Bunları da Okuyun
Dönemler
Ey genç adam, yolumu adım adım bilirsin! Erken gel, beni evde bulamayabilirsin!
Kuyruğu etrafında dönen kedi hayrette; Âlim ki, hayreti yok, ne boş yere gayrette!
Bize kalan aziz borç asırlık zamanlardan; Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan! ! …
“Zehirle pişmiş aşı yemeğe kimler gelir? ” Dilsizce, yalnız Allah demeye kimler gelir?
Gel beri, kurtuluş ordusunun tuğu ol! Hürriyet mi dileğin, Allah’ın tutuğu ol!
Dünyada her nimeti bıraksam ne çıkar ki? Orda o varken, burda bırakılmaz ne var ki?
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış Bu eski heykelin yanaklarında. Yapraktan saçını yerlere yaymış, Sonbahar ağlıyor ayaklarında. Süzüyor ufukta bir…
Ölürken aynı âhenk, salâ sesinden sızan: Kulağıma doğduğum günde okunan ezan.
Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti, İyi insanlar iyi atlara binip gitti.
Birazcık su ve kepek, şu kuduz nefse kifaf; Dünyada varsa söyle, sabaha çıkan zifaf! ..
İman. İhlas, vecd ve aşk, bunlar birer kelime, Kelimeyi boğardım verselerdi elime…
Bu dünya bir benzeyiş, bir vatanı andırış; Ve göz, görmediğine kendini inandırış! ..
Hasis sarraf, kendine bir başka kese diktir! Mezarda geçer akça neyse, onu biriktir!
Hasta olsam, ilâcım, çorbam, sütüm, o kitap… Suda mantarım, gökte; paraşütüm o kitap…
Ateş benim yıkayan, yuyan, emzirem annem! Bir arınma kurnası olsa gerek cehennem…
Kudret O’nun; gayrında ne mecal var, ne tüyan; Alim ilmine yansın, pazısına pehlivan…
O kanun ölümsüzlük nizamının hevengi, O kanun doğru, güzel, iyinin tek mihengi…
Sayılar yalnız Bir’in kendi dalgalanışı, Sayılar kemmiyetin keyfiyeti anışı…
Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer; Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer…
Su çekildi, göründü sanki zamanın dibi; Korkuyorum, bu akşam kıyamet varmış gibi…