Bunları da Okuyun
Dönemler
Karpuz mu mu’teberdir kar buz mu derler ise Kış günlerinde kar buz yaz günlerinde karpuz
Zînet-i dünyâya mağrûr olma gafletden uyan Ne iyi kalır ne kem bunda konan göçer hemân
Kalây olmasa aynâ arkasında Görünmezdi bu sûret karşısında
Müfîd ü muhtasar olsa Gazel az olsa öz olsa
Cefâdan yüz çevirmez derd-i gamdan lezzet almıştır Benim dîvâne gönlüm çok belâdan arta kalmıştır
Selîs olsa musanna’ olsa Ey dil-i sûzân tûz olsa
Cânân metâ’-ı vaslını vâdî-i gama satmaz Sahrada gezmese Mecnûn Leylâ yabanda yatmaz
Emr-i Hakk ile ne denlü dursa işbu dehr-i dûn Ehl-i İslâmın eli altında olsun kâfirûn
Fazlın ile çün halâs etdin bizi tedrîsden Yine hıfz eyle ya Rabbî nefsimiz telbîsden
Ura gör esb-i nefse tâziyâne Seni uğratmaya tâ kim ziyâne
Ne zenler var ki ma’nâda ol erdir Ne erler var ki avratdan bed-terdir
Bu meseldir söylenir halkın dilinde dâ’imâ Dinleme düşman sözünü umma avratdan vefâ
Er isen avrata inanma kişi Avratın mekr ü âl imiş çü işi
Üzüm vakti kavun karpuz zamânı Hudâ ni’metle zeyn eyler cihânı
Mahabbet cevherin kim der arazdır Sözün gûş etme kim ehl-i garazdır
Alaldan gönlüm ol şûh-ı cihânım Gönülsüz durur oldu tende cânım
Şu dem ki mülk-i dünyâdan Muhammed Mustafâ gitdi Sevindi âhiret ammâ bu dünyâdan safâ gitdi
Habîb-i Hazret-i Rahmân Muhammed Mustafâ geldi Ebûbekr ü Ömer Osmân Aliyy-i Murtazâ geldi
Cihan fânîdir ey gâfil kalır sanma bu dünyâyı Yürü var mâ-sivâdan geç kul isen iste Mevlâ’yı
Ri’âyet etmeyen kişi tarîki Necata nice irgüre garîki