Bunları da Okuyun
Dönemler
İsmini eserinle nakşettin hatırlara, Bir zaferi yâd için kurulan taklar gibi. Senden bahsedecektir asırlar asırlara, Mukaddes bir duayı anan dudaklar…
Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından. Yanmanın lezzetini onda hissettiğim bir an Ve yazın…
En güzel rüyaları andıran enginlere En güzel ümitlerle açılmak istiyorum. Gözlerinin içinde, bilmediğim bir yere Günlerce gitmek gitmek ve dönmemek…diyorum.Fakat…
Aşkını gözlerinle, dün, kalbime işledin, Bir sanatkâr, eliyle, oyar gibi mermeri. Rüzgâr yüzü görmeyen ufkumda genişledin Bir fırtına halinde koptuğun…
Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam, Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak. Gözlerine yavaşça yavaşça doldu akşam, Göklerin ateşini kalbime boşaltarak…
Katip sen yaz yare tez elden Götür arz-ı halim yare tez elden Naziktir efendim nezahetli bil Gönderelim o didara tez…
Seni bağı iremden mi kaçırmış Melek misin asumandan mı geliş Gittikçe şevketin şanın yücelmiş Bilmem tahtı Süleyman’dan mı geliş Hüsn…
Saba mülkün verir bade Dağıttıkça saba zülfün Yıkar Çin mülkünü ahır Harap eyler hata zülfünOlanı olmasa asker Çekildi şamahan asker…
Saba gider isen bizim diyare Benim vasfı halim o yare söyle Lalenin bağrında bir ise yare Benimki erişti hezara söyle…
Katip sen yaz saba sen de kerem kıl Götür arzıhalim yare tez elden Naziktir efendim nezahetli bil Gönderelim o dildara…
Karşı dağlar kar dolu Kilitlenmiş yar dolu İçim yasla burkulur Senden ayrı düşeliDurmadan bakıyorum Boşluğa akıyorum Kız her yanım uçurum…
Kakülün ser bölük zülfün yüzbaşı Çin mülkünün hükümranı gözlerin Perçemin Hıtayi halin Habeşi Değer taht-ı Süleyman’ı gözlerinKarabağ’ı bir kıl ile…
Geçti sensiz güzelim hicr ile eyyamım, gel, Fark olunmaz gam ile sabahtan akşamım gel.Şamdan zülf-i hayalinle seher-bidarım, Şeb-i zulmetteyim ey…
Gam diyarında kodu gittiyse cananın garib, Nale-i cangahdan olmaz dil ü can garib.Şahsar-ı gülde hoş tut bülbül-i şeydaları. Kalmasın ey…
Bad-ı saba selam söyle o yare Ya gelsin ya gidek o diyara biz Katip arzuhalim yaz ki canana Ayrılalı düştük…
Bâd-ı sabâ selâm söyle o yâra Ya gelsin ya gidek o diyara biz Kâtip, arzıhâlim yaz ki canana Ayrılalı düştük…
Ah elinden zülfü kemendim benim Müjgan değdi sinem yaralandı gel Gün begün artmakta derd ile gamım Uç verdi yaralar sıralandı…
Yıkmış çadırların göç etmiş Leyla Vardım ki boş kalmış yar otakları Dağı mesken etmiş biçare Mecnun Akıtmış gözünden kan ırmakları…
Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş Sakiler meclisten çekmiş ayağıHangi dağda…
Uzun müddet haber yoktur sılamdan Her posta geldikçe gönlüm yerinir Haber yok evlad ü ayal, anamdan Can postanelere varır sürünür…