Bunları da Okuyun

    Yapı Şiiri – Gülten Akın

    29 Aralık 2021

    Melce Şiiri – Mehmet Akif İnan

    29 Aralık 2021

    Ala Gözlüm, Ben Bu İlden Gidersem Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Ayıp Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Olgunluk Şiiri – Tristan Tzara

    29 Aralık 2021

    Yort Savul Şiiri – Ece Ayhan

    29 Aralık 2021

    Ey Kör! Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Kozanoğlu Destanı 2 Şiiri – Dadaloğlu

    29 Aralık 2021

    Ben Bir Çocuğum Şiiri – Mevlâna İdris Zengin

    29 Aralık 2021

    Taşlama Şiiri – Kul Nesimi

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»İkinci Yeni Dönemi»Sezai Karakoç»Hızırla Kırk Saat Şiiri – Sezai Karakoç

    Hızırla Kırk Saat Şiiri – Sezai Karakoç

    Sezai Karakoç- Sezai Karakoç
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    40.
    Konuşacak Mehdi
    Geldi derleniş günü
    Derleniş toparlanış vakti
    Artık her gün her gece
    Bir kadir günü ve gecesi
    Kuran iniyor dağlardan tepelerden
    Yağmue onun yedeğinde
    Horazlar en keskin sesleriyle ötmede
    Koyunlar ışıldıyor yünlerinde
    Yeni ve keskin bir bilgelik keçilerde
    Doğudan batıya bir şimşek atlardan
    Heyamolalarla inip çıkan
    Bir eleğimsağma develerden
    Kadınlar örtünürler Meryem örtülerini
    Bacalar yeniden tüter
    Odunların en sertınin yanışından
    Bırakarak gökyüzünde bir ocak sisi
    Dağlarda bir başka çoşkunluk çağlıyor
    Menekşede çiğde kekikte ses var
    Bir vahiy uğultusu arılarda
    Karıncalarda hikmet suskunluğu
    Barışı ve çalışkanlığı sağduyunun
    Derleniş toparlanış diriliş saati
    Geldi
    Yükseldi bir ağartı müslüman ufuklardan
    Müslüman mevsim ve iklimlerden
    Kelimeler sıçradı yıllarca beklemişlerdi taşlarda
    Bir başkalaşım oldu yazılarda
    Seslerin durduğu yerde
    Gizlice süren bir ayet sonu yumuşaklığı
    Duruşlar bir süreden inmişcesine ağırbaşlı
    Davranışlar ölçülü tartılı
    Büyük dönüş başlamadan önce
    Kendini bırak evrenin koştuğu o Bütüne
    Bir kanat çırpmasıyla karıştığı Varlığa
    Düzeltip dünyayı yeniden
    Toplumu dirilten insanı erdiren
    Şeytanı bir duvar ucunda sıkıştıran
    Dam saçaklarında koğalayıp
    Eski sınırına iten
    Kentlere mutluluğu
    Bir ikindi anıtı gibi getiren
    Her eve mermer dağıtan
    Şelale paylaştıran
    Kan kanalı uzatan
    Engebeli bir gebelikte
    Yatağından korkan kadınlara

    Süt verin süt verin çocuklara
    Alarak nar incir gibi yemişlerden
    Şit evi sığnağı zeytinlerden
    Meryemin dayanağı hurmadan
    Tükenin var olan varlığıyla Varlığın
    Ki göreceksiniz kesin kesin
    Yüzünüzü nereye çevirirseniz çevirin
    O’dur var olan var eden
    Biçim veren değiştiren
    Dağıtan toplayan
    Hiç olmamışa çeviren
    Bir çırpıda gelip
    Geçmişe döndüren zamanı
    Sesi seslendiren yeri yerlendiren
    Sonra açıp yeli yürüyen bir kabir gibi
    İçine yeri yerleştiren gömen
    Bir kan pıhtısından meniden
    Bir insan türeten
    Sonra onu büyüten
    Sözüne kulak yapan ağız yapan
    İşine onda bir yetenek özü mayalandıran
    İnanış veren sabır veren
    Kur’an’a da şeytana da
    Eş yapan yoldaş yapan sırasında
    Bir örtü gibi birden açan dünyayı
    Sonra birden toplayan ortalığı
    En büyük kolleksiyon sahibi
    Kafataslarından kemiklerden
    Güneşten aydan yıldızlardan
    Cennet ve cehennemlerin
    Kaybolduğu doğduğu girdabından
    Her çağ bir başka ses
    Duyulan mızrabından
    Doğmamış ve ölmeyen
    Gelmemiş ve gitmeyen
    sEZAi kARAKOç
    Artık her gün her gece
    Bir kadir günü ve gecesi
    Kur’an iniyor dağlardan tepelerden
    Yağmur onun yedeğinde
    Horazlar en keskin sesleriyle ötmede
    Koyunlar ışıldıyor yünlerinde
    Yeni ve keskin bir bilgelik keçilerde
    Doğudan batıya bir şimşek atlardan
    Heyamolalarla inip çıkan
    Bir eleğimsağma develerden
    Kadınlar örtünürler Meryem örtülerini
    Bacalar yeniden tüter
    Odunların en sertınin yanışından
    Bırakarak gökyüzünde bir ocak sisi
    Dağlarda bir başka çoşkunluk çağlıyor
    Menekşede çiğde kekikte ses var
    Bir vahiy uğultusu arılarda
    Karıncalarda hikmet suskunluğu
    Barışı ve çalışkanlığı sağduyunun
    Derleniş toparlanış diriliş saati
    Geldi
    Yükseldi bir ağartı müslüman ufuklardan
    Müslüman mevsim ve iklimlerden
    Kelimeler sıçradı yıllarca beklemişlerdi taşlarda
    Bir başkalaşım oldu yazılarda
    Seslerin durduğu yerde
    Gizlice süren bir ayet sonu yumuşaklığı
    Duruşlar bir süreden inmişcesine ağırbaşlı
    Davranışlar ölçülü tartılı
    Büyük dönüş başlamadan önce
    Kendini bırak evrenin koştuğu o Bütüne
    Bir kanat çırpmasıyla karıştığı Varlığa
    Düzeltip dünyayı yeniden
    Toplumu dirilten insanı erdiren
    Şeytanı bir duvar ucunda sıkıştıran
    Dam saçaklarında koğalayıp
    Eski sınırına iten
    Kentlere mutluluğu
    Bir ikindi anıtı gibi getiren
    Her eve mermer dağıtan
    Şelale paylaştıran
    Kan kanalı uzatan
    Engebeli bir gebelikte
    Yatağından korkan kadınlara

    Süt verin süt verin çocuklara
    Alarak nar incir gibi yemişlerden
    Şit evi sığnağı zeytinlerden
    Meryemin dayanağı hurmadan
    Tükenin var olan varlığıyla Varlığın
    Ki göreceksiniz kesin kesin
    Yüzünüzü nereye çevirirseniz çevirin
    O’dur var olan var eden
    Biçim veren değiştiren
    Dağıtan toplayan
    Hiç olmamışa çeviren
    Bir çırpıda gelip
    Geçmişe döndüren zamanı
    Sesi seslendiren yeri yerlendiren
    Sonra açıp yeli yürüyen bir kabir gibi
    İçine yeri yerleştiren gömen
    Bir kan pıhtısından meniden
    Bir insan türeten
    Sonra onu büyüten
    Sözüne kulak yapan ağız yapan
    İşine onda bir yetenek özü mayalandıran
    İnanış veren sabır veren
    Kur’an’a da şeytana da
    Eş yapan yoldaş yapan sırasında
    Bir örtü gibi birden açan dünyayı
    Sonra birden toplayan ortalığı
    En büyük kolleksiyon sahibi
    Kafataslarından kemiklerden
    Güneşten aydan yıldızlardan
    Cennet ve cehennemlerin
    Kaybolduğu doğduğu girdabından
    Her çağ bir başka ses
    Duyulan mızrabından
    Doğmamış ve ölmeyen
    Gelmemiş ve gitmeyen

    Hızırla Kırk Saat Şiiri - Sezai Karakoç Hızırla Kırk Saat Şiiri - Sezai Karakoç şiiri Sezai Karakoç şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Kav Şiiri – Sezai Karakoç

    Mecnun ve Toz Bulutu Şiiri – Sezai Karakoç

    Mecnun, Mum ve Pervane Şiiri – Sezai Karakoç

    Tut Şiiri – Sezai Karakoç

    Ölüm Ve Çerçeveler Şiiri – Sezai Karakoç

    Tahta At Şiiri – Sezai Karakoç

    Bunları da Okuyun

    Yaz Sonu Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Fatma Sedef Şiiri – Alper Gencer

    29 Aralık 2021

    Yuvarlağın Köşeleri-Akıldan, Okuldan Yana-Etika-Birinci Bölüm-122 Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    Kar Çığlıkları Şiiri – Ahmet Özer

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Alper Gencer

    Hz. Ali’ye Mektup Şiiri – Alper Gencer

    Alper Gencer

    sen belki tanımazsın ama ben senin için ölürüm! sen beni tanımazsan ben zaten ölüyüm! bir…

    Allah Baktım Şem-i Aşka Muhabbet Şiiri – Seyrani

    29 Aralık 2021

    Ve Sonra Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Saçları Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Sone 96 Şiiri – William Shakespeare

    29 Aralık 2021

    Aşk-ı İflas Şiiri – Ahmet Selçuk İlkan

    28 Aralık 2021

    Leylâ Vü Mecnûn 201-300 Şiiri – Fuzuli

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Karacaoğlan şiirleri Ruhsati şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri Pir Sultan Abdal şiirleri Agah şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.