Bunları da Okuyun

    Kitaplar Şiiri – Asaf Halet Çelebi

    29 Aralık 2021

    Kırın Tepesindeki Ağaca Övgü Şiiri – Coşkun Ertepınar

    29 Aralık 2021

    Derd-i Firakın İle Düşeli Sevdaya Mey’e Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    85 Nolu Rubai Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Gerali (Kara Ali) Türküleri Şiiri – Ignac Kunos

    29 Aralık 2021

    Al Canımı Kurtulayım Elinden Şiiri – Muhlis Akarsu

    29 Aralık 2021

    Bendesiyem Can Ü Dilden Padişahımdır Ali Şiiri – Şah Hatayi

    29 Aralık 2021

    Seyyah Olup Şu Alemi Gezerim Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021

    Her Kimde Kim Bu Zülf-ile Bu Hattu Hâl Ola Şiiri – Ahmedi

    29 Aralık 2021

    Sabah Oldu Kutlu Günler Doğuyor Şiiri – Şah Hatayi

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Öz (Saf) Şiir Dönemi»Necip Fazıl Kısakürek»Savunmalar 4 (Türklüğe Hakaret Davasından) Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Savunmalar 4 (Türklüğe Hakaret Davasından) Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Necip Fazıl Kısakürek- Necip Fazıl Kısakürek
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yüksek muhakemenize karşı kuru usul ve basit (prosedür) yoluyla söylenecek son söz, bu âna kadar riyazî bir ispata kavuşturmuş bulunduğumuz emniyetiyle, şudur’:
    – İzahını biraz evvel yaptığımız gibi, en uzak olduğumuz hedef padişahçılık, kâmil zıddiyle aksini yaptığımız iş de Türk milletini tahkirdir. Teşhir ve tahkir bakımından fertlerle, fertlerin şahıs cepheleriyle de hiçbir alışverişimiz yoktur.
    Fakat işi, ‘hâkimin takdiri’ denilen fevkalâde geniş ve şamil hakkaniyet duygusuna tevdi edince, kaydetmek zorunu duyduğumuz birkaç nokta kalıyor:

    (Büyük Doğu) , gerçek, saf ve aslî mânasiyle müslüman; başımıza ne gelmişse İslâmiyeti anlıyamamak, onu en yeni ve en ileri zaman ve mekânlara tatbik edememek yüzünden geldiği hükmüne bağlı; üç asırlık gerileme ve bir asırlık garplılaşma tarihimizin baştanbaşa cehil, taassup, anlayışsızlık, derken sahtelik, taklid, şahsiyetsizlik panayırlariyle doldurulduğuna kâni; hele Meşrutiyetten beri gelen inkılâplardan hiçbirinin eski hastalığa deva getirmediğine, eski yarayı büsbütün azdırdığına emin; millî kurtuluş hareketinin ise Türkü mekân ve madde pilânında kurtardıktan sonra zaman ve ruh plânında tam akamete düşürmüş bir seyir takib ettiğini muterif; bütün çareyi öz kökümüzle Garbın müsbet bilgiler lâboratuvarı arasında kurulacak asliyet ve şahsiyet temellerine dayalı bir köprüde bulan; ve yalnız bir dâvanın tecridini, teşhisini, tahlilini, terkibini, müdafaasını, taarruzunu, ilmini, polemiğini, mürakabesini, mücahedesini yapan, millî, millî üstü millî bir mefkûrenin ismidir. İşte bütün kabahat ve günahımız, yahut biricik fazilet ve sevabımız bundan ibarettir. Bizden yalnız bunun için nefret ederler; ve yalnız bunun içindir ki, gözlerine birtakım vesile mikroskopları takıp, hangi kabahatli uzvumuzu kesmekle kalbimizin durabileceğini ararlar. Çünkü onlarca baş suçlu kalbimizdir; kanun ise bu uzva hiçbir suç biçmemektedir. Topu topu iki yılı dolduran intişar hayatımızda üç kere kapatıldık. Yedi kere mahkemeye verildik. Politikanın doğrudan doğruya hüküm giydirdiği her defa yandık; kanunun mizan teşkil ettiği her defa da beraat ettik.

    Muhterem Adalet Mümessilleri! ..
    Eğer kanun bir tansiyon âleti gibi, yalnız gördüğünü kaydeden, hatır ve gönül dinlemeyen, bir çöpçü ile bir hükûmet reisini bir tutan ulvî terazi ise, bu terazinin üzerinde sıfır noktasını geçecek hiçbir sıkletimiz yoktur. Yok, eğer kanun, ille bu terazinin ibresi bir sıklet kaydetsin diye sırtımıza zorla giydirilmek istenen kurşun yüklü gömleklere müsamaha edici bir politika telkiniyetine müstait bir nesneyse, sıkletimiz bir sene değil, tam altı sene ağır hapis istihkakını göstermektedir. Kanunun ne demek olduğunu ise mahkemeniz gösterecektir.
    Alman devlet reisinin tehdidine ‘Berlin’de hâkimler vardır! ‘ diye karşılık veren köylünün meşhur cevabını elbette biliyorsunuz. Eğer bu mahzun memlekette ve bu hazin şartlar içinde, hak ve hakikat adına çırpı nan, yırtınan, kıvranan birkaç mücadeleci kalem varsa, onların da tek tesellisi, kanunî mevzuların sıhhat ve adaletle tartılacağı bakımından ‘Türkiye’de hâkimler vardır! ‘ kanaatıdır. Yoksa bütün teşkilatiyle üzerimize yürüyen zînüfuz ve zîşevket politika saikine karşı, hâmi ve müdafî, sığınak ve kucak diye kimi ve neyi bulacaktık? O zaman belki her fikir adamına, ya kasidecilikten, yahut tanzifat ameleliğinden başka bir iş düşmeyecekti. Yalnız sizin mevcudiyetinizdir ki, muhterem hâkimler, bize, üçbuçuk fikir ve dâva adamına, hak ve hakikatı belirtmek cesaretini vermekte ve arkamızı dayıyacak aziz bir siper teşkil etmektedir.

    Muhterem hâkimler!
    Ben bu ağzımla katiyyen beraetimi istiyemem! Bir masumun bir mahkemeden isteyebileceği ve benim istediğim tek nimet bu olsa da, ben bu vaziyette ‘beraetimi istiyorum! ‘ demekten hayâ ederim! Ben sizden, Türkiye’de hâkimler bulunduğunu göstermenizi istiyorum!
    Bir Türk fikir adamı, sizden, Türk kanunlarının bütün hakikatiyle tecellisini istiyor. Bir fikir adamı ki, (Hristantos veledi Prodromos) ismini taşımadığı için Türklüğe hakareti muhaldir… Bir fikir adamı ki, Sarayı Hümayuna mensup kilercibaşı bilmem ne paşanın oğlu da değildir ve hasbîlikten başka hiçbir vasfı yoktur… Bir fikir adamı ki, yalnız ‘Allah ve ahlâk’ dediği için hapishaneye atılmıştır. Bir fikir adamı ki, ancak iki taksi otomobilini doldurabilen ve kendisine yüksek tahsil genci süsünü veren birkaç taharri memuruna karşılık, hakikatte bütün Türk gençliğiyle Türk halkının ketum ruhundaki sessiz alkışlar içindedir… Bir fikir adamı ki, İstanbul’u ziyarete gelen ve ne kendisini tanıyan, ne de kendisinin tanıdığı bir Prensesten para istediğini ima edecek kadar esfel ve ahmak; ve o Prensesi kapı kapı dolaştırıp ‘bu menfur yalana imkân olduğunu bilseydik İstanbul’a gelmezdik! ‘ dedirtecek kadar denî ve şaşkın bir propagandayla çevrilmek istenmiştir… Böyle bir fikir adamı, Türk kanunlarındaki hakkını beklemekte; yalnız şu kadar söyleyebilmektedir:

    – GERİLERDE, DERİNLERDE, ENGİNLERDE TEK BİR ÜMİT KIVILCIMINA YER KALABİLMESİ İÇİN, TÜRKİYE’DE HAKİMLER BULUNDUĞUNU GÖSTERİNİZ! ‘

    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Savunmalar 4 (Türklüğe Hakaret Davasından) Şiiri - Necip Fazıl Kısakürek Savunmalar 4 (Türklüğe Hakaret Davasından) Şiiri - Necip Fazıl Kısakürek şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Beste Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Zamane Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Sağ-Sol Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Zarf Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Bir Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Hâtıra Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Bunları da Okuyun

    Acizlik Ânım Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021

    Oyun Varmış Her Aşkta Şiiri – Akif Kurtuluş

    29 Aralık 2021

    Beklemek Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Kırık Mozaik Şiiri – A. Hicri İzgören

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Seyrani

    Hak Yoluna Benim Gidişime Bak Şiiri – Seyrani

    Seyrani

    Hak yoluna benim gidişime bak Ehl-i tarik olan bu çalım gider Benim anda olan gidişime…

    Îdrâk Şiiri – Abdullah Tukay

    29 Aralık 2021

    Yarab İhsanına Bin Şükür Olsun Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Geldim İşte Şiiri – Ahmet Telli

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    O Şirin Bağrının İçinde Olaydım Keşke Şiiri – James Joyce

    29 Aralık 2021

    Beni Tutmayın Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

    28 Aralık 2021

    Ölüm Ve Çerçeveler Şiiri – Sezai Karakoç

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ruhsati şiirleri Agah şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.