Bunları da Okuyun

    Huş Ağacı Hakkında Bilgi Topluyorum Vııı Şiiri – Cahit Koytak

    29 Aralık 2021

    Ne Kaldı (Gel Ayvaz Seninle) Şiiri – Köroğlu

    29 Aralık 2021

    Dipsiz Kuyu Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    28 Aralık 2021

    Ölüm Şiiri – François Villon

    29 Aralık 2021

    Vara Vara Vardık Bir Kara Taşa 2 Şiiri – Karacaoğlan

    29 Aralık 2021

    Erzincan’dan Kemah’tan Şiiri – Ignac Kunos

    29 Aralık 2021

    Kıyak Şiiri – Yaşar Miraç

    29 Aralık 2021

    Yol İşareti Şiiri – Bahtiyar Vahapzade

    29 Aralık 2021

    Mavi Şiiri – Fazıl Hüsnü Dağlarca

    29 Aralık 2021

    Gecenin Süvarileri Şiiri – Sadettin Kaplan

    29 Aralık 2021
    Facebook Twitter Instagram
    Facebook Twitter Instagram
    Şiirhane
    • Anasayfa
    • Dönemler
      • Cumhuriyet Dönemi
      • Yedi Meşaleciler
      • Fecr-i Ati Topluluğu
      • Garipçiler (1. Yeni)
      • Halk Edebiyatı
      • İkinci Yeniciler
      • Milli Edebiyat
      • Öz (Saf) Şiir Dönemi
      • Tanzimat Edebiyatı (1. Dönem)
      • Tanzimat Edebiyatı (2. Dönem)
      • Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
      • Toplumcu Gerçekçi Şiir Dönemi
      • Servet-i Fünun Edebiyatı
    • Yabancı Şairler
    • Rastgele Şiir
    • İletişim
    Şiirhane
    Anasayfa»Dönemler»İkinci Yeni Dönemi»Sezai Karakoç»Kervan Şiiri – Sezai Karakoç

    Kervan Şiiri – Sezai Karakoç

    Sezai Karakoç- Sezai Karakoç
    Telegram VKontakte Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email WhatsApp
    Paylaşın
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mecnun bu olgunluk yıllarında
    Koştu kervandan kervana
    Hizmet ederek insanlara
    Erdi teselli pınarına
    Zamanı hatıraya karşı kullandı
    Aşka karşı hakikatle donandı
    Şefkat merhamet ve hakikat
    Aşka karşı aşkla birlik silah ve at
    Ve Tanrı’nın saltanatı tek saltanat
    Bu görüşle karışıp insanlara
    Buldu çoklukta tek bir manzara
    Her işin sonu başı Tanrı
    Alınyazımızın heykeltraşı Tanrı
    Tek var olan O…gerisi gölgeler

    Sabah uyanıp karşılamak yeniyi
    Ufuklara bakıp beklemek yeniyi
    Kudüs’ü gördü Şam’a vardı
    Biri güneşin parça oluşu
    Biri aydan düşmüş bir mezardı
    Biri selvi biri çınardı
    Biri ayna biri duvardı
    Kervanları şehirlere şehirleri kervanlara
    Çevirerek içinde sürüp gitti bu macera
    Eşyada alevlenip alevlenip sönüş
    Dolaşıp dolaşıp Tanrı’ya dönüş

    Tenha kaldığıan çadırlarda
    Kalbine inerdi bal rengi bir levha
    Yeni bir yazı çözmeğe uğraşırdı
    İnsanlara kapalı harflerdi savaştığı

    Bir gün Leyla’nın evlendiğini duydu
    İçinde bir ses dedi: ne acı düğün bu
    Başkaldırdı bu sese: hayır hayır dediKendine, şeytana karşı haykır dedi
    Lekeleri gitti lekelenmez ismin
    Öyleyse alkış tut öyleyse Mecnun sevin
    Geceler, yıldızlar, yakın yıldızlar
    Toplanın Leyla’nın oraya yıldızlar
    Saçın saçına çiçekler yıldızlar
    Benden bir şimşek çizin havaya
    Bir dokunur dokunmaz gibi bir esiş gibi
    İyilik dileklerimi bırakın yıldızlar
    Böyle düşünüp sevinme ve üzülme arasında
    Günlerce düğünün akında kabusun karasında
    Zorladı ölümle hayatın sınırlarını
    Bir uçtan bir uca var ve yok olmanın sırlarını

    Annenin ölümü babanın ölümü
    En kara haberler düğümü
    Geldi gitti yıktı Mecnun’u
    Aylarca bilinmezle pençeletti O’nu
    Bir kez bir kez daha vurdu yere
    Tunçlaştı çelikleşti Kays işte böylece

    Ve alıştı bütün bu olanlara
    Yaz kış durgunluk ve fırtına
    Aynı varoluşun dönüşümleri
    Gün değişiminin aynadaki izdüşümleri
    Gibi bir etkiye dönüştü O’nda
    Böyle bir yoruma kavuştu sonda
    O ve Leyla aynı kadere susamaktalar
    Birlikte de olsalar ayrı da olsalar
    Aynı günün biri gecesi biri gündüzü
    Aynı alınyazısının cevheri ve yüzü
    Sevgi gözde değil gönüldedir
    Vücut değil ruhtur aşka kadir
    Hersey havada bir toz gibi döner durur da
    Yok olur sonunda Tanrı’nın varlığında
    Yaşamak Tanrı uğruna Tanrı içindir
    Geri ne varsa tahttan indir
    Ruh hürdür Tanrı sevgisiyle
    Bağlı değil zaman ve yer ilgisiyle
    Artık buluşmuşlardır Tanrı katında
    Bir yersizlik ve zamansızlık saltanatında
    Bir şey değişmez gelse de gelmese de Leyla
    Farketmez gitse de gitmesede Mecnun O’na

    Kervan Şiiri - Sezai Karakoç Kervan Şiiri - Sezai Karakoç şiiri Sezai Karakoç şiirleri
    Paylaşın Telegram VKontakte Facebook Twitter Tumblr WhatsApp

    Yazarın Diğer Şiirleri

    Kav Şiiri – Sezai Karakoç

    Mecnun ve Toz Bulutu Şiiri – Sezai Karakoç

    Mecnun, Mum ve Pervane Şiiri – Sezai Karakoç

    Tut Şiiri – Sezai Karakoç

    Ölüm Ve Çerçeveler Şiiri – Sezai Karakoç

    Tahta At Şiiri – Sezai Karakoç

    Bunları da Okuyun

    Düşmek Şiiri – A. Kadir Bilgin

    29 Aralık 2021

    İnsanlar Şiiri – Ataol Behramoğlu

    21 Mart 2022

    Peri-i Sanat Şiiri – Neyzen Tevfik

    29 Aralık 2021

    Martılar Ki Şiiri – Can Yücel

    28 Aralık 2021
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    Çok Okunanlar
    Gülten Akın

    Barok Şiiri – Gülten Akın

    Gülten Akın

    Her mültecinin içinde bir gül ağacı boylanır Sıcağa susuzluğa dayanıklı Ülkesizlik tüm ülkeler sayısınca genişliktir…

    Gönül Seni Şiiri – Erzurumlu İbrahim Hakkı

    29 Aralık 2021

    Macera Şiiri – Özdemir Asaf

    29 Aralık 2021

    26 Nolu Rubai Şiiri – Ömer Hayyam

    28 Aralık 2021
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Şiirsiz kalmayın!

    İletişim: [email protected]

    Şiirler

    Garip Haller – 2 Şiiri – Abdurrahim Karakoç

    28 Aralık 2021

    Tora Düştü Keleğinden Dünyanın Şiiri – Bahtiyar Vahapzade

    29 Aralık 2021

    Çocuğun Evreni Şiiri – Necdet Evliyagil

    29 Aralık 2021
    Etiketler
    Pir Sultan Abdal şiirleri Ruhsati şiirleri Ahmet Selçuk İlkan şiirleri Karacaoğlan şiirleri Aziz Mahmud Hüdayi şiirleri Agah şiirleri Necip Fazıl Kısakürek şiirleri Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Facebook Twitter Instagram
    • Anasayfa
    • İletişim
    © 2026 Şiirhane.
    Tüm hakları edebiyatın birbirinden kıymetli şairlerine aittir.

    Aradığınız şair veya şiirden birkaç kelime yazın.