Bunları da Okuyun
Dönemler
Ne zaman yağmur yağsa Bir buluşma yeri olurdun İstanbul’da rüzgâr soluklara Mavisi yasaklanmış deniz Kızıl tufanı yaratmadan daha Ne zaman…
Narın morlaştığı yerdeyiz yine Aynı kutsal mavinin yüreğindeyiz Sevdanın zor kaçaklığına karşı Yeşeren bir dal Ve kırılan bir zincir sevincindeyizSen…
Kendini bir suyun akışında Ve suları kendi bakışlarında Bulabilenler bilir bu türküyü. Sen ki anlarsın Bir türkü uğruna Çileler çekerdin…
Gün batarken ayrılırsak eğer Gizlice bakışlarını doldur koynuma Güneşsiz ayrılamamAz sonra Suyu kesilecek insan ırmağının Yeminim var şafaklar adına Yorgun…
Sen yürürsün rüzgar yürür Sabahlar sığmaz olur gözlerine Her adımda çözülür bir karanlık Şafaklar çiçek sunar ellerine Gün tutuşur Dağlar…
Yine çığ basmış bütün yolları Yolu yok haber sormanın Selam iletmenin dostlara Hep kavgayla sürecek gibi yaşam Korkarım ki Aşka…
Acılı yağmurlarla düşmüşüm yere Tatlı su göllerine akamıyorum Yüzüm yüreğim deprem dalgası Bu gül kıyımlarına bakamıyorum Her sevi bir türküdür…
Neyi yaşıyoruz şu anda Nelerle sığmıyoruz dünyaya Aşktan Öfkeye geçiriyoruz birdenbire Sevinçten üzüntülere Durgunluktan coşkulara koşuyoruz C………………..
Hangi günün gecesidir / yazı kışta kılan bilir Gün içinde görünmeden / günü suya salan bilir Dağlar düze iner birden…
Onurun çırpındığı bütün göğüslerde Azgın lokomotifler gibi her nefes Bir ses dolaşıyor yürekten yüreğe Bir………………..
Geceler midir tükenip giden Aylar mı yoksa ay ışığında ………………..
Bir saz kadar mutlu Ve hüzünlü başlıyoruz bütün günlere Ve b………………..
bunca yil cigliklar kosturulmus bu yolda deli taylar gibi ter icinde cigliklar savrulan bir yanlisa vurulmak icin mi yoksa daglari…
Hani saz çalınırdı ölüm Türküler söylenirdi kan Sen gideli kaç mevsim Kaç yıl geçti aradan Şimdi rakı sofrasında Evvel zaman…
Deniz yok olursa diyor bir çocuk Balık kaybolursa Ne derim benden sonraki çocuklara İnsanlar kaybolurken gözaltılarda Çöllerde boğulan nehirler Ey…
Herkes kendince seviyor baharı Kimi ufuklarda yaşamı karşılıyor Kimi bakışlarda yeni başlayan aşkları Ey yasa bürünen mayıs sabahları Kimler onarıyor…
Sonbahardan sonra ağaçlar Hep duman açar Ankara’da Saksılarda yeşil bir yalnızlık Uzayıp gider ev tutsaklığında Kış boyu rüzgarsız ve çiçeksiz…
Sancısını yaşıyorsun kaç zamandır Yeni bir güne sevinçle başlamanın Yoluna ışık tutan sözcükler Var mı o günün ışıltılı kanatlarında Rüzgara…
Son çocukluk da bitmişti ömrümde Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz Kırlara bahar yetmese de içimde Yüreğim nar çatlamasıydı sana…
-Aysel Zehir için- Yarım kalan hiçbir yolculuk yok bu yaşamda Birbirine Karıştırılan hiçbir boyut yok Onbeş yaş nedir ki Yılların…