Bunları da Okuyun

    Zavallı Zavallı (Han Aslım) Şiiri – Aşık Kerem

    29 Aralık 2021

    Değerleme Şiiri – Metin Eloğlu

    29 Aralık 2021

    Benim Canım Uyanıktır Şiiri – Yunus Emre

    29 Aralık 2021

    Sen de Açıl Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021

    Kısa Türkiye Tarihi Şiiri – Cemal Süreya

    29 Aralık 2021

    Defterim Dolsa da Suçlarla, Siyahtan Korkmam Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021

    Güzeldiniz Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Kış Düşünceleri Şiiri – Ahmet Kutsi Tecer

    29 Aralık 2021

    Sarhoş (Karlı Dağlar Kara Bulut) Şiiri – Mahzuni Şerif

    29 Aralık 2021

    Git Şiiri – Cemal Safi

    19 Ağustos 2025
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»Cumhuriyet Dönemi»Ahmet Hamdi Tanpınar»Antalyalı Genç Kıza Mektup Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Antalyalı Genç Kıza Mektup Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Ahmet Hamdi Tanpınar- Ahmet Hamdi Tanpınar
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mektubunuza vaktinde cevap veremedim. Maalesef kâtibim yok. Halbuki şair, muharrir ve üniversite hocası olarak işim epey fazla. Lise sınıflarını, vaktiyle efsanevî denebilecek uzak bir çağda, yani 1918-1919 yılları arasında, benim gibi Antalya’da okuyan ve beni merak eden bir genci hiçbir şekilde bekletmek istemezdim.

    Edebiyatı gerçekten seviyor musunuz? Eserlerimle temasınız var mı? Buralarını bilmiyorum. Mektubunuzda beni layıkıyla okuduğunuzu gösteren bir emareye rastlamadım. Yalnız, lise talebesisiniz ve Antalya’dasınız. Yani 1918-1919 yılları arasında aşağı yukarı benim yaşadığım hayatı yaşıyorsunuz. İşte size bunun için yazıyorum. Bulunduğunuz memleketin, belki de orada doğdunuz, hayatımda mühim bir yeri vardır. Sizin sahillerinizde, o denize bakarak, o lodos dalgalarını seyrederek, benim gençliğimde şimdikinden çok az verimli olan meyve bahçelerinde dolaşırken ilk şiirlerimi tasavvur ettim ve edebiyattan başka bir şey yapamayacağımı anladım. Yavaş yavaş bir hülya adamı oldum.

    Hayatımı herhangi bir antolojide bulabilirsiniz. 1901’de doğdum. Babam kadıydı. Bu yüzden çocukluğum daha ziyade onun Anadolu’da tayin olduğu yerlerde geçti. İstanbul’da iki memuriyet arasında kalıyorduk. Ergani madeninde üç yaşımda iken bir gün kendime rastladım. Çok karlı bir gündü. Ben sıcak ve buğulu bir camdan karla örtülü bayıra bakıyordum. Sonra birdenbire kar tekrar yağmaya başladı. Bir çeşit çok lezzetli bir hayranlık içinde kalmıştım. Bu ânı her karlı günde hatırlar ve yağmasını beklerim.

    Ergani’den sonra Sinop’a gittik (1908-1910) . Orada denizle dost oldum. Çocukluğumun en büyük zevki bir berzahta kurulu şehrin iki yanındaki deniz kıyısında oynamaktı. Tophane tarafında (asıl ticaret limanı) bir yerde Delibaş diye bir ustanın gemi imalâthanesi vardı. Ben yedi, sekiz yaşımda bu geminin gönüllü işçileri içindeydim. Fakat arka taraftaki kumlukta dalgaların gelişini seyretmekten hoşlanırdım. Sonradan Şile ve Kilyos’a benzediğini öğrendim. Hiçbirisi kumluk sahilde dalgaların birbiri ardınca çığlar halinde gelişi kadar güzel olamaz.

    Siirt’te uzak dağlara akşam saatlerinde çöken yalnızlığı ve yıldızlı geceleri tanıdım. Yazları çok sıcak olan bu memlekette damlarda yatardık. Yıldızlı gece beni büyülerdi sanki. Sonsuzluk dalga dalga vücudumu ve ruhumu doldururdu. Bir Sümer rahibi gibi muhayyilem hep yıldızlarla meşguldü. Sırrın içinde yüzerdim. Buna akşam saatlerinde uzak dağların o korkunç yalnızlığını, o ezici morluğu ilave edin. Kerkük’te yine damlarda yatardık (1913-1914) . Yine gece ve yıldızlar. Şimdi kaybettiğimiz bu şehre on üç yaşımda gelmiştik. Üç evde oturduk. Üçünün de geniş bahçeleri vardı.

    Antalya’ya 1916 sonbaharında geldik. Epeyce büyümüştüm. Tek başıma, geceleri deniz kıyısında veya kayalıklarda, Hastahanebaşı’nda gezmek hakkım vardı. Karanlık epeyce inip de kayaların gölgesi beni korkutana kadar orada kalırdım. Denizin iki manzarası beni çıldırtırdı. Biri bu kayaların sahile bakan yerinde sabah ve akşam saatlerinde durgun denizin ışığıyla dipteki taş ve yosunlarla aldığı manzara, biri de öğle saatlerinde güneş vuran suyun elmas bir havuz gibi genişlemesi. Bunlar benim muhayyilem için büyük manaları olan şeylerdi. Bu manalar sade güzel değildiler, bana bir türlü çözemediğim bir hakikati veya sırrı anlatıyorlardı.

    Bir gün İstanbul’a tahsile gönderecekleri gün, Hastahanebaşı’na giden bu manzara ile bir daha karşılaştım. Fakat büsbütün başka şekilde. Dostlarım Ali Kemahlı ile Nail’in evlerine gidiyordum. Bu evle yandaki evin arasındaki boşluktan yine güneşin bütün bir saltanat içinde dinlendiği durgun denizi gördüm. Hiçbir şey insana bu kadar yakın ve buna rağmen ezici şekilde güzel olamazdı. Manzara, söylediğim gibi, benim için yeni değildi. Gideceğim e
    ……….
    ……….

    Ahmet Hamdi Tanpınar şiirleri Antalyalı Genç Kıza Mektup Şiiri - Ahmet Hamdi Tanpınar Antalyalı Genç Kıza Mektup Şiiri - Ahmet Hamdi Tanpınar şiiri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Zaman Kırıntıları Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Yavaş Yavaş Aydınlanan Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Uyanma Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Yaşadığım Gibi Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Bendedir Korkusu Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Şiir Şiiri – Ahmet Hamdi Tanpınar

    Bunları da Okuyun

    Arastanın Son Çırağı Şiiri – Ali Ayçil

    29 Aralık 2021

    Leke Şiiri – Sedat Umran

    29 Aralık 2021

    Kimdi o? Yanındaki kimdi? Şiiri – Ümit Yaşar Oğuzcan

    28 Aralık 2021

    Aşksız Geçen Günleri Düşmeli Ömürlerden Şiiri – A. Hicri İzgören

    29 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Yavuz Bülent Bakiler

    12 Eylül’e Sitem Şiiri – Yavuz Bülent Bakiler

    Yavuz Bülent Bakiler

    Kolum, kanadım diyordum. Sevdalanıp gidiyordum Yurdum diye seviyordum Yurdum, felaketim oldu.Türküm! dedim, Türk’ü sevdim Öğünen…

    Bir Kapının İki Yüzü Şiiri – Ahmet Özer

    29 Aralık 2021

    Şeker Gibi Yutmalı Şiiri – Eşrefoğlu Rumi

    29 Aralık 2021

    Be Sevdiğim Şiiri – Pir Sultan Abdal

    29 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    İsimsiz 4 Şiiri – Ahmed Arif

    28 Aralık 2021

    Ayaküstü İntihar Şiiri – Attila İlhan

    28 Aralık 2021

    Bir Mizaç Problemi Şiiri – Charles Bukowski

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Ruhsati şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Karacaoğlan şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.