Bunları da Okuyun

    Müfredât 44 Şiiri – Aziz Mahmud Hüdayi

    29 Aralık 2021

    Gecer Dediklerimi Gecirdim Şiiri – Mevlana Celaleddin Rumi

    28 Aralık 2021

    Gönülden Gönüle Yol Gider Derler Şiiri – Dadaloğlu

    29 Aralık 2021

    Hasan’a Mektup – 3 Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Iraşit (Sabah Sabah Bana Çatma) Şiiri – Aşık Veysel Şatıroğlu

    29 Aralık 2021

    Yanyana Şiiri – Melih Cevdet Anday

    29 Aralık 2021

    Ben Bütün Bayramlarda Ağlarım Şiiri – Halim Yağcıoğlu

    29 Aralık 2021

    Alışkanlık Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Güneşte Şiiri – Melih Cevdet Anday

    29 Aralık 2021

    Seni Yere Vursam Kahpe Züğürtlük Şiiri – Ruhsati

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Can Dündar»Pia’nın Peşinde… Şiiri – Can Dündar

    Pia’nın Peşinde… Şiiri – Can Dündar

    Can Dündar- Can Dündar
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Pia”yı tanır mısınız? Pia, Attila İlhan’ın şiirinde bir meçhulün adıdır.Şair bir şehre geldiği vakit, Pia başka bir şehre gider hep… O yüzden “Ne olur, kim olduğunu bilsem Pia’nın / ellerini bir tutsam, ölsem” der İlhan…

    “Belki de o kadın aslında Pia… O hiç olmayan kadın…” Aklımda kalanlar, imkansız aşkların kadınları… Yaşanmış aşklar kalmıyor. Bitiriyorsunuz karşılıklı… Hatırlanan, askıda kalmış aşklar… “tanımamaktan, bilinmezlikten kaynaklanan bir duygu” diye tanımlıyordu: “Aynı evde yaşayınca bilmeye, tanımaya başlıyorsun. Aşk da uçup gidiyor”.

    Ne garip değil mi? Kadın ve erkek, Adem ile Havva’dan beridir hep o “yasak meyve”nin peşinde koşup durdular. Kim bilir kaç kuşaktır sabırla, özlemle, ümitle, ölesiye, birbirlerine kavuşacakları, bir yastığa baş koyacakları günü beklediler.

    “Aşk-ı Memnu”, gözünü vuslata dikti asırlarca… Bu marazi tutku, şiirlerden, masallardan koca bir külliyat doğurdu.

    Sonra… Gün geldi; devir değişti. “Sevenleri ayıran zalimler” devrildi. Eros, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Sevenler nihayet kavuştular. Ve buluştukları anda aşk, uçarken bahar kokuları saçarak rengarenk parıldayan narin bir sabun köpüğü gibi sönüp dağıldı avuçlarında… Anlaşıldı ki vuslat, aşkın miladı değil, celladıymış.

    Yüzünü bile görmediği sevdalısı için dağlar delen Ferhat, asrımızda nihayet vuslata erince Şirin’e dönüp bakmaz, internet başından kalkmaz oldu. Sevdalısını bir kez görebilmek uğruna yıllarca pencerede bekleyen Leyla, evleneli beri, Mecnun’u kafaya takmaz, merak edip cama çıkmaz oldu. O zaman anlaşıldı ki, aşk gücünü kıstırılmışlığından alıyor, karşılıksızlığından, naçarlığından besleniyor.

    Aşıklar yakınlaştıkça, aşk uzaklaşıyor. Nazım “Sende ben uzaklığı, sende ben imkansızlığı seviyorum” diye yazmıştı sevdalısına… Çünkü Veysel’in değindiği gibi, deryaya akan bir nehir, aslında deryaya değil, mütemadiyen ve hararetle ona doğru çağlamaya tutkundu. Cazip olan, maksut mahalden ziyade; bizatihi seyahatti.

    Aşk bir tahayyüldür. Ebediyen müptelası olacağınız bir serap… Dokununca dağılan bir kumdan kale…

    Ben bu sırra ilk kez Metin Erksan’ın “Sevmek Zamanı”nda ermiştim. Duvarda fotoğrafını görüp vurulduğu kızın gerçeğiyle karşılaşınca dünyası yıkılan Boyacı Halil, sonunda kendi tahayyülünün hakikatin sıradanlığıyla aşınmasına izin vermemiş, kızı bırakıp sevdiği fotoğrafla göle açılmıştı.

    Zor olan da budur zaten: Aşkı her daim kendinde yaşatabilmek… Bu anlamda aşk tek kişiliktir.Bizim icadımızdır. Meçhule adanmışlığımız… Gönüllü esaretimiz… Bir muammanın peşinde tarumar olmayı göze alışımız…

    İnsanoğlu birbirine varıp birbirini tükettiğinden beridir, ancak kafasındaki hayale tutunarak mutlu olabiliyor; her gördüğünde o hayali arıyor, her sevdiğini o hayal sanıyor, her hayal kırıklığının kahredici keyfinden melankolik bir haz alıyor. Ve yeniden Mecnun’a dönüyor.

    Bugün “aşk devri”nden kalma bir sihirli lambayı umarsızca ovalayıp duruyorsak o yüzdendir… Belki Pia ansızın çıkıp gelir diye…

    Can Dündar şiirleri Pia'nın Peşinde... Şiiri - Can Dündar Pia'nın Peşinde... Şiiri - Can Dündar şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Biz Ne Yapıyoruz? Şiiri – Can Dündar

    Bir Yazı Nedir Ki Aslında.. Şiiri – Can Dündar

    Bir Bilebilsek… Şiiri – Can Dündar

    Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın… Şiiri – Can Dündar

    Bahar Ve Ayrılık… Şiiri – Can Dündar

    Bahar Getirdim Sana… Şiiri – Can Dündar

    Bunları da Okuyun

    Hasan’a Mektup – 7 Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Geç Kalmışım Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Deniz Musikisi Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Aygır İmam Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Ahmet Oktay

    Gölgeleri Kullanmak Şiiri – Ahmet Oktay

    Ahmet Oktay

    İşte bir ses geçiyor sıkıntıdan baksam pencerede yağmur da var, hani saçlarını ya da göğsünü…

    Gene Geldi Yaz Ayları Şiiri – Dadaloğlu

    29 Aralık 2021

    Misafir (Ana Rahminden) Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    İneyim Gideyim Osman İli’ne Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Yalnız İnsan Şiiri – Louis Aragon

    29 Aralık 2021

    Kocabebek Şiiri – Hasan Hüseyin Korkmazgil

    29 Aralık 2021

    Hain Nefsimiz Şiiri – Eşrefoğlu Rumi

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Karacaoğlan şiirleri Agah şiirleri Ruhsati şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.