Bunları da Okuyun
Dönemler
anlamasanız da olur, sesim parçalamak içindir dudaklarımı büyük yaralardan geçtim, kız çocuğunun dizlerinde kanadım. dipsiz kuyuların ağzına tuttum gövdemi (anlaşılan…
uyku bir kusur gibi duruyor kirpiklerindeve rüya şimdi sende, bir aldanıştır hayata keşke bu rüyanın hırsızı olsaydı çocuk kaçsaydı ya…
bozkırda koşan posta katarına sor mektuplarımı ben yakalar söylerim ozanlara, birini buldum daha kaç dört yıl senin gölgende durulanırım yüzünün…
m.ali altaca’ya, levent sönmez’e, sedat baykal’a1. gemiden son ayrılan bendim unutarak seyir defterini unutarak tayfaların denizi kaldıran kavgalarınıbir sayfadan diğerine…
Yanlış mı hatırlıyorum bir elin kapı arasında kalmış eşikten, son kez gibi bakıp ‘gecikirsem meraklanma’ demiş olmalısın fakat o ses!…
saçlarım önüme düşmese, alnımla ilgilenmeyeceğim korkarım bir çocukluk yapacağım yüzümü dağa dönsemon yıl öncesiyle, sararmış ceset fotoğraflarıyla etimizdeki mermi çekirdekleriyle…
esmerliğini unutulmuş dağlardan alan kızodalar da susabilir, duvarlar da ses vermez bakarsın güneş çekilir camlardan, paylaşılmaz sessizlikler başlar sayılıdır bir…
temizyürek’li mahmut’a bütün bir aşkyılı kapıştın siniruçlarınla güneşe, kış geldiğinde yer açmak için damarlarını ürküterek vücudunu dolaşan kanın umurunda olmadı…
baldırların izin verse, yavru bir köpek gibi koyardım patilerimi göz koyan incidir ama, gözümü alan sedef kadardır sadakatim acıydı vefanın…
uzaklık avutur ve sessizlik başlar acıtmaya ihanet, ayrılığa borçlanmaktır bilinmez, kimden akar en çok kan orda her aşk bir gün,…
sanırım geleceğim, ellerimle başa çıkabilirim yürüyüşümü değiştirdim, paçama çamur sıçratmıyorum kuşkulanıp koşsam anlarlar o kumral kızı sevdiğimi aradığım adresleri çıkarabilirler…
Hayatım, bir güle bakıştaki sırsın sen Kim ikrar eder gözbebeğindeki foyayı Kaç vartadan geçtin, bu kaçıncı badiren Hiç biri hatırlamak…
can çekişen aşkları da vurmalı vurmalı ‘ sıradan bir intihar ‘ süsü vermeli 18-19 Mayıs 1982 Bursa eski fotoğraflarda bıraktığım…
ardından resmin asılır işlek yerlerine kentin piyangocunun yanında tahta çitlere yakıştırırım gözlüklüsün, üç yaş büyüksün, rize’de büyümüşsün başka adını da…
ey herşey bitti diyenler korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler. ne………………..
Kırdın Kalbimi Cankörüğüm Ne zaman yağmur yağsa Bir buluşma yeri olurdun İstanbul’da rüzgâr soluklara Mavisi yasaklanmış deniz Kızıl tufanı yaratmadan…
Renklerin sesi nasıl duyulur dost Yaşama denk düşmezse eğer Notaların gülüşü nasıl duyulur Dağlara çıkılmadıkça Rüzgârın savruluşu sorulur mu hiç…
Yalnızlığın üstüne incecik bir beyazlık Örtüsü örttü karlar, Şimdi kar tanelerini kocaman rüzgarlarda Eğiriyor kemanlar.Aramasan da olur, bozuldu büyü,
Hep açlığında büyür yaşamın Hep korkulusunda dolanır Gezer durur elden ele Şiirsiz sancılar kıvranır Zavallı tutsak yürekBugün onla………………..
Daha takılmadan bu telörgülere Biz ki Çocuğumuz dedik alınterine Okşadık alınterinin yanaklarınıNasıl sevdik karayı bembeyaz Sarıyı kıpkızıl Pembe-beyaz dallarcasına Tohum…