Bunları da Okuyun
Dönemler
“Var”ın altında yokluk, yokun altında varlık; Başını kaldırda bak, boşluk bile mezarlık..
Renkte, seste, ışıkta her şeyde bir ihtizaz; Her şeyde bir titreşim, zikir, fikir ve niyaz…
Tek neşe bu dünyada, var olmanın sevinci; Ve tek ilim, varlığın bilinmeden bilinci….
O dem çocuklar gibi sevinçten zıplar mısın? Toprağın altındaki saklanbaçta var mısın?
Perdenin ardı perde, perdenin ardı perde, Her siper aşıldıkça gaye öbür siperde…
Yalnızlar! .. O havuzun çevresinde birleşme… Susuzlar! .. O havuzda suyu kesilmez kesme!
Zıtlar arası ahenk, af ve günah yarışta; Bütün zıtlar kavgada bütün zıtlar barışta….
Marifetli hokkabaz, başını kaldır da bak! Gökte bir oynayan var, yıldızlarla kaydırak…
Perde düşse ve her şey olduğu yerde donsa; Görünse yıldız yıldız, fezada Anayasa…
Adının o bahçeler, her gün anıldığı yer; O bahçeler, yalanın bile yanıldığı yer…
Sayılarda çoğalmak, niçin, ne olmak için? Bir tek hiçtir çarpışı, kırk milyona bir hiçin…
Baktığımız her ufkun öte yanına hasret; Bir ömür ürüyoruz, nereye varsak hicret…
Zamanın olmadığı diyar acaba nasıl? Kesiksiz bir ân mıdır bundan sonraki fasıl?
Ne varsa çöplüğe at, belli başlı zamanlık; Ölümü öldürmekte olanca kahramanlık.
Ramazan mübarek ay, müminlerin balayı; Hatırla der, suyu bal kaybedilmiş sılayı…
Bu yük senden Allah ‘ım, çekeceğim, naçarım! Senden sana sığınır, senden sana kaçarım!
Ben gurbet rüzgârının üflediği kamışım… Bir su başında mahzun, yapayalnız kalmışım…
Renkler, mavi, kırmızı, yeşil, erguvan ve mor; Camlarda, kaybedilmiş vatanı heceliyor…
Hangi dağa tırmansam muradım ötesinde; Murad, bugün yerine her günün ertesinde…
Bir yer var ki, orada sayı üstü endâze; Ne solmak, ne yıpranmak, her şey ebedi taze…