyveste ukbâya!
    Benim on beş yıl evvelden kalan işler durur hâlâ;
    Yarın bir başlayıp yapsam demiştim, bak, demin hattâ!
    Müsevvifler için dünyâda mahvolmak tabî’îdir. (*)
    Bu bir kànûn-i fıtrattir ki yok te’vîli: Kat’îdir.
    Sakın ey nûr-i dîdem, geçmesin beyhûde eyyâmın;
    Çalış hâlin müsâidken… Bilinmez çünkü encâmın.
    Diyorlar: «Ömrü insânın yetişmez kesb-i irfâna…»
    Bu söz lâkin değildir her nazardan pek hakîmâne.
    Muhakkaktır ya insanlar için bir gâye-i âmâl;
    Edenler ömrünün sâ’âtini hakkıyle isti’mâl,
    Zafer-yâb olmasın isterse varsın asl-ı maksûda,
    Düşer bin maksad idrâk eyleyip bir zıll-i memdûda.
    Evet, her türlü ma’nâsıyle irfan durdurur azmi…
    Fakat insanlığın ma’nâsı olsun öğrenilmez mi?
    Cibillîdir taharrî-i hakîkat hırsı âdemde,
    Onun mahsûlüdür meşhûd olan âsâr âlemde.
    Atâlet fıtratın ahkâmına mâdem ki isyandır;
    Çalışsın, durmasın her kim ki da’vâsında insandır.
    Zuhûr etmekle her ma’lûma karşı bir alay meçhûl,
    Neden olsun o ma’lûmâtı idrâk eyleyen medhûl?
    Evet, ma’lûm olanlar olmayan şeylerle bir nisbet
    Edilmiş olsa, gâyet az çıkar evvelkiler elbet;
    Fakat câhille âlim büsbütün nisbet kabûl etmez:
    O bir kördür, bu lâkin doğru yoldan hiç udûl etmez.
    Diyor Kur’an: «Bilenler, bilmeyenler bir değil… Heyhât
    Nasıl yeksân olur zulmetle nûr, ahyâ ile emvât! »
    Bu hikmetler bedîhîdir senin indinde elbette:
    Fakat, çok sevdiğimdendir ki, tekrâr eyledim işte.

    Sadedden gâlibâ ayrılmışım… Söz neydi ihtâr et;
    Dalarsam nûr-i dîdem, böyle ba’zen, durma bîdâr et.
    Usandın sen de gerçek hikmetimden, hasbihâlimden;
    Beş on söz kaldı lâkin dinle nazm-ı bî-meâlimden:
    Diyorlar: «İ’tirâf-ı cehl iken tahsîlin encâmı,
    Nedir beyhûde it’âb eylemek şehbâl-i ikdâmı? »
    Evet, lâkin varıp ser-hadd-i ma’lûmâta bir insan,
    O gâyetten demek lâzım ki: «Yok irfân için imkân! »
    Hakîkî i’tirâf altında parlar zılli irfânın;
    Budur insanlığın ma’nâsı, en son zevki vicdânın.

    (*) «Heleke’l-müsevvifûn…» [Bugünün işini yarına bırakanlar helâk olur.]

    Hasbihâl 2 Şiiri - Mehmet Akif Ersoy Hasbihâl 2 Şiiri - Mehmet Akif Ersoy şiiri Mehmet Akif Ersoy şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Geçinme Belası Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Küfe Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Hasır Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Tevhid Yâhud Feryâd Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Merhum İbrahim Bey Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Selmâ Şiiri – Mehmet Akif Ersoy

    Bunları da Okuyun

    Neme lazım Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    İnsan Bir Kere Ölür Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Düş Yorgunu Şiiri – A. Hicri İzgören

    29 Aralık 2021

    Mâra Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Necati Cumalı

    Güneş Delisi Şiiri – Necati Cumalı

    Necati Cumalı

    Akan suyu severim ben Işıldayan kari severim Bir yeşil yaprak Bir telli böcek Yeşeren tohum…

    Brahms’a Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021

    Cahil Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup Şiiri – Melih Cevdet Anday

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Mezartaşı Yazısı Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021

    Yalnızlık Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Katil Şiiri – Arif Nihat Asya

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Agah şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Ruhsati şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.