Bunları da Okuyun
Dönemler
Gulu çiğdemi filan bırak Sardunyayı karidesi filan bırak Acıyı ve ölümleri bırak Oy pusulalarını ve seçimleri bırak Evet Seçimleri özellikle…
Çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı Anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü Akşamın dinginliğini otluyordu o zamanHer sabah denize…
özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindirsuya giden bir adam mesela omzunu eğri tutsa…
Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Herşey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı Ama…
Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da cabaBütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık…
Kısacık yoğun bir akşam herkesin yüzünün bir anıya karıştığı yoğun bir akşam bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde ve bir…
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzlugundan insansoyunun sevgim aciyorBiz giz dolu bir sey yasadik onlar da…
Seni boydan boya sevmişim, Ta Kars’a kadar Edirne’den. Toprağını, taşını, dağlarını Fırsat buldukça ovmuşum. Sen vatanimsin, ekmeğimsin Duyduğum, bildiğim zafersin…
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi…
II. Dün babasını bekledi Çocuklardan gizlenerek. Bu gün gene bekliyor, Gözüne uyku girmedi. Duraklarda, kapıların önünde Kırılmış kolu kanadı… İçi…
Anımsama yeter mi Bilirsin sen.. Kalan kaldı arkamızda Bir defa geçilen yollar gibi Unuttuğumuz günler Nerde şimdi, Nerdesin sen.Beklemekse bekledindi…
Dağ yolları gibiyizdir, uzağa düşeriz Ararsan şiirin gurbetinde ara bizi. Belki rüzgarımız ses verir bir dizeden, Belki bir imgeye vurur…
Dalgalanmış deniz bendim kendi içimde Sonra yorgun düşmüş denizlere dönüşen Ormandım, Ağaçlarım düş ağaçlarından sıktı. Tan yeriydim Göğsüm bağrım payını…
Gecenin karanlığında bir yol bul Sokağımı ara, yokuşumdan in Gölgemi görürsen penceremi vur Anıların feneri elinde senin.Bezginlik mi saran kentimi,…
Yaşam gölgesidir sabrımdaki gerçeğin Yorgun damarlarımı sevindiren. Düğümlerin gizini çözmeye geldim, Cinnet orduları geçti bahçemden.Yaşasam, bende kalan doğanın görkemini Çiçeklerle…
İşte bir gün ki eskilere benzemeyen Bulutların saçları bile suda. Bu yeri, bu renkleri, bu zamanı Başkaları da gördü Karya’da,…
İpini kopardığım yılların ötesinde Bir cigara içimi konaklamak isterken Düşlerimin haziran denizleri Vurur kayalara, dökülür kayalardan Hangi dalgaya tutunmaya çalışsam…
Bir solukta yaşadım ve tükettim tümünü Bir solukta gördüm elli üç yılda gördüğümü… Sonunda yorgun yürek ‘duy..’ dedi işte, Sessiz…
Dehşeti, karanlığı, korkusu, gizi Üstümüze çöktüğü zaman bile, Ölüm gerisinde kalıyor yaşamın Heybemizdekiler ayakta tutuyor bizi.
Bunca yıl çok ışık birikti avuçlarımda Senin olsun Esinlen sevgi dokuyan ellerimden Bunca yıl şiirin, kardeşliğin, kavganın Has bahçelerinde yarattım…